Ülkemiz sürekli sıkıntılı bir ortama çekilmek isteniyor. Kendilerini bu milletin üstünde görenler halkın seçme-seçilme hakkına müdahale etme cüretinde bulunuyorlar. Türkiye Cumhuriyetinin gelişmesini, ilerlemesini sekteye uğratmaya çalışıyorlar. Yapılan her hayırlı işe takoz koymanın peşindedirler.
Amaçları belli: Bu milletin gelişmesini kalkınmasını durdurmak.

Bunun adına ne derseniz deyin ama, sonuçta halkın seçme ve seçilme hakkını elinden alma, birilerinin hayali sevdası durumundadır. Uğrunda ölümü göze aldığımız demokrasi düşüncesine balta vurmak isterler.

Dünü hatırlayınız: çok partili döneme geçişte Demokrat Partinin çıkışıyla bir Menderes olayı yaşanmıştır! Birilerine göre, ülkede kalkınmanın, sanayinin başladığı dönem olmuş. Birilerine göre de rejimin tehlikeye düştüğü dönemmiş(?)

Ancak ne gariptir ki; Bugün Menderes’i yargılayan zihniyetin sahipleri vicdan azabı içerisinde düşüncelerini ifade ederek yanlış yaptıklarını beyan etmekten de kendilerini alamıyorlar, vicdan azabı çekiyorlar. Çünkü suçsuz günahsız insanları idam edip, günah işlemişlerdir. Herkesin bildiği gibi yargılanan ve rejim adına asılan Menderes ve arkadaşları da Halk Partisinden ayrılmış birileriydi...

Beyhude suçlamalar, asılsız suç
İsnat etmeler, iftiralar ve art niyetli düşünceleri sonucu yargılamalar ve rejim bunalımı çıkarmak isteyenler kalkınmanın ve gelişmenin başladığı bu döneme balta vurmuşlar, başlatılan bu gelişmeyi- kalkınmayı durdurmuşlardır. Sonuçta Türk devleti zarar görmüş, ekonomisi bitmiş, kalkınmanın, gelişmenin önü kesilmiştir.

Tarihte belirli olayları; cereyan eden hadiseleri çarpıtan insanlar kendilerini halkın üzerinde ayrı bir sınıf ayrı bir zümre gibi görmeye başlamışlar... Böylesine bir imtiyazlı sınıf türemiş, yıllarca baskı ve hâkimiyetlerini devam ettirebilme adına çoğunluğun reyini hiçe saymışlardır...

Olaylar ve hadiseler incelendiğinde karşımıza çok ciddi şeyler çıkıyor. “Güç bende mantığı ile dünyanın hakimi benim” diye hayali-sahte kahraman üretenler baskı ve zulümlerine devam ettirmişler.. Bu hakimiyet mücadelesi ile ne yazık ki, birlik ve beraberliğimize zarar verilmiş, kardeşlik duygularınımız zedelenmiştir.

Güç Türk halkından yana mıdır, yoksa azınlıklardan, zalimlerden yana mıdır? Esas olan halkın huzur ve güvenliği, refahı değil midir?. Türk Milletinin gelişmesine darbe vuran, huzur ve güvenliğini bozan böylesine hadiseler bizim içimizde bir fitne ateşi gibi devam etmiştir.

Şüphesiz ki, bizim için önemli olan güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti, halkın refah ve saadetidir. Devletimiz ne kadar güçlü olursa, bizler de o kadar huzurlu oluruz ve güçlü oluruz. Huzur ve barışın yolu birlikten-kardeşlikten geçer..

Tarihi olayları inceleyen ve geçmişe göz atan herkes şu tespiti yapacaktır. Ne zaman ki, birlik ve beraberlik içinde olmuşuz; toparlanmaya başlamışız, işte o zaman devletimiz güçlü olmuş, kalkınmış, gelişmiş ve büyümüştür. Dünyaya hükmeden imparatorluklar kurmuştur.

Ne zaman ki birbirimize düşmüşüz, tefrika çıkmış işte o zaman da gücümüzü kaybederek parça parça küçük devletçiklere bölünmüşüz, ülkemiz Türk ve Müslüman düşmanlarının istilasına uğramıştır.

Yine tarih tanıklık ediyor ki: güçlü olduğumuz dönemlerde düşmanlarımız ( Müslüman Türk Düşmanı güçler) hile ile, hurda ile, oyunlarla içimize ayrılık tohumu ekmişler, bizi birbirimize düşürerek bölmeyi-parçalamayı planlamışlardır. Türk tarihini inceleyen herkes bu gerçeklerle yüzleşirler!...

Evet biz huzurdan, barıştan, kardeşlikten yanayız!... Huzurun, barışın, kardeşliğin yolu birlikten, beraberlikten kardeşlikten geçiyor. Türk Milletinin güçlenmesini istemeyen yabancı güçler, ülkemizde huzursuz bir ortam yaratmanın peşindedirler.

Böyle bir anlayışa fırsat vermemek için, uyanık olmak, sağduyu ile hareket etmek hepimizin görevidir.. Türkiye Cumhuriyetini geleceğin en güçlü devleti yapmak ve yüzyılın tek hakimi kılmak için Türk İnsanına ve mazlum kardeşlerimize umut olmaya devam etmelidir..

Bırakın Allah Aşkına, Ona buna kul köle olmayı, biz kardeşiz ve güçlü bir devletiz…Kirli oyunlara boyun eğmeyin, devletimize, milletimize ve milli iradeye ihanet etmeyin, kardeşliğe, insanlığa izana ve devletinize sahip çıkın!