TV’de bizi ekranlara kilitleyen yayınlandığı günü iple çektiğimiz misafir kabul etmeyip misafirliğe gitmediğimiz ekran başına bağlayan dizilerimiz var bizim.
Kimi yapımlar aradığı reytingi bulamazken kimileri rekor kırıyor. Her gün yeni bir dizinin fragmanını görüyoruz. Bizdeki dizi saati 2 saat film gibi. Yarısı reklam olunca 2 buçuk saati buluyor.
Ne heyecanlı ne atraksiyonlu senaryolar onlar.
Tamda çağımızın dizileri.
Nasıl dolandırıcılık yapılır nasıl hırsızlık yapılır nasıl adam öldürülür bunları izleyip günlük hayatımızda uyguluyoruz. Nasıl zengin koca bulunur nasıl ahlaksızlık dibe vurulur. Gözümüze soka soka gösteriyorlar.
Nerde edep nerde ahlak?
Ablanın kocasına aşık olmak en yakın arkadaşının karısına aşık olmak normalmiş gibi.
Olabilir gönül bu der gibi beyinlere kalplere işleniyor.
Dünyada sadece ablasının kocası kalmış başka adam kalmamış gibi damarlarımıza işleniyor.
Evlenmeden hamile kalmak karısını kocasını aldatmak sıradanmış gibi.
Aman canım ne var ki dizi sonuçta deyip geçiyoruz. Biz böyle bir toplumu muyuz en yakınlarının namusuna göz diken ahlaksız bilinçsiz edepsiz.
Böyle değildik ama olduk hep söylüyorum hepimizi bu diziler bozdu genlerimizle oynadı uyuşturdu beynimizi kalbimizi. Aşkı sevgiyi öldürdü.
Çanakkale’yi geçirmedik ama çanaklarla evimize indiler demişti ismini hatırlayamadığım bir programda bir yazar. O kadar haklıydı ki ne çok severmişiz ihtirası kumpası ahlaksızlığı. Fazilet hanım ve kızları diye bir dizi var. 15 dakika izleyince zaten anlıyorsun bütün dizileri.
Kayınbaba nasıl zehirlenir nasıl mirasa konulur koca nasıl aldatılır. Bu diziden öğrenmiş oluyoruz. Ne çok şey katıyor bize!!!
Biz adımızı okurken küçüklerimi korumak büyüklerimi saymak diye ant içmiştik.
Zehirlemek öldürmek yoktu maddeler arasında.
Beyinlerimizi hep bunlarla doldurduk. Bedenlerimize iyi baktık süsledik ama içimiz bomboş tımtıkır.
Varlığımızı özümüzü unuttuk bedenlerimiz varlığımızı korumamız için verilen kalkandı korunaktı. Varlığımızı özümüzü bırakıp bedenlere taptık.
Bizimkiler, Mahallenin muhtarları, Perihan Abla, Süper Baba, İkinci Bahar ne müthiş dizilerdi. Sonra ne oldu peki?
Niye bozulduk aile dizileri yerine ihtiraslı diziler. Saçma sapan senaryolar...
Kanalın birini açıyoruz adam sevdiği kadınla evlenmek için tecavüz ediyor...
Başka bir kanaldaki dizide yetiştirme yuvasında büyüyen çocuklar farklı bir kimlikle zengin kızın yerine geçiyor derken derken...
Ruhumuz daralıyor dünya böyle mi diyoruz bu kadar mı sahte bu kadar mi riya hiç güzel şeyler olmaz mı bu ülkede. Gündemde Osmanlı dizileri ve asker dizileri hayırlısı.
Aşklar dizilerde filmlerde olur derdik eskiden.
Dizilerde de aşk yok aşkı öldürdük. Sezen Aksu, Yıldız Tilbe müthiş eserlerin sahipleri aşkı dibine kadar yaşayıp kaleme döken insanlardı onlar.
Âmâ şimdi onlarda yaşayamıyor aşkı. Yaşayamıyor ki yazamıyor sevemiyorlar artık. RTÜK de beğenerek izliyor galiba dizileri.
Yayından kalkması gereken diziler liste başı. Eskiden Dallas diye dizi varmış büyüklerimizden duyardık hep. Bir olay olduğunda Dallas gibi derlerdi. Şimdi bizimde halimiz öyle. Ah benim güzel ülkem canim ülkem.