Ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesine rağmen Gazze Şeridi’ndeki insani durum iyileşmemiş; aksine daha da ağırlaşmış ve karmaşık bir hâl almıştır. Aşağıdaki veriler, krizin sona ermediğini ve kuşatma, kısıtlamalar ile ihlaller sürdükçe normal yaşam koşullarının hâlâ erişilemez olduğunu göstermektedir.
1. Ateşkes anlaşmasına göre, ticari olmayan insani yardımlar kapsamında günlük 600 yardım tırının girişine izin verilmesi gerekiyordu. Oysa fiilî durumda günlük ortalama 100 yardım tırı giriş yapmaktadır. Ticari tırlar dâhil edildiğinde ise toplam sayı çoğu gün 200’ü dahi bulmamaktadır.
2. Giriş yapan tırların tamamı tam kapasiteyle yük taşımamaktadır; bazıları yarım ya da daha az doluluk oranına sahiptir. Ayrıca sevkiyatın büyük bölümü gıda ve tüketim malzemelerine yoğunlaşmakta; bu durum, piyasaların yeterli arzla karşı karşıya olduğu yönünde bir algı oluşturmayı hedeflemektedir. Nitekim belirli ürünlerin yeniden piyasaya çıkmasına sevinen sivillerin görüntüleri bu algıyı pekiştirmek için kullanılmaktadır.
3. Ticari tırlarla taşınan başlıca ürünler şunlardır: sebze ve meyve, içecek ve meyve suyu, dondurulmuş gıdalar, bisküvi ve kek, temizlik malzemeleri, giyim ürünleri, atıştırmalık ve kuruyemiş, çeşitli tüketim malları, süt ve süt ürünleri, naylon poşet, yağ, ev gereçleri ve ayakkabı.
4. Tepki çeken hususlardan biri de boykot listelerinde yer alan bazı gazlı içeceklerin, süt ve çikolata ürünlerinin yanı sıra giyim eşyası, oyuncak ve cep telefonlarının girişine izin verilmesidir. Özellikle bazı tırların İsrail kontrolündeki sınır kapılarından geçmesi kamuoyunda rahatsızlık yaratmaktadır.
5. Yeniden imar ya da altyapı onarımına yönelik hiçbir malzeme girişine izin verilmemektedir. Kanalizasyon ve su şebekelerinin onarımı için ekipman bulunmadığı gibi, enkaz ve atıkların kaldırılmasına yönelik iş makineleri de sokulmamaktadır.
6. Gazze Şeridi’nde kayıtlı yaklaşık 420 bin aile bulunmaktadır. Buna karşılık maaş geliri elde eden aile sayısı 50 binin altındadır. Bu durum, yaklaşık 350 bin ailenin düzenli bir gelirden yoksun olduğu anlamına gelmektedir.
7. Altyapının, fabrikaların ve pazarların büyük ölçüde tahrip edilmiş olması nedeniyle istihdam imkânları neredeyse tamamen ortadan kalkmıştır. Sınırlı ve düşük ücretli bir iş bulabilenler istisna olarak görülmektedir.
8. Mevcut nakit akışı, bazı döviz büroları ve dar bir tüccar çevresi arasında dolaşmaktadır. Para transferlerinde komisyon oranlarının yüzde 30’a ulaşması, sermayenin belirli kesimlerde yoğunlaşmasına yol açmaktadır.
9. İsrail makamları yaklaşık iki buçuk yıldır nakit para girişine izin vermemekte; bankalar ve dijital finans uygulamaları üzerinde de ciddi kısıtlamalar uygulamaktadır. SÜRECEK