Yıllardır avcılar , iki gram etleri için , kuş sürülerini yok ettiler, tükettiler, torunlarına dünya karikası kuşlar yerine , acıklı , renkli ve düşündüren avcı öyküleri bıraktılar... Söyle söyle dinle, dinle dinle ve ah !vah ! ile ağla, çırpın ve dizlerini döğ. Soyları tükenen kuşları tekrar kimse getiremez. fotoğrafları kalan kuşlar ancak düşlerde yer alır...
“Dedelerimiz koruk üzüm yediler torunlarının dişleri kamaştı “ atasözünü tekrarla.
Dün yapılan yanlışlığın , bugüne ve yarına hep yansıyacağını unutma.
Herşeyi sineye çeken, vurdumduymaz insanların oluşturduğu toplumlarda, kuşların önemi pek anlaşılmamakta. Ünlü öykü yazarımız Sait Faik Abasıyanık , adalarda kuşların yok edilişi için” SON KUŞLAR” öyküsünde, “Bizim için değil ama çocuklar, sizin için yazık olacak” demekte.
Bodrum Tuzla Koyu’na yaz aylarında konuk olan FİLAMİNGOLARI tüfekle vuran bir vatandaşı yargılayan hakim, vatandaşa önemli bir ders vermiş ve şöyle demiş : “Filamingolar ülkemize kısa süreyle konuk olmaktalar , ülkemize değer katmaktalar ,İnsan misafirine ateş açar mı ? Bir daha tekrar bu suçu işlersen sana iki kat ağırlaştırılmış ceza vereceğim...”
Derlediğim pekçok avcı öyküsünde , turnalara, filamingolara, kekliklere, yaban kazlarına, toylara, leyleklere, ördeklere, bıldırcınlara, bağırtlaklara,kelaynaklara,kanaryalara , binbir çeşit balıkçıla ve daha yüzlerce kuşa yersiz, keyfi, bilgisiz ve saygısızca yapılan haksızlıkların hesabı sorulsa mahkeme dosyaları depolara sığmaz.
Bodrum koylarında güneşin doğuşu ve batışı ile martıların , turnaların uçuşu ve filamingoların dostluğunu gördükçe şiirsel gerçeği ve güzelliği dizelere aktardığım olmuştur :
“Bodrum’da martı ve turna olsam / Egenin güzel kuşlarını begonvillerle donatıp/
Barış ve dostluk dileğiyle uçursam/ Dünya insanlığına ulaştırsam…”
“Dağlar ile taşlar ile, seherdeki kuşlar ile çağırayım Mevlâm seni ...” ve “ Mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi , sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz” ve “Düşmanımız kindir bizim...” diye seslenen , sevgi ve hoş görü ustası YUNUS EMRE’nin düşüncelerini bayrak yapın. Kuşlarla dünyaya salıverin...! ( MAKALE-YORUM dalında BBYEGM yerel medya ödülü Sorgun Postası)
YAKALI TOY KUŞU ‘LAZİZE’
Anadolu´da nesli tükendiği düşünülen yakalı toy kuşu, en son 1912 yılında Kars’ta görülmüştü. Tekrar 20 Ekim 2020’de Akçaabat’ta görülünce adeta mucize olmuş ve büyük sevinç yaratmıştı.
Ancak Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından kırmızı listeye alınan yakalı toy kuşunun topraklarımızdaki yaşamı maalesef çok sürmedi.
Kazakistan’da üretilip sırtında takip cihazıyla doğaya salınan kuş göç yorgunu olarak bitkin bir halde 20 Ekim günü Akçaabat’ta bulundu.
Kuş gözlemcileri tarafından bulunan yakalı toy kuşu hemen Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edilerek tedavisine başlandı.
Tedavi edildikten sonra 14 gün önce Gümüşhane’de yeniden doğaya salındı.
Uydu ve radyo frekanslarıyla takip edilen kuşun bakımını Trabzon’da doğa fotoğrafçısı Hakan Kahraman üstlenmiş ismini de ‘Lazize’ koymuştu.
Ne yazık ki Lazize iyileştikten sonra ancak 600 kilometre uçabildi. Takip cihazından 4 gün boyunca sabit bir noktadan sinyal gönderirken son 2 gün o sinyaller de kesilmişti.
Bunun üzerine harekete geçen Hakan Kahraman yakalı toy kuşunu Yozgat’ın Sorgun ilçesinde av tüfeğiyle vurulmuş halde ölü olarak buldu.
Eşsiz bir canlı daha böylece bilinçsiz biri tarafından hiç çekinilmeden yok edilmiş oldu.
Tarih-kültür-doğa ve insan birbirini tamamlayan bir bütündür.

LAZİZE