Altın 6414.45 %1.12
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4593 %0.04
Euro 53.4609 %-0.33
Sterlin 61.5308 %0.09

15 Temmuz'dan alınması gereken dersler alındı mı?

15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden iki yıl geçti. O gün başarısızlığa uğratılan darbe girişimi sonrasında başlayan toplumsal ve siyasal sürecin etkileri bugünde sürüyor.
Ülke’nin yaşadığı derin travma sonrasında yürürlüğe konan OHAL süreci iki yıllık bir sürenin sonunda bu Temmuz ayında nihayete erecek. OHAL ile geçen bu iki yılda ülke olarak bir adet referandum ve bir de Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimlerini yaşadık. 8 Temmuz tarihinden itibaren de ülke olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet modeli yolu yönetilmeye başlandık. Bugün durduğumuz noktada bize düşen temel görev hamasete kapılmadan 15 Temmuz’u ve sonrasını soğukkanlı bir biçimde değerlendirmek ve hangi konularda ödevlerimizi tam veya eksik yaptığımızın bir muhasebesini yapmaktır. Bu muhasebeyi devlet ve millet olarak yapmadan yola devam etmemiz mümkün gözükmemektedir.
15 Temmuz öncesinde eskiden cemaat olarak anılan bugün ise devlet tarafından FETÖ olarak nitelenen örgütle yapılan mücadele de bugün gelinen nokta örgütün kamu içerisindeki uzantılarının temizlenmesine odaklanmıştır. Bu mücadelenin son derece uzun bir zaman alacağını ve örgütün devlet kadrolarından tamamen temizlenmesinin ve etkisiz hale getirilmesinin en az bir beş yıl daha süreceğini söylemeliyiz.
Bununla birlikte bu yapı ile mücadele noktasında özel bir birimin kurulması gerektiği bu süreç içerisinde daha net bir biçimde görülmüştür. Bu süreçte devlet adalet ilkesi uyarınca hareket etmeli ve masum olan ve olmayanları birbirinden ayırmak hususunda son derece hassas davranmalıdır. Bu örgüte üye olduğu mahkeme kararları ile ve delillerle sabit olan kişilerle bu süreçte masum olmasına rağmen zarar gören kişiler asla aynı kefeye konulmamalıdır. Zira Devlet ne kadar adilse o kadar devlettir.
15 Temmuz’dan çıkarmamız gereken en önemli derslerden biri ise hiçbir cemaatin, tarikatın, grubun veya partinin mensuplarının tek başına devlet kadrolarına hakim olmaması gerektiğidir. Devlet kadrolarında görev almanın temel şartı liyakat olmalıdır. Bu ülkede yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bulunan nitelikli ve liyakat sahibi her vatandaşımız devlet kadrolarında görev almalı ve bu kadrolar liyakat sahibi her vatandaşımıza açık olmalıdır. 15 Temmuz’dan çıkarmamız gereken bir başka ders ise asker-sivil ilişkilerinin demokratik bir temele oturtulmasının şart olduğu ve ordunun sivil hükümetin denetimine her daim açık olması gerektiğidir. Ülkenin darbe tehdidinden tamamen kurtulmasının tek yolu sivil ve demokratik bir anayasa ve sivil ve demokratik denetim organlarıdır.
15 Temmuz darbe girişimi hiç şüphesiz toplumun büyük kesimlerinin desteği yoluyla başarısızlığa uğratılmıştır. Toplumun farklı kesimlerini kucaklayan dışlamayan bir devlet yönetim anlayışı yeni darbe girişimlerinin önündeki en büyük engel olacaktır. Darbe yapmak isteyen darbeci gruplar toplumsal bir meşruiyet bulamadıkça asla eyleme geçemeyeceklerdir. Bu yüzden toplumsal barışın önemini 15 Temmuz sonrasında daha net bir biçimde kavramak durumundayız.
Toplum olarak da 15 Temmuz darbe girişiminden almamız gereken en önemli derslerden biri de bu toplumun dini duygularını sömüren ve din tüccarlığı yapan kişi veya gurupların asla peşinden gitmemiz gerektiğidir. Kuran’ı Kerim’in tabiriyle “Allah ile aldatan” aldatıcılardan kurtulmadığımız müddetçe onların dünyevi emellerine hizmet etmeye devam edeceğiz. Yıllarca sözde “Hoca Efendi” denilen zatların ne derece büyük acılara sebep olduğunu asla unutmamalıyız. Tarihten ders almadığınız müddetçe aynı sonuçlarla karşılaşacağımızı hiçbir zaman unutmamalıyız.
Sözlerimi Mehmet Akif’in şu mısralarıyla bitirmek isterim:
” Geçmişten adam hisse kaparmış…
Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
Tarih’i tekerrür diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Tansel Arşivi