Altın 6371.39 %0.43
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4374 %0.03
Euro 53.4294 %-0.37
Sterlin 61.4568 %-0.03

Altın Beyinli Adam: Erol GÜNGÖR Hoca'nın ardından (1)

Erol Güngör adı bizim nesil fikir ve düşünce hayatında çok çok önemli bir yer işgal eder. Yanılmıyorsam 1971 yılı başlarında yeni bir dergi çıkacağı Devlet Gazetesinde duyurulmuştu. Ben özellikle yayınlarımızı çok yakından takip eden birisi olarak bu dergiyi hararetle bekledim. Belirtilen dergi 1971 Haziran ayında çıktı. O güne kadar Halide Nusret Zorlutuna tarafından çıkartılan “Ayşe” isimli dergi isim değiştirerek “Töre” adı altında yayın hayatına devam edecekti.
Erol Güngör adı çeşitli dergilerde belki geçiyordu fakat ben bilmiyordum. Ben onun adını İlk olarak “Töre” dergisinde gördüm. Dikkatimi çekmişti ve hemen okumuştum.. Yanlış hatırlamıyorsam “Töre” dergisinin ilk sayısında (Haziran 1971) biraz uzunca bir yazısı vardı. Yazı ikinci sayıda da devam etmişti. Anlattığı konular benim bilgi ve kültürümün çok üstündeydi. “Münevver ile halk arasındaki ilişkilerden, batılılaşmadan ve Osmanlıdan” bahsediyordu. Bu ilk yazıdan itibaren dergide çıkan tüm yazılarını hiç kaçırmadan okudum, bunun dışında başka dergilerde de bazen yazıları çıkıyordu.
Özellikle “Türk Edebiyatı” dergisinde yazıları çıkardı. O dergiyi de takip ettiğim için orada çıkan yazıları da okumayı hiç ihmal etmedim. “Son dönem aydınlarımız hakkında, batılılaşma maceramız hakkında ve aydın halk arasındaki münasebetler, Tanzimatçıların yaptığı hatalar, inkılâpçıların yanlışları ve topyekûn batılılaşma sevdasına katılanların düştükleri çıkmazlar“ büyük bir vukufiyetle ortaya koyuyor anlaşılır bir dil kullanıyordu.
Daha sonra “Ortadoğu” gazetesinde baş makale yazmaya başlamıştı (1974) “Ortadoğu” gazetesini de sürekli aldığım için oradaki yazılarını da kaçırmadan okuyordum. Diğer okuduğum yazarlara göre çok akıcı bir üslubu vardı. Yazılarını okurken, konu sizi çepeçevre sarıyor ve içine alıyordu. Kendisini şahsen tanıma imkânım olmadı fakat fikirleri ve tahlilleri dolayısıyla en az kendim gibi tanıdığım birisi olarak baktım hep.
Fikir ve düşüncelerimin olgunlaşıp oturmasında başta Osman Turan ve Dündar Taşer olmak üzere Erol Güngör hocanın da müstesna bir yeri vardır. O’nun bize verdiği bakış açısı günlük politik mülahazaların çok dışındaydı. Onu okudukça günlük ve politik düşünmenin dışına çıkarak olayların oluş sebepleri ve saikleri üzerinde durma alışkanlığı elde ediyorduk. Erol Güngör bu günün meselelerine, yine bu günün meselesi olarak bakmıyor, konunun geçmişten günümüze seyri ve yansıması olarak gördüğü ve bizi idare edenlerin önemli yanlış ve hataları üzerinde tahliller yaparak duruyordu.
“Töre” Dergisinde; Dündar Taşer’in 1971 yılında vefatı dolayısıyla yazdığı Ekim 1972 tarihli sayıda başlayan “Dündar Taşer’in Büyük Türkiye’si” adındaki 4 yazı onu daha çok sevmeme ve ona bağlanmama sebep oldu. Yazıda büyük milliyetçi ve dava adamı Dündar Taşer etrafında ölümü, Osmanlıyı, tarihi bir çerçeve içerisinde ele alıyor adeta “Dündar Taşer’in Büyük Türkiye’si”nin resmini önümüze seriyordu. O’nun İstanbul “Küllük” kahvehanesinde Dündar Taşer ile buluşmalarını ve kafa kafaya vererek saatlerce tarihten, sosyal meselelerden, batılılaşma hikâyemiz hakkındaki sohbetlerini duydukça ona bağlılığım daha çok artıyordu. Neden? Çünkü o çok farklıydı ve olaylara da çok farklı bakıyordu. Onun derin kültürü onun durumunu açıklamaya yeter.
“Bir süre sonra farkına vardım ki Erol Güngör Osmanlı tarihi ve edebiyatıyla ilgili çok kapsamlı ve derin bir bilgiye sahipti. Eski yazı okuyabiliyordu; bundan çok etkilenmiştim. Daha sonda eski yazı okuyabilmesinden beni daha çok etkileyen bir şeyi gördüm; Eski yazı yazabiliyordu. Onun bilgi düzeyine ulaşabilmem için benim önce Tarih, daha sonra da Türkoloji bölümünü okumam gerektiğini düşündüm.” (Erol Güngör, Kültür ve Turizm Bakanlığı yayınları Ank:2006, Doğan Cüceloğlu makalesi, s:58) Sürecek.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kenan Eroğlu Arşivi

Milli Şuurun Önemi

25/05/2026 02:50

Şaşkın Monşer’ler

27/04/2026 02:00