Altın 6371.39 %0.43
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4374 %0.03
Euro 53.4294 %-0.37
Sterlin 61.4568 %-0.03

Altın Beyinli Adam: Erol GÜNGÖR Hoca'nın ardından (3)

Kınalızade 1564 yılına kadar ele alınmamış ve bu muhtevada bir eser verilmemiş olmasına karşılık, eserini hem çok düşünerek-araştırarak, hem de zamanını bekleyerek ortaya koyduğunu belirtir. “İmparatorluğun yıkılması ve yeni bir devletin kurulması ile birlikte, 18. Yüzyıldan beri değişime karşı belli bir disiplin içinde hep mesafeli kalan Türk toplumu, bu sınırlayıcı disiplinden kurtulmuş ve “muasır medeniyetler seviyesi” ülküsü doğrultusunda geçmişteki tereddüt dolu adımlarının aksine bu defa koşarak batı ile kucaklaşmış ve yıkılmış imparatorluğun yıkılan batı karşıtı tutumu ile birlikte batı medeniyeti her şeyiyle sel gibi Türk toplumu içine girmeye başlamıştır. Her şeyin hızla değişmeye başladığı, değişimin kontrolden çıktığı ve sınırlarının çizilemediği bu durumda toplum yeniden bir karakter yapılanması içine girmektedir ve bu yapılanma sürecinde yaşadığı kimlik buhranına karşı elinde, karşılaştığı yeni değerler sistemine kıymet biçmesine yarayacak bir cetveli yoktur. Bu yüzden, 16. Yüzyılda Kınalızade’nin yaşadığı dönemde hissedilen eksiklik, hızla modernleşmeye çalışan Türk toplumunda bu defa çok daha şiddetli bir ihtiyaç halindeydi(………) “(Age, Erol Göka-Murat Beyazyüz makalesi S:277-278)
Erol Göka bu dönemde (1974-75 yılları) Erol Güngör’ün iki kitap çıkardığını, “Ahlak Psikolojisi ve Sosyal Ahlak” adını taşıyan bu eserleri ile Erol Güngör’ü Kınalızade’ye benzetmektedir. Kendinden 400 sene önce yazılan Kınalızade’nin “Ahlak-ı Ala’i” ile aralarında yaklaşım bakımından pek fark yoktur.
Bizim dönemimizde (1970-80 arası) nedendir bilinmez, Erol Güngör’den bahsederken onun Ziya Gökalp’ı beklide ilk eleştiren birisi olduğu üzerinde durulurdu. Bu şekilde Erol Güngör’ün Ziya Gökalp’ı eleştirmesi ile ona övgü mü yoksa yergi mi yapıldığı pek anlaşılmazdı.
Eve doğrudur Erol Güngör Ziya Gökalp’a eleştiriler getirmişti, bu eleştiriler sıradan tenkidler değildi.
“Kültürel Buhranı, Erol, Ziya Gökalp’ten onun yol verdiği düşünceden farklı bir şekilde anlıyordu. Bir kere kültürün değişmesi gerektiği konusunda kesin bir tutumu vardı. Tarihi incelemek, geçmişin değerlerini ortaya koymak, Bu konudaki tutumu, özellikle Cumhuriyet döneminde, hatta 20. Yüzyıldan itibaren benimsenmiş olan tavırdan biraz farklıydı. Bu tavır, batılılaşma diye anlattığımız dönemde. Türk Kültürünün geçmişten gelenleri bir kenara bırakma eğiliminin etkisiyle buhrana girdiğini teşhis ediyordu. Bunu çok basit şekilde, mesela Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren geçmişe karşı takındığı tavır, Osmanlı hayatını tamamıyla reddetmek, terk etmek ve yeni bir batı değerleri etkisinde, yeni bir istikamet tutma ideolojisini, bunun doğurduğu buhranların penceresinden görerek reddediyordu.” (age. Mehmet Genç, s:64)
En yakın iki üç dostundan birisi olan Mehmet Genç Ziya Gökalp eleştirisine böyle bakıyor.
“Gökalp’in mirası Türk sosyal bilimcileri ve milliyetçileri açısından bir zenginlik olduğu kadar bazı problemleri de bünyesinde taşımaktadır. Bir zenginliktir çünkü Gökalp 19. Yüzyılın sonunda batıda oluşan sosyolojik analiz çerçevesini başarıyla Türk toplumuna uygulamış buradan modern Türkiye’nin kuruluşuna katkı yapacak değerlendirmeler üretmiştir. Fakat bu mirasın içinde doğduğu şartlar ve 19. Yüzyılın egemen pozitivist paradigması çerçevesinde sahip olduğu problemleri fark edecek ya da eleştirecek zamanı veya imkânı olmamıştır. Bu bakımdan Gökalp’in pozitivist batı merkezli bakış açıları etkisinde kalan ve özellikle kültür ve medernite dikotominisinde oluşan analitik çerçevesinin, Erol Güngör tarafından eleştirilmesi gayet anlaşılabilir bir şeydir” (age, Vedat Bilgin, s: 120)
Erol Güngör, iyi yetişmiş bir mütefekkirdi. Bizleri ve kendinden sonra gelenleri etkilemiş ve kendi etki çemberine almıştı.
“……sanat, edebiyat dahil hemen hemen bütün alanlarda çok geniş bilgi sahibi idi, alakası vardı. Ve esas hedefi, esas problemi, kültürümüzün geçirmekte olduğu büyük buhranı çözmek ve analiz etmek olduğu için bu merakı değişik disiplinler ve kendi tarihimizin çeşitli safhaları ile ilgili eserleri, bilgileri toplamak ihtiyacı içinde oldu….” (age, Mehmet Genç, S: 64)
“Geniş ve hazmedilmiş bir Osmanlı Kültürü vardı Erol Güngör’ün. Fakültede hepimizin hocası olan rahmetli Prof. Mümtaz Turhan’ın bazen eski bir kelimenin Arapça kökünü veya tereddüt ettiği bir kelimenin eski yazıyla yazılışını ona sorduğu, onun hakemliğine bıraktığı olurdu. Mümtaz hocamız liseyi eski yazı günlerinde bitirmişti ve kendisinden otuz yaş büyüktü. Erol doğmadan tam on yıl önce ise, Latin harfleri kabul edilmiş bulunuyordu.” (age, Sabri Özbaydar, S: 74)
Yazımızı Erol Güngör hocanın verdiği bir söyleşideki tespitleri ile bitirelim. Bir soru üzerine:
“Eskiden bizde resmi doktrini kuran aydınlar bütün meselemizin Batılılara benzemek, yani eski halimize hiçbir suretle benzememek olduğunu düşünüyorlar, bu yüzden milli tarih ve kültür özel bir yoruma tabi tutmak zorunda kalıyorlardı. Kısacası tarihin bir kısmını öğretmiyorlar, bir kısmını da ters öğretiyorlardı. Tarihte doğruluk şarttır; tarihe karşı ideolojik değil ilmi bir tavır alınmalıdır. Bundan sonraki mesele eğitim tekniğini ilgilendirir ki onun üzerinde de çok durmak gerekir. Benim kanaatimse tarih öğretimindeki prensip eski çağlardan bu güne gelmek değil, bu günden eski çağlara gitmekte; yani okutulan şey mutlaka bizim yaşadığımız hayatla, bu günkü problemlerimizle irtibat haline getirilmelidir.” (Töre Dergisi, Haziran 1983, Sayı:145, s. 8)
Aslında Erol Güngör hakkında çok uzun yazılar yazmak ve onu anlatmak, onun fikir dünyasına girmek, görüş ve düşüncelerinden örnekler vermek gerekir. O’nun kapsayıcılığı, Türk tarihine bakışını, sosyal olayları tahlil edişini tek tek ele almak gerekir. Biz bu konuda bazı dokunuşlar yapabildikse kendimizi mutlu sayarız.
Erol Güngör vefat etti ve aramızdan ayrıldı ama sevindirici olan onun çizgisini devam ettiren hatta daha da ileri gidebilen insanların olması (Prof. Dr. Yılmaz Özakpınar gibi) bizim için ayrı bir mutluluktur. Son

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kenan Eroğlu Arşivi

Milli Şuurun Önemi

25/05/2026 02:50

Şaşkın Monşer’ler

27/04/2026 02:00