Altın 6356.28 %0.2
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4346 %0.04
Euro 53.4097 %-0.36
Sterlin 61.4731 %0

Anadolu’da sıcağın, yolun ve yüreğin Yükü! Bayramda biz ve bizde kalanlar

Bayram dediğin biraz sabır, biraz sükunet, bolca da kalp işidir.
Kurban Bayramı arifesinde yine yollardayız… Binlerce araç, on binlerce insan, kilometrelerce kuyruk. İçişleri Bakanlığı, bu yıl da bayram öncesi ve sonrası için ciddi tedbirler aldı.
Radarlar aktif, ekipler teyakkuzda. Elbette zaman zaman sıkıldık, klimalar yetersiz kaldı, çocuklar ağladı, biz bunaldık… Ama bir gazeteci olarak nice trafik kazasının acı sonrasına şahit olmuş biri olarak şunu açık yüreklilikle söylüyorum: Bu tedbirler yaşatmak için.
Ben bu işin haberini çok yaptım. Sıcak asfaltın üstünde kanla yazılmış veda cümleleri gördüm. Bir çocuğun sandaleti…
Bir annenin feryadı… O yüzden bugün yolda azıcık gecikiyorsak, bilin ki bu gecikme belki de bir hayatın uzaması içindir.

BAYRAM PAYLAŞMAK MIYDI? GÖSTERMEK Mİ?
Kurban Bayramı deyince aklımıza hemen et gelir ya, benim aklıma ilk gelen paylaşma duygusu.
Eskiden buzdolabı gibi kalabalık sofralar kurulmazdı. Ama ne varsa, ne kadarsa o bölüşülürdü.
Bugün bakıyorum da bazı paylaşımlar çok aleni… Sosyal medyada “Et poşetini şu aileye verdik” paylaşımı; niyet iyi ama gösterişse tehlikeli. Acaba biz gerçekten eskisi gibi gönülden mi bölüşüyoruz? Yoksa sadece bölüştüğümüzü göstermek mi istiyoruz? Bu bayram biraz daha sessiz paylaşmayı, sessiz sevinmeyi denesek miydi?

YOZGAT'IN TOPRAĞI KÜSMESİN DİYE…
Yaz geldi. Havalar ısındı.
Yozgat da tüm Anadolu gibi yeşile boyandı. Ama farkında mısınız, artık tarlalarda kimse eskisi kadar vakit harcamıyor.
Dün bir çift öküzle sürdüğümüz, ellerimizle ektiğimiz, tırpanla biçtiğimiz o topraklara bakınca bazen bana öyle geliyor ki emek azaldı, kazanç da küstü.
Bu topraklar insansız kalmasın. Traktörle de olsa, teknolojiyle de olsa bir şekilde bu toprağın alternatifini bulmalıyız.
Belki aromatik bitkiler…
Belki kooperatifler…
Ama ne olursa olsun bu topraklar unutulmasın.

GURBETİN GÖLGESİ UZUYOR
Geçen gün Fransa’da yaşayan amcaoğlumla bayramlaştık. Laf döndü dolaştı bu yaz gelecek gurbetçilere geldi.
"Bu sene çok gelen olmaz" dedi. “Bir pizza 2 bin lira olmuş, 55 Euro yapıyor.”
Dedim ki: “Ne alakası var?”
Dedi ki: “Gençler artık memlekete değil, tatil beldelerine gitmek istiyor. Zaten oralarda da fiyatlar uçmuş. Kimse kolay kolay gelemez.”
Ben de: “Tam da bu yüzden köylerine gelsinler işte. Tatile değil, toprağa dönsünler.”
Yanıt tokat gibi geldi:
“Ben gelirim ama çocuklarımız gelmek istemez. O çocukları bu topraklara nasıl getireceğiz Tarık?”
İşte bütün mesele bu.
Sıla hasreti bizde var ama çocuklarda eksik.
O yüzden memlekete dönen her aile, sadece kendisi için değil; çocuklarına miras bırakmak için de dönmeli.
Bayramlarda o toprak kokusunu içlerine çektirmeli.

KALPLER NEDEN DAYANMIYOR?
Ve son zamanlarda en çok içimi burkan mesele:
Genç yaşta kalp krizleri.
Yozgat’ta, Türkiye’de, artık her yerde genç insanlar kalp krizine yeniliyor.
Geçtiğimiz gün bir başkomiser… Ondan önce bir polis memuru… Ardından bir öğretmen… Bir doktor arkadaşım “Kalp krizi yaşlandı Tarık, artık 60 yaş hastalığı değil” dedi.
Peki sebep ne?
Kovid aşısı mı?
Hareketsizlik mi?
Düzensiz uyku, yoğun stres, beslenme bozukluğu mu?
Belki hepsi, belki hiçbiri.
Ama şu bir gerçek:
Bu hayatın temposu kalbe ağır geliyor.
Yollar kalabalık, sofralar geniş, ama kalpler dar. Belki bu bayram, biraz yavaşlasak…
Az konuşup çok dinlesek…
Çok gösterip az paylaşmasak…
Ve şu sözdeki gibi hareket etsek:
“İyilik, gösterilmek için değil; gönülden gizlice akmak içindir.”
Bayramınız mübarek olsun.
İnşallah her şey dilediğiniz gibi olmuş gerçek bayramı sağlıkla ve sevdiklerinizle yaşamışınızdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tarık Yılmaz Arşivi

Bayramlar vardır…

22/05/2026 02:10