Altın 6313.36 %-2.1
BIST 14421.15 %-0.5
Dolar 46.3057 %0.02
Euro 53.343 %-0.83
Sterlin 61.4314 %-1.01

Anılarla Mazideki Yozgat-133

Ali Ker’in haşrı inkar eden bir münkirle geçen sohbeti

Bugünkü makalemde büyük din bilgini Ali Ker ile inancı olmayan bir münkir in aralarında geçen sohbeti sizlere anlatmaya çalışacağım.
Ali Ker büyük İslam bilgini ile bir münkir ALLAHA inanmayan, bir kafirle aralarında şöyle bir konuşma oluyor. Ali Ker “ Ey münkir ahirette senin dediğin çıkarsa, ben ahirete inanmakla ve ahiret için çalışmakla bir şey kaybetmem. Fakat benim dediğim çıkarsa ki bu muhakkaktır o zaman senin halin nice olur?” demiştir. Kuranda bu manaya gelen ayetler vardır. “ asker ilmihalinde gördüğüm bir temsili de burada şerh ediyorum.
Yumurta kabuğu içindeki civcive mümkün olsa da dense ki,“ bu kabuğun dışında büyük bir alem var. Senin hayatına sebep olan çok merhametli annen var. Ona kavuşacaksın. Onun kanatlarının altı senin için sığınacak emin bir yerdir. Orada güzel bir muhafaza ve istirahat var. Kardeş civcivler var. Onlarla beraber yaşayacaksın. Tatlı tatlı yem ve su var. Annenle kardeşlerinle gezip zevku sefa edeceksin. Fakat bunlardan başka Doğan, Şahin, Kartal, Atmaca gibi yırtıcı kuş ve avcı kediler var zamanı gelince senin için bıçak, tencere, ateş ve değirmen mesabesinde dişler var ! “ anlamak kabiliyeti olmadığı için civciv bu sözlerden bir şey anlamaz. Halbuki civcivin kabuk içi alemi ile dünya arasında incecik kabuktan bir perde var. İşte insanlarla ahiret alemi arasında da ahireti görmeye mani ince bir perde vardır. İnsan akıl ve fikir sahibi olduğu için perde arkasındaki alemi anlayıp inanması ve ona göre davranması lazımdır. Bu perde kalkmadan inanan selamete ermiştir. Sonra pişmanlık fayda vermez. Ahiret aleminin dünyaya nazaran genişliği dünyanın yumurta içine nispetle olan genişliğinden çok fazladır. Dünya yüzünde yapılan kan dökmeler, işkenceler, zulümler ve haksızlıkların tükenmez derecede çok olduğunu görerek biz Müslümanlar olarak vicdanımız sızlıyor. Eğer mahkemei Kübra’nın kurulacağı, ceza gününün vuku bulacağı kitabımızda bildirilmeseydi, böyle bir günün vücut bulmasını Rabbimiz den niyaz ederdik. Sonsuz hamdü senalar olsun ki; ALLAHÜ TEALA bize o günün olacağını haber vererek bizi her suretle mesul kılmıştır.
Bugünkü anlatacaklarım bundan ibaret olup, haftaya başka bir makalede buluşmak üzere yazımı Karacaoğlan’ın E L İ F adlı şiiriyle bitiriyorum. Hepinize selamlar, sevgiler, saygılar

E L İ F
İncecikten bir kar yağar
Tozar elif elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer elif elif diye

Elifin uğru nakışlı
Yavru balaban bakışlı
Yayla çiçeği kokuşlu
Kokar elif elif diye

Elif kaşlarını çatar
Gamzesi bağrıma batar
Ak elleri kalem tutar
Yazar elif elif diye

Evlerinin önü çardak
Elif in elinde bardak
Sanki yeşil başlı ördek
Yüzer elif elif diye

KARACAOĞLAN eğmelerin
Gönül sevmez değmelerin
İliklenmiş düğmelerin
Çözer elif elif diye
K A R A C A O Ğ L A N

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsmail Cenan Arşivi