Altın 6370.11 %0.42
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4332 %0.04
Euro 53.4304 %-0.38
Sterlin 61.4568 %-0.03

Anılarla Mazideki Yozgat-18

Bu haftaki yazımda Yozgat’ın dilinden düşmeyen, uzun yıllar söylenen Ziya’nın Türküsü’nden bahsedeceğim.

Yazımı Mustafa Uslu’nun eserinden yararlanarak sizlere anlatacağım. Bu olayın 1945’li yıllarda yaşandığı söylenmektedir. Ziya çok yakışıklı, ince uzun boylu, sürmeli gözleriyle herkesin çok sevdiği, efendi, kibar bir köy delikanlısıydı. Herkes Ziya’yı çok sever, beğenirdi. Ziya Karacalar Köyü’nde yaşardı. Alaca’ya doğru giderken Çalatlı Köyü’ne yaklaşınca sola bir yol ayrılır. Bu yoldan Kızıltepe, Güllük biraz daha gidince Karacalar Köyü’ne varılırdı. Bu köyde bir de güzel, narin bir genç kız vardı. Fikrîye isminde. Ziya ve Fikrîye birbirlerini görünce çok beğenirler ve âşık olurlar. Ziya çok fakir ailenin çocuğudur. Kızın babası kızı alabilmesi için Ziya’dan bir çift altın küpe getirmesini ister. Ziya da altın küpe engelini bir türlü aşıp sevdiğine kavuşamamaktadır. Kız da Ziya’ya iyice tutulmuştur. Ziya’nın gelmesini onu devamlı görmek istemektedir. Ziya’nın Fikriye’ye olan aşkından sonra ikinci zevk tutkusu “cirit oynamaktır”. Ziya ciriti büyük bir ustalıkla oynamaktadır.

Çevresindekiler Ziya’nın cirit oynamasını büyük bir heyecanla seyretmektedirler. Ciritle karşısındaki rakibine her vuruşta bir sayı kazanılır. Ziya rakibinin ciridinden sakınırken atından düşer. Ağır yaralanır. Hastaneye kaldırılır. Ameliyata alınır. Ameliyattan kalkamaz vefat eder. Onun ölümü Karacalar Köyü’nü yasa boğar. En çok da nişanlısı Fikrîye üzülür. Ona bu ağıtları yakar.

Ziya’yı çok iyi bilenler onun çok iyi ata bindiğini, cirit oynadığını söylerler. Onun attan düşüp ölmesi akrabalarına pek inandırıcı gelmemiştir. Akrabaları bu olayı derinden derine incelemeye almışlardır.

İlk önce de Fermuş Güneş isimli bir bayana gidip sormuşlar. O da bizlere şu bilgileri vermektedir: Ziya evlendiği kızı seven birisi tarafından kıskançlık sebebiyle bıçaklanarak öldürülmüştür.

Bir başka kaynak kişi de Bedriye Çelik’e göre düşmanları tarafından vurularak öldürülmüştür. Ölüsü dağda köylüler tarafından bulunmuş ve köyüne getirilerek gömülmüştür.

Ölüm sebebi konusunda Nafız Parlak adlı kişi şu bilgileri vermiştir: Ziya çaresiz bir hastalığa yakalanarak ölmüştür. Haftaya kaldığımız yerden devam etmek üzere Ziya’nın beyitleri ile yazımı kapatıyorum. Hepinize selam ve sevgiler…

Çamlığın başında tüter bir tütün;

Acı gormiyenin yüreği bütün

Ziya'nın atını bazara dutun

Gelen geçen Ziyam ölmüş desinler.

At üsdünde guşlar gibi dönen yar

Gendi gedip emsalleri yanan yar

Benim yarım yaylalarda oturur

Ak elini soğuk suya batırır

Demedim mi yârim ben sana

Çok muhabbet tez ayrılık getirir

At üsdünde guşlar gibi dönen yar

Gendi gedip emsalleri yanan yar

Ham meyveyi kopardılar dalından

Ayırdılar beni nazlı yârimden

Demedim mi nazlı yârim ben sana

Çok muhabbet tez ayrılık getirir

At üsdünde guşlar gibi dönen yar

Gendi gedip emsalleri yanan yar

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsmail Cenan Arşivi