Altın 6414.45 %1.12
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4593 %0.04
Euro 53.4609 %-0.33
Sterlin 61.5308 %0.09

Anılarla Mazideki Yozgat-19

Geçen haftaki yazımızda Ziya’nın ölümü ile ilgili birkaç şahidin ifadesine göre yazımızı yorumlamıştık. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim.

Daha başka kaynak kişilerden olan Hüseyin Susam şu bilgileri vermektedir. Ziya’yı birkaç arkadaşı haydi seni nişanlını görmeye götürelim demişler. Yolda arkadaşları Ziya’nın belinden silahını alarak ne nişanlısı be… Defol şuradan denilerek kovarak terslemişlerdir. Arkadaşlarının bu davranışını hazmedemeyen Ziya kahrından hastalanır ve ölür.

Edindiğimiz bu bilgilerin yeterince açık ve doyurucu olmadığı bizim olduğu kadar okuyucularımızın da dikkatinden kaçmamıştır. Çünkü Ziya’nın ölümü çeşitli sebeplere bağlanmıştır. Konuyu daha da araştırırsak iki yeni kaynak da bulunmuş olup bu iki kaynak doğru yolda olduğumuzu göstermektedir. Yeni kaynağın birincisi türküye konu olan Ziya’nın ablası Tekmile Yıldırım, ikincisi de Ziya’nın ablası Tekmile Yıldırım’ın oğlu Harun Yıldırım’dır.

Tekmile Yıldırım’dan Ziya hakkında şu bilgiler alınmıştır: Ziya (Soyadı Çalışkan) Karacalar Köyü’nde bir yiğit delikanlı… Gaşı gözü sülün gibi çok yakışıklıydı. Uzun boylu poslu, edrafı tarafından çok sevilirdi. Çevrede onu taşımayan yoh gibiydi. Çok iyi ata biner, çok iyi cirit oynardı. Ziyalar 7 gardaştılar. 5 tanesi gız, 2 tanesi oğlan. Halen 5 gardaş sağ, 3 gardaşı öldü(Ziya, Fadime, Gürcü). Ziya ile sevdiği Fikrîye (kızlık soyadı Çevik) Akraba çocukları 2’si de Karacalar Köyü’nden akrabalıkları Fikriye’nin anası tarafından ileri geliyor. Senin anlayacaan Ziya ile Fikrîye anaları emmi gızları. Fikriye’nin babası bizim köyden (Karacalar Köyü) İmam Ali Hoca…

Derin bir hocadır. Bu düşünce de benim daal hepiciğimizin… Bilenlerin ve köylülerin… Ali Hoca ölmeden önce İmam durduğu Kızıltepe Köyü’nden Karacalar’a geldi orada öldü.

Fikrîye ve ailesi Ziya ile nişanlanmadan önce Ali Hoca’nın Kızıltepe’ye imam durmasıyla oraya yerleştiler. Fikrîye Ziya’nın nişanlısı çok güzel, boylu, poslu, uzun saçlı, Ziya ile birbirlerini çok hazederler. Fikrîye’nin çok güzel ve gür bir sesi vardı. İyi ilahi ederdi. Fikriyelerin evi Karacalar Köyü’nde Habeş’in oğlunun evinin ordaydı. Evlerinin aralığından da köyün mezarlığı iyice görülürdü. Fikrîye kendisiyle 4 bacıydılar. Fikrîye zaman zaman Ziya’nın güccük gardaşı Amet’e yarenlik olsun diye çocuğu sevindirmek içun de… Sana varacaam derdi. Ailecek birbirimize gidip gelirdik. Senin anlayacaan birbirimize pek yakındıh.

Ekin sularken üşütmüş. Garın ağrısından da şikâyet ederdi. Tohdura pek gitmek istemedi. Güzel bir esbap dikindiydi. O zamanlar gendi de keleş mi keleş. O esbabı giyince daha da keleş olurdu. O halde tohdura getmeye razı edebildik. O zamanlar şimdiki gibi tohdur, ilaç, hap, iğne nerde… Geddi geldi bir hafta kendini bilmez bir halde ölü gibi yaddı. Hepiciğimiz başındaydık. Fikrîye ile nişanlandıktan sonra hastalandı.

Fikrîye o sırada Kızıltepe Köyü’ndeler. Geleninen gideninen nişanlısı Ziya’dan haber alırmış. Fikrîye’ye haber götürenlerden birisi de Gızılıtepe Köyü’nden Mehmet Kılıç. O hasta halindeyken babam başında Allah’ım oğlumu eşinden ayırma derdi. Ziya da o halde babama gatılırdı… Başka heş konuşmadı. Yatağa düştüğü haftanın başından öldü. Haftaya kaldığımız yerden devam etmek üzere yazımı Ziya’nın dörtlükleriyle bitiriyorum. Hepinize selamlar sevgiler…

Ham meyvayı kopardılar dalından

Ayırdılar beni nazlı yârimden

Demedim mi nazlı yârim be sana

Çok muhabbet tez ayrılık getirir

At üstünde guşlar gibi dönen yar

Gendi gidip emsalları yanan yar

Yozgat’ın dağı da bir kara depe

Yarın istediği de bir altın küpe

Yozgat’ta ben gezmedim ben sere serpe

Onun için kapanmıyor gözlerim

At üstünde guşlar gibi dönen yar

Gendi gidip emsalları yanan yar

Atına binmiş de eğerin düzler

Cirit değneğini elinde gizler

Hayırsız elbisen bohçemi gizler

Onun için açık gider gözlerim

At üstünde guşlar gibi dönen yar

Gendi gidip emsalları yanan yar

Esmez oldu şu zeherin yelleri

Gelmez oldu gurbet elin guşları

Söylemiyo tavsırıyın dilleri

Söyle dillerine gurban olayım

At üstünde guşlar gibi dönen yar

Gendi gidip emsalları yanan yar

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsmail Cenan Arşivi