Kenan Eroğlu
Anılarla Mazideki Yozgat-23
Geçen haftaki kaldığımız yerden hikâyemize devam edeceğim.
Aynı gün Hıdırellez günü İshak Efendi de tüm hazırlıkları yapmış ailesi ve komşularıyla birlikte Çamlık’a çıkmıştır. Tesadüf eseri çadırını Sürmeli Yiğit’in çadırının yanına kurmuştur. Sürmeli Kız ile kalplerine ilk aşk ateşi bu görüşmelerde düşer. Bir ara Sürmeli Kız salıncakta sallanırken eli yaralanmış. Sürmeli Yiğit onun kanayan elini mendiliyle sarmıştır. Sürmeli Kız’ın kardeşleri o anda onların bakışlarından birbirine vurulduklarını anlarlar. Bu arada Kalaycı Dursun ve arkadaşları biraz sarhoş olmuş vaziyettedirler. İshak Efendi’ye saldırırlar ancak Sürmeli Yiğit onların aralarına girerek dost olmalarını sağlar. Yenilir, içilir, eğlenilir hatta Sürmeli Yiğit’in davul zurna eşliğinde çektiği halayı büyük bir ilgiyle seyreder alkışlarlar.
Akşam olup ayrılık vakti gelince buna en çok Sürmeli Kız ve Sürmeli Yiğit üzülür. Sürmeli arkadaşlarını köye gönderip İshak Efendi’yi takip edip nerede olduklarını öğrenir. Eve girmek ister ama iri bir bekçi köpeğinin engeline takılır. Bu işe çözüm bulmak üzere Kalaycı Dursun’un yanına gider. Dursun bu aşkın sonunun iyi olmayacağını söylese de Sürmeli onu dinlemez. Kızın evinin önüne gelerek bir hastalık numarasıyla kapının önüne düşer. Oradan geçen yaşlı bir kadın kapıyı çalarak yardım ister. Yardıma elinde dolu bir tas su ile Sürmeli Kız gelir. Sevdiğini karşısında gören Sürmeli kız çok şaşırır ve ona hemen köye dönmesini, kendisinin de geleceğini söyler ama durum neticesiz kalır. Sürmeli Kız Yiğit’in arkadaşı Can Ali vasıtasıyla onunla sürekli görüşür. Ondaki değişikliği fark eden kâhya ve çiftlikteki ihtiyar dostu onu bir gün takip eder ve yakalarlar. İhtiyar dostu ona vurmak ister ama kâhya mani olur. Kâhya onu sevdiğini ve evlenmek istediğini anlatır. Sürmeli Kız da onun bu teklifini kibarca reddeder. Durumu İshak Efendi’ye ileten kâhya Sürmeli Kız’ın bir daha evden kaçmaması üzerine hapsettirir.
Durak Ağa ve Zühre Ana bu durumu yani kızın hapsedilmesine önceleri memnun kalırlar ama Sürmeli Yiğit’in dostu Can Ali durumu hazmedemez. Zaten Yiğit’e sevdasını her hareketiyle belli eden Zeynep de durumu kabullenmiştir. Çocuklarının günden güne eridiğini gören Durak Ağa ve Zöhre Ana İshak Efendi’nin çiftliğine giderek oğullarına Sürmeli Kız’ı isterler. Her seferinde güler yüzle karşılanmalarına rağmen istekleri kabul görmez. Son gidişlerinde ise İshak Efendi bu durumdan sıkıldığını belli edercesine onları çiftliğinden kovar.
Artık onların sevdaları dillere düşmüştür. Herkes İshak Efendi’ye lanet okur. Sürmeli Kız ise sevdasının ateşiyle
Yozgat seni delik delik delerim
Kalbur alır toprağını elerim
Eğer anam beni sana vermezse
Koyun olur ardın sıra melerim.
diye türküsünü bitirmeden sesi bahçede duyan ve düğünlerde çalıp söyleyen tefçi kadın içeri girer: “Unutmadan bir daha söyle der.” Türküyü iyice ezberine alan kadın düğünlerde bu türküyü söyler. Kulağına kadar giden bu türküye karşılık vermek için aşklarının ilk filizlendiği yere, Çamlık’a çıkar Sürmeli Yiğit. Tabakasından sigarasını çıkartıp yakmadan şunları söyler:
Çamlığın yolları bükülür gider
Siyah saç ardına dökülür gider
Bir yiğit de sevdiğini almazsa
Mahşere dek beli bükülür gider
Bugünkü anlatacaklarım bundan ibaret olup haftaya kaldığımız yerden devam etmek üzere hepinize selamlar sevgiler…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.