Altın 6370.11 %0.42
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4332 %0.04
Euro 53.4304 %-0.38
Sterlin 61.4568 %-0.03

Anılarla Mazideki Yozgat-25

1960’lı yıllarda Yozgat sakin, sessiz bir şehirdi. Hiç gürültü, insan ve araba kalabalığı yoktu. Binalar 2-3 kattan fazla değildi. Daha evvelki yazımda da belirttiğim gibi Büyük Camii’nin üzerindeki Emniyet Karakolu yoktu. Onun olduğu yerden kamyonlar Topaç, Musabeyli, Hasancı ve diğer köylere yolcu taşırlardı. Halk arasında kamyonların olduğu yere kavağın ora denirdi. Bu köylere üç tane eski kamyon sıra ile yolcu taşırlardı. Öğleden sonra köye giderler orda kalırlar. Sabah erken vakitte Yozgat’a gelirlerdi. Bunlardan kırmızı renkli 1952 model kamyon babam Sıddık Cenan’ındı. Mavi 1952 model Austin kamyon tabucunun Muzaffer Güven’indi. 1945 model Dodge kamyon Kölemenin Mehmet Günaydın’ındı. Onu da kambur Şakir Amca sürerdi. Hepsi de rahmetli oldu. O zaman yolcular hep kamyonlar üstünde köylere giderdi.

Sabah erken saatlerde babamın arabasının geliş yerinde babamı beklerdim. Ta uzaklardan babamın geldiği belli olurdu. Şekerpınar Mahallesinin üst kısmında bağlar vardı. Burası virajlı olarak arabalar buradan döne döne aşağıya inerdi. Emniyet Karakolunun olduğu yerden bakınca buralar belli olurdu. Alacalıoğlu İlkokulu o zamanlar ahşap 2 katlı bir bina idi. Benim sınıfım okulun üst kısmında batı yönündeydi. Pencereden baktığımda babamın arabasının ta bağların virajlarından döne döne geldiğini gittiğini görürdüm. Çok sevinirdim. Babam 1970 yılında aramızdan ayrıldı tam 50 yıl oldu.

Babam köyden erken geldiğinde bizleri kamyonuyla Çamlığa çıkarırdı. O zamanlar Çamlık çok tenha idi ya 3 ev ya da 5 ev ancak olurdu. Tertemiz havası olurdu. Rüzgârın çam ağaçlarına vuran seslerini dinlerdik. O zamanlar oturaklar yoktu. Yerlere kilim, battaniye sererdik. Yemek pişirmek için ocak yakardık. Ocak yakmak için de kozalak toplardık. Kamyonun urganından salıncak yapar sallanırdık. Çok güzel vakit geçirirdik.

Bazen de babam işten geldiğinde yürüyerek bağların üstündeki yerlere gelir buralarda piknik yapardık. Yüksekten Yozgat çok güzel görünürdü. Büyük binalar yoktu. Her taraf açıktı. Bira fabrikasının iki kulesi de çok uzaktan belli olurdu. En üst kısmında iki kulenin birleşmesine yarayan bir geçiş yolu vardı. Fabrika mesaiye başlayacak zaman çok güzel bir ses çıkarırdı. Paydos olacağı zaman da aynı şekilde ta uzaklardan duyulan siren sesi duyulurdu. Burda bine yakın işçi çalışırdı. Yüzlerce kamyon burdan Türkiye’nin birçok yerlerine Altınbaşak birası taşırdı. Bu fabrikanın yıkılması çok insanı ekmeğinden etti. Yozgat’ta 6 ncı Piyade Alayı da gurur kaynağımızdı. O da Manisa’ya nakledildi. Yozgat çok şeylerini kaybetti.

Bugünkü anlatacaklarım bundan ibaret olup haftaya buluşmak üzere yazımı Abdürrahim Karakoç’un dizileriyle bitiriyorum. Hepinize selamlar saygılar…

Gölgesinde otur amma

Yaprak senden incinmesin

Temizlen de gir mezara

Toprak senden incinmesin

Yollar uzun yollar ince

Yol kısalır aşk gelince

Yat kurban ol İsmail’ce

Bıçak senden incinmesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsmail Cenan Arşivi