Altın 6370.11 %0.42
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4332 %0.04
Euro 53.4304 %-0.38
Sterlin 61.4568 %-0.03

Anılarla Mazideki Yozgat-26

Toplumda bazı insanların yaptığı hataların cezasını bütün toplum çekiyor. Misal bundan 30-40 sene evvel doktora gidip ilaç raporu alacak olsak, doktor hastalığı ile ilgili ilaçları süresiz olarak kullanabilir diye rapor veriyordu. Hiçbir sorun çıkmıyordu. Bazı insanların kötü niyetiyle bu 2 seneye indirildi. Daha sonra 1 yıla indirildi. Bir de kullanacağı ilaçlar isim isim belirtilmesi şartı kondu.

Bugünkü anlatacağım olay da bunun başka bir benzeri. Bundan 50 sene önce ortaokul 2 nci sınıfa gidiyordum. Bugünkü sarı taş binada ders yapıyorduk. Sabahtan öğlene kadar ortaokul, öğleden akşama kadar da lise ders yapıyordu.

Dersimiz coğrafya konumuz ülkeler coğrafyasıydı. Öğretmenimiz bizlere çok iyi davranıyor, coğrafya dersi bizlere çok kolay, çok zevkli geliyordu. Öğretmenimiz bugünkü dersi kim anlatacak diyordu bir arkadaşımız kalkıp anlatıyordu. Öğretmenimiz aferin oğlum otur 10 diyordu. Bir derse çalış gel 10 numarayı al. Bu şekilde hoş sohbet ederek coğrafya dersini neşeli bir şekilde geçiriyorduk. Daha sonra öğretmenimiz arkadaşlara çok kısa, basit basit sorular sorup hepsine 10 veriyordu. Böyle bir öğretmene rastladığımız için çok mutluyduk. Arkadaşları sözlüye kaldırıp annenin adı ne aferin 10, babanın adı ne aferin 10, Atatürk kaçta Samsun’a çıktı aferin 10, Cumhuriyet kaçta ilan edildi aferin 10, Atatürk kaçta doğdu aferin 10… Bunlara benzer çok kolay sorular soruyor bol bol 10 numara veriyordu. Her gün coğrafya dersi olsa diyorduk. Aman öğretmenimiz başka bir yere gitmese, hastalanmasa diye dua ediyorduk. Halimizden çok memnunduk. Bana da şoför nasılsın diye şaka yapar takılırdı. Araba ile ilgili sorular sorar kimini bilir kimini bilmezdim. Sonra bilmediklerimi kendi anlatırdı. Çok hoş vakit geçirirdik. Bu şekilde sene sonuna yaklaştık.

Öğretmenimiz sene sonuna doğru bir sohbetinde bize sordu. Arkadaşlar eğitim-öğretim yılımızın sonuna geldik. Bana soracağınız soru var mı dedi. Arkadaşlarımızdan biri parmak kaldırdı müsaade istedi. Öğretmenimiz, söyle oğlum ne diyeceksin dedi. Arkadaş ayağa kalktı. Öğretmenim Lüksemburg hakkında bilgi isteyecektim dedi. Öğretmen acayip bir şekilde çok sinirlendi. Arkadaşın gözüne hırslı hırslı baktı. Arkadaş durumu anladı. Kıpkırmızı kesildi. Bu soruyu sorduğuna öyle bir pişman oldu ki anlatamam. Ben sana şimdi Lüksemburg’u bir anlatacağım ki ömrünün sonuna kadar unutmayacaksın dedi. Arkadaşı tahtaya çağırdı. Kendisi de masasından indi. Arkadaşa sağlı sollu tokat, yumruk, tepik atmaya başladı. Hem bağırıyor hem de parçalarcasına dövüyordu. Bizler sıralarımızda büyük bir korku içinde üzülerek izliyorduk. Elimizden gelen bir şey yoktu. Uzun süre dövdükten sonra bıraktı. Arkadaşımızın beti benzi kül gibi olmuştu. Zorlukla yürüyerek sırasına oturdu. Hüngür hüngür ağlıyordu. Sonra bizlere döndü. Coğrafya kitabında Lüksemburg’tan bahsedilmediği için benim bilmediğimi sanıp bana bu soruyu sordu. Bu sopayı da hak etti dedi.

Bundan sonra coğrafya dersinden sınıfı geçenin alnını karışlarım dedi. Not defterini eline aldı. İsim isim okuyup sözlü yaptı. Çok zor kısımlardan tek bir soru soruyor. Otur 1. Bütün sınıfı elekten geçirmişti. Hepsine 1 verdi. Bundan sonra benden sınıf geçin de göreyim bakalım dedi. Sınıfımız 72 öğrencisi bulunan kalabalık bir sınıftı. Çok sevdiğimiz coğrafya dersi en zor ders olmuştu bu arkadaşımızın sayesinde. Sen ne yapacaksın Lüksemburg’u? O kadar merak ediyorsan git kütüphanede fazlasıyla öğren ama maksat o değildi. Öğretmen bilemeyecek zor durumda kalacaktı. Lüksemburg nerden aklına geldi. Onun kitapta olmadığını nerden anladın? Bu kişinin merakı 72 kişilik sınıfın felaketi oldu. Bir kişinin lüzumsuz bir hareketi hepimizi mahvetti.

Arkadaşın babası oğlan 15 gündür ne yiyip ne içiyor hastalandı mı ne çok endişe ediyoruz dedi. Ben de bir şey diyemedim. Sonra arkadaşımız okuldan ayrıldı okumadı. Aradan 50 sene geçmesine rağmen bu olayı hiçbir zaman unutamadım.

Yazımı Yozgat Sürmelisinden bir mısra ile bitiriyorum. Selamlar saygılar haftaya buluşmak üzere…

Yozgat’ı sel almış soluğu duman

Sıtkınan seviyom vallahi inan

Eller yârini aldığı zaman

Ellerim koynumda kalır bir zaman

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsmail Cenan Arşivi