Altın 6370.11 %0.42
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4332 %0.04
Euro 53.4304 %-0.38
Sterlin 61.4568 %-0.03

Anılarla Mazideki Yozgat-29

1965'li yıllarda Çorum'daki komşularımızdan Beyhan Özçelik vardı. Bunun üç tane kızı vardı. Seyhan, Gamze, Ferhan isminde. Bunlardan en büyüğü Seyhan, Yozgat Kız İlköğretim Okulunun yatılı kısmını kazandı. Annesigil de kaydını yaptırdı. Hafta sonları Seyhan bizim evde kalıyordu. Annem bunun çamaşırlarını yıkayıp ütülüyor, canının istediği yemekleri yapıyor. Seyhan da kendi evinde kalıyormuş gibi rahat ediyordu. Hafta sonu geldiğinde annesi, babası ve kardeşleriyle birlikte bize geliyorlardı. Bu sayede Seyhan anne, baba hasreti çekmiyordu. Annesigil geldiğinde bizi sinemaya götürüyor, dondurma gibi şeyler alarak bizlere ikramda bulunuyorlardı. Bizlere hiçbir zararları olmuyordu.
Bir gün Seyhan'ın annesi Çorum'da bulgur çok pahalı dedi. Misal 30 tl oldu çiniği dedi. Bizim burda 20 tl. Rahmetlik babam da anlayıp dinlemeden bulgur toplamaya çıktı. Pazarda ne kadar bulgur varsa hepsini aldı. Bulgur satan tüccarlar, bunlar bir yerden kıtlık haberi almışlar oraya götürüyorlar diye kendi aralarında konuşuyorlardı. Ara sıra da bize bu kadar bulguru ne yapacaksınız diye soruyorlardı. Rahmetlik babam da ihtiyacımız var diye cevap veriyordu ama tüccarlar hiç de inanmıyorlardı.
Ekin pazarında hiç bulgur koymadık. Hatta evler arasında şunda 5 çinik var hemen gidip onu da alıyorduk. Bunun evinde 8 çinik var gidip onu da alıyorduk. Yarım kamyondan fazla bulgur temin ettik. O zaman babam Yozgat Belediyesi'nin et kamyonu kırmızı Chevrolet'i sürüyordu.. Beni Çorum'a giden bir arkadaşının Bedford kamyonuna bindirdi. Bulgurları da kamyona yükledik. Çorum'un yolunu tuttuk. Birkaç saat sonra Çorum'a ulaştık. Babamın şoför arkadaşı beni Çorum'un ekin pazarına indirdi. Kendi ordan çekip gitti. Ben pazarda tüccarlara gidip fiyat sordum. Onlar da çiniği 15 tl dediler. 15 tl'ye satıyoruz dediler. Ben o an şok oldum. O kadar bulgurdan ne kadar zararla Yozgat'a döneceğim. Babama ne haber vereceğim dedim. Babam bir de kalp hastasıydı. Üç tane kalp damarı tıkalıydı. Şimdiki gibi ameliyatla da açmıyorlardı. Üzülür temelli hasta olur diye içimden düşünüyordum. Bir de o kadar masraf edip ta Çorum'a kadar götürmüştük.
Çorum'da Bahri Dayım vardı. Rahmetlik dayıma gittim meseleyi başından sonuna kadar anlattım. Beyhan'ın sözüne uyduk yarım kamyondan fazla bulgur aldık pazara getirip yıktım. Burda da fiyatlar daha düşükmüş. Ben şimdi ne yapacağım? Babam da kalp hastası büsbütün hasta olur dedim.
Rahmetlik dayımın leblebi dükkanı vardı. Leblebicilik yapıyordu. Üzülme yeğenim dedi. Ben bir çare bulurum, gel benimle dedi. Ben onlardan kamyonla nohut alıyorum, bu işi hallederim dedi. Beni aldı, Çorum tüccarlarına götürdü. Bu benim yeğenim dedi. Bunu Beyhan denen bir kadın Çorum'da bulgur 30 tl diye kandırmış. Bunlar da elinde ne kadar para varsa hepsine bulgur almışlar hatta birazını da 15 gün sonra vermek şartıyla almışlar. Yeğenimin zararını kurtarın babası benim eniştem olur. O da Yozgat'ta kalp hastası üzülür. Bu işi ben size bırakıyorum. Ne yapıp edip yeğenimi bu zarardan kurtaracaksınız, size güveniyorum dedi.
Onlar da Bahri üzülme çocuğun aldığı fiyattan hepsini alacağız senin hatırın için. Zararını biz çekeceğiz dediler. Beş altı tüccar benim bulguru aralarında bölüşüp aldılar. Hesap yaptılar parasını da bana verdiler. Beni bu durumdan kurtardılar. Allah razı olsun böyle sıkıntılı günler geçirdik. Dayım buna çok kızdı. Yeğenim dedi insan bir telefon eder. Dayı Çorum'da bulgur 30 tl ye satılıyormuş doğru mu diye sorar. Ben de gidip tüccar arkadaşlarıma danışır sana bildirirdim dedi. Neyse sana zarar ettirmedik çok şükür dedi. O gün dayımgilde yattım. Ertesi gün dayım benim biletimi aldı. Beni Yozgat'a yolcu etti.
Yozgat'a geldim. Doğru babamın yanına Mezbahaneye gittim. Babam kamyonu Mezbahane'nin önüne durdurmuş kendisi de arabanın yanında dolaşıyordu.
Birden beni gördü, sevindi. Hemen yanıma geldi. Ne yaptın oğlum bakayım dedi. Ben de olanları bir bir tek tek baştan sonuna kadar olduğu gibi anlattım. Babam çok öfkelendi. Beyhan bizi kandırdı dedi. Allah dayından razı olsun bize çok büyük bir iyiliği oldu dedi. Her zaman dayıma dua etti. Eğer dayın olmasaydı mahvolmuştuk dedi.
Bir ata sözü var: "Tosya'ya pirince giderken evdeki bulgurdan olduk." Bizim iş de aynen böyle oldu.
Bugünkü anlatacaklarım bundan ibaret olup haftaya buluşmak üzere yazımı Sefil Ali'nin dizeleriyle bitiriyorum. Hepinize selamlar saygılar
Amik Ovası'nda içerler şarap
Küçüğü büyüğü dil bilmez Arap
Koç yiğit yatağı şol koça Halep
Reyhanlı'dan yükün tutun turnalar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsmail Cenan Arşivi