Altın 6376.41 %0.52
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4369 %0.04
Euro 53.4261 %-0.39
Sterlin 61.4615 %-0.02

Atsız’ın Oğulları Solcu muydu?

Odgurmuş: Hüseyin Nihal Atsız Türk Milliyetçiliği fikir hayatında Ziya Gökalp’ten sonra gelen en önemli isimdir. Atsız’ın milliyetçiliğini hiç kimse tartışamaz. O Tek parti döneminde neredeyse tek başına baskı ve zulümlere boyun eğmediği gibi Türkçülük ve Turancılık davasının da bayraktarlığını yapmıştır.

Monşer: Eee ne olmuş şimdi Hüseyin Nihal Atsızdan onun milliyetçiliğinden, tek parti dönemindeki mücadelesinden söz ediyorsunuz.

Odgurmuş: Atsız hakkında sizin söz söylemek tabii ki haddinize değil de, nereden çıktı anlamadım Atsız’ın oğulları hakkında ileri geri konuşmuş, “Türk milliyetçiliğinin temel ve sembol isimlerinde Nihal Atsız’ın oğulları babalarının izinde gitmedi, babalarının karşıt fikri olan solculuğu seçtiler.” Demişsiniz. Bu cümleyi neye dayanarak sarf ettiniz, Oğullar nerede ne zaman solcu olduklarını söylemişler bunun hakkında elinizde bir belge vs. var mı da böyle söylediniz.

Monşer: Atsız’ın oğulları sol görüşlü değil mi yani. Ben kendimi bildim bileli Atsız’ın oğulları için “onlar solculuğu seçtiler” derler. Bu konuda elbette bizim de bir bildiğimiz var.

Odgurmuş: Siz gündemi herhalde pek yakından takip etmediğiniz gibi, bazı hayali bilgilerle Atsızın çocukları solcu oldu kanaatine vardınız.

Hâlbuki İnternete girip küçük bir araştırma yaparak konuşabilir Nihal Atsız’ın çocukları hakkında yanlış bir bilgi serdetmezdiniz.

Nihal Atsız’ın çocukları hakkında aslı astarı olmayan bir bilgiyi vermek elbette bühtandır. Sizin gibi birine yakışmaz.

Monşer: Siz nereden biliyorsunuz da Nihal Atsız’ın çocuklarının solcu olmadığı kanaatine vardınız? Sizin iddialarınızın doğru olduğu ne malum?.

Odgurmuş: İşin aslını araştırmadan konuşmamak lazımdır. Siz sanırım Yağmur Atsız’ın Türk Edebiyatı dergisinde uzun süre çeşitli konularda yazılar yazdıklarından demek ki haberiniz yok. Türk Edebiyatı dergisini takip etmiyorsunuz anlaşılan.

Mesela yine Yağmur Atsız; 2 Ağustos 2012 tarihinde Star Gazetesine yazdığı bir yazıda aynen şöyle diyor. “Aslı aranırsa benim kaderim de buna hiç benzemez değildir. Açın interneti, girin Yağmur Atsız diye, göreceksiniz ki bir alay ahmak, hattâ kolordu mevcûdunda hıyar beni de “Komünist” olarak nitelemişlerdir orada. Hattâ “Yağmur Atsız, Komünist” diye bir altbaşlık bile bulursunuz. Okuduğunu anlamakdan âciz bu odun kafalılar birbirlerinden habersiz olarak bu sonuca nasıl varmışlardır meçhûlüm. Ancak Türkiye’de ne kadar kolaylıkla ve olmadık şekilde “etiket”lendiğinize pek çok örnekden sâdece biridir bu. Oysa ben Komünizmi elbet bilirim. En azından Almanya gibi bir yerde ve üstelik vaktiyle Karl Marx’ın da okuduğu üniversitede politoloji tahsîl etdiğim için! Bilirim bilmesine ama ömrümde tek bir sâniye bile Komünist olmadım. Bana ters gelen bir siyâsî meslek. Ben kendi hâlinde, mazbut, karıncaya fren yapan, halim selim, kalendermeşreb, muhterem bir insanım. Bir tek düşmanlarımın acılar içinde mahvolmaları için gece gündüz duâ ederim ama düşmanım bile yok ki! Benim o duâlarım ihtiyâtî tedbir yalnızca, hani olur ya, biri Şeytan’a uyup uyuzluk eder diyerekden...”

Burada Yağmur Atsız neyin ne olduğunu açı seçik açıklamaktadır. Bu açıklamayı görmeden ve onun yazılarını takip etmeden hüküm vermek bizler yakışmaz.

Ayrıca, Yazar Ahmet Turan Alkan’da sizin gibi aynı hataya düşerek Atsız’ın oğılları hakkındaki yanlış kanatini 12.05.2008 tarihli yazısında şu şekilde ifade etmektedir. “Ahmet Turan Alkan, Yağmur Atsız için……. şunları yazmıştı:

“Nihâl Atsız, bizim gençlik kuşağının efsânesiydi; şiirlerinin haylicesini ezbere bilirdik. Onun Türkçü geçmişi, bir kahramanlık hikâyesi gibi dilden dile gezerdi. Atsız’ın bir ilim adamı sıfatıyla önemli tarih tetkiklerine imzâ atmış olduğunu ise ölümünden sonra Ötüken’in yayınladığı “Atsız Armağanı” isimli hacimli eseri incelerken farketmiştim.

İşte o günlerde kulaktan kulağa yayılan bir hayıflanma haberini hatırlıyorum, “Duydunuz mu Atsız’ın oğlu komünist olmuş!” Atsız gibi bir adamın oğlu nasıl komünist olabilirdi? Evlâtlarına söz geçiremeyen baba hikâyelerinden henüz haberimiz yoktu; üstelik sonraki yıllarda Yağmur Atsız ismini Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarı olarak görmemiş miydik; oğluna değil Atsız’a üzülmüş, zihnimizdeki Atsız büstünün biraz epridiğini farketmiştik.

Yağmur Atsız ismiyle yakın zamanlarda Türk Edebiyatı dergisi ve Tercüman gazetesinde yeniden karşılaştık. Bizim zihnimizdeki “Komünist evlât”, hiç de o bildiğimiz komünistlere benzemiyordu; millî meseleler karşısında fevkalade hassas, husûsen Türkçe dâvâsında tavizsiz münevver çehresiyle Yağmur Atsız bizi bir kere şaşırtmıştı.

Şimdi, o “hayırsız evlâd”ı daha yakından ve elbette daha aslına sâdık çizgilerle tanımak için yeni bir vesile var. Yağmur Atsız, hâtıralarını, “Ömrümün İlk 65 Yılı” başlığı altında yayınladı. Kitaptaki yazılardan bir kısmını Türk Edebiyatı dergisinde okumuş ve beğenmiştim ama Türkçe’nin yazılı imlâsı konusunda gösterdiği bükülmez sertliği yadırgamıştım. Meselâ Osmanlıca’da “dal” ile yazılan ama günümüz Türkçesinde sertleşerek “t”ye dönüşen takıları Atsız, titiz bir inatla eskisi gibi yazıyordu: “Açmıştım” yerine “açmışdım”, unuttum yerine “unutdum” gibi.
Yağmur Atsız’ın üslûbu çok tatlı ve akıcı, Türkçe’ye vâkıf; Türkçe’yi, “eskidir, anlaşılmaz” endişesiyle tasarruf ederken sağa-sola bakındığımız kelime ve cümle kalıplarını dışlamak yerine tatlı üslûbu içinde pek tabîi bir akış ile kullanıyor. Hele ecnebîlerin “humour” adını verdiği ve “insanın kendisiyle dalga geçebilme kabiliyet ve itminânı” diye tercüme edilebilecek şirin ve haylaz edâlı tasarrufu ise Türkçenin zevkine varmak isteyen okuyucunun pek seveceği türden. Hatıralar, herbiri vesika kıymetini haiz fotoğraflarla zenginleştirilmiş ama daha güzel tarafı, Yağmur Atsız’ın yaşadığı “ilk 65” yılın arka plânında tasvir edilen dekor bilgisinin samimiyeti ve sahiciliğidir.”

Yağmur Atsız’ın o günlerin Cumhuriyet gazetesinde Almanya’dan yazdığı bazı yazılarına bakarak onu değerlendirip yargılamak elbette yakışık almaz.

Sözün burasında (Belki de CHP’ye rey verdi diye) “İmamoğlu’na destek verenlerin görünür gerekçesi sanki çok önemli bir sebepmiş gibi geçmişinde bir adet ülkücü bulmaktı. Açıkladıkları bu nedenle CHP ye oy vererek onların yanlarında yerlerini aldılar. İnsanların şu gerçeği bildiğinin farkına varmayacak kadar kendilerini önemli hissettiler. Türk milliyetçiliğinin temel ve sembol isimlerinde Nihal Atsız’ın oğulları babalarının izinde gitmedi, babalarının karşıt fikri olan solculuğu seçtiler. Bunun bilincinde oldukları halde böyle bir bahane bulmaları garipti.”

Atsız’ oğlu için “solculuğu seçti” çıkarımı yapmak ya bilgi noksanlığındandır, ya da ön yargılı davranmaktır.

Ayrıca Star Gazetesinde 02 Ağustos 2012 Perşembe günlü yazısında Azizi Nesin ve Yılmaz Güney’den örnekler vererek Komünist olmadığını ifade etmektedir.

Yağmur Atsız komünist olsaydı Türk Milliyetçiliği fikriyatı ile bilinen Türk Edebiyatı dergisi ona sayfalarını neden açsın ki.

Belki şu söylenebilir: Nihal Atsız dönemi Tek parti dönemidir, o dönemde gelişen ve oluşan milliyetçilik biraz da “din dışı” veya dini görmezden gelen bir milliyetçilikti. Dönemin atmosferi de zaten İslamiyet’in toplum hayatından çıkartılması yönünde idi. O dönem Türk milliyetçileri belki de ister istemez Türkçülük yönü ağır basan, dini dikkate almayan bir gelişme seyrettiği söylenebilir.

Bu açıdan Nihal Atsız’ın oğulları da o dönemin havasına uyarak bir dine mesafeli Türkçülerdir denilebilir. Bu yargı onların Komünist olduğu kanatına vardıramaz.

Diğer oğul Buğra’ya gelince;

3Mayıs 1917 kutlaması nedeniyle gönderdiği mektupta:

"Türklük ruhuna sahip gençlerin 3 Mayıs Türkçüler Gününü kutlarım. Bugün, bazılarının sandığı ve söylediği gibi ne Türkçülük, ne de Milliyetçilik bayramıdır. Yıllarca çekilen acılar ve ayrılıklarla başlayan gün bayram değildir.Anma günüdür...." dedi.

Atsız mektubuna şöyle devam etti "

Bu günün adını değiştirip sulandırmaya, kendilerine mal etmeye çalışan insanlara yüz vermeyin. Son yıllarda Türkçü gençlerin birleşmeye çalıştıklarına uzaktan da olsa şahit olmaktayım. Bu sevindirici gayrete manevi desteğim, eğer bir şey ifade ediyorsa, sonsuzdur. Artık ne yazık ki aramızda olmayanların bıraktığı bayrağı, daha da ileri taşımak görevi kolay değil. Sağdan soldan üreyen, engellemeye çalışan çok olacaktır. Aldırmayın. Doğru bilinen yolda yürümekle hedefe ulaşılır.

O hedef Turandır. Hepinizi ayır ayrı kucaklıyorum. 3 Mayıs hepinize kutlu olsun.

Buğra Atsız." (Haber Erk. 03 Mayıs 2017 Çarşamba 12:00 Alp Kılıç haberi.)

Bu açıklamada da görüldüğü gibi Atsızın oğlu olan Buğra Atsız hakkında “solculuğu seçti” gibi bir yargıya varmak da elbet yanlıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kenan Eroğlu Arşivi

Milli Şuurun Önemi

25/05/2026 02:50

Şaşkın Monşer’ler

27/04/2026 02:00