Kenan Eroğlu
Ayasofya Açıldı Artık Tartışma Bitmiştir
Odgurmuş: Geldi geçti ama Aya…!!!…
Monşer: Olmaz, yanlış, toptan ve kökten yanlış. Siz söze başlamadan, ne söyleyecekseniz söyleyin, kökten yanlış. Söze dökseniz de yanlış, söze dökmeseniz de, dile getirseniz de, getirmeseniz de yanlış.
Odgurmuş: …!!!
Monşer: Olmaz kardeşim, kesinlikle olmaz. Yanlış bir hareket, onaylamıyorum. Anlıyorum, ne diyeceğinizi yüzünüzden anlıyorum. Olmaz diyorum ya.
Odgurmuş: …!!!
Monşer: Yok, kardeşim, olamaz. Asla olmaz, yanlış dedik ya, Yapamazsınız, edemezsiniz.
Odgurmuş: …!!!
Monşer: Bu çağda, bu devirde, millet aya gidiyorken, uzaya gidiyorken, bilimsel keşifler yapılıyorken olmaz kardeşim, olmaz olmaz.
Odgurmuş: ..!!!
Monşer: Cumhuriyet rejimindeyiz. Laiklik var. Cumhuriyetin kazanımları var. Cumhuriyetin kazanımlarına söz söyletmem. Sonra laik bir ülkedeyiz. Ülkenin başındaki kişi öyle kafasına göre gidip ön safta namaz kılamaz, Öyle olur olmaz, Devletin başı olan zat cami açacak, camide Kur’an okuyacak, olmaz kardeşim. Olmaz. Yapamazsınız. Biz çağdaş ve laik bir ülkeyiz.
Odgurmuş: …!!!
Monşer: Siz ne diyorsunuz? Daha şu ilerdeki Sultanahmet’i dolduramıyorsunuz. Şimdi tutmuş bizim güzelim müzemizi camiye çeviriyorsunuz. Olacak iş değil. Yaptırmayız, ettirmeyiz. İstanbul’da cami mi yok. Gitsinler orada kılsınlar. Bir de Cuma günü diye toplanıyorlar, irtica’yı hortlatacaklar. Neden Cuma diye toplanıyorlar ki, gitsinler Cumalarını evde kılsınlar hatta Pazar günü boşlar Pazar günü kaza kılsınlar.
Odgurmuş: …!!!
Monşer: Sonra o ne, Orta çağda mı yaşıyoruz. Elde Kur’an, belde kılıç o ne demek oluyor. Dünya değişti. Çağ değişti. Siz daha Ortaçağda yaşıyorsunuz. Kılıç da ne oluyor.
Neden onun eline bir gül vermediniz? Daha çok yakışırdı. Papa bile bizi takdir ederdi.
Odgurmuş: …!!!
Monşer: Sonra o ne öyle 500 sene önce yazılmış olan vakıf senedinden alıntı yaparak günümüze göndermeler yapmakta ne oluyor?
“Oda TV fark edip manşetten vermeseydi” biz de neredeyse durumu fark etmeyecektik. İyi ki Oda TV var da bize durumları hatırlatıyor.
Odgurmuş: …!!!
Monşer: Yok efendim, Marksist Halkın Kurtuluşu partisi savcılığa başvurmuş ve dilekçeyi vermiş. Vakıf senedi ile ilgili cümlede Atatürk’ü kastettiği kesin demişler.
Haklılar tabi. Elbet savcılığa başvuracaklar. Ben olsam ben de savcılığa başvururdum.
Odgurmuş: …!!!
Monşer: Ayasofya’nın cami olması da ne demek oluyor. Bu biz laik, Atatürkçü ve de Ulusalcılara bir mesaj mı? Nasıl biz bir dünya vatandaşı isek, o mabet de tüm dünya insanlığının ortak mirasıdır. Sen kim oluyorsun.
Bir de halı sereceklermiş. O tarihi mirası kapatacaklarmış. Gelen geçen 2 Rekât namaz kılacaklarmış.
Kardeşim, namaz kılacak yer mi yok. Git Sultanahmet’e orada kıl. Git evinde kıl. İstanbul’da cami mi yok.
Odgurmuş:..!!!
Monşer: Medeniyetsizler. Ha bir kere de medeni bir iş yapın. Ne olur ya, Ayasofya açılınca ne oldu şimdi. Benim gelirim mi arttı. Benim cebime kaç kuruş girdi. Piyasa mı ucuzladı, dolar mı düştü?
Odgurmuş: !!!..Şeyy… Sayın Monşer.
Odgurmuş: Sayın Monşer, karşınızdaki insana hiç konuşma fırsatı vermeden konuşuyor ve suçluyorsunuz. Bu güne kadar biriktirdiğiniz tüm olumsuzlukları bir çırpıda aktarıyorsunuz.
Bakın bu gün itibariyle Ayasofya artık açılmıştır. Ve sizin tüm endişe ve hayal ürünü düşünceleriniz boşlukta kalmıştır.
Bu gün Cami olarak açılan Ayasofya 1453 yılından beri camidir. Türk milletinin Osmanlı köklerini reddeden ve kendilerine Hititlerde, Sümerlerde kök arayanlar tarafından müzeye çevrilmiş ve dindar insanlar senelerce meyus olmuşlardır.
Şimdi Ayasofya esaretinden kurtulmuş ve aslına dönerek tekrar cami haline gelmiştir. Milletimizin de Ayasofya hasretliği de sona ermiştir. Bütün bunları görmezden gelemezsiniz. Siyaseten karşı olduğunuz insanlar yaptı diye konuya hem eğreti bakıyor hem önemsemiyor hem de görmezden geliyorsunuz. Siyaseten karşı olduğunuz kişilere karşı olmanız anlaşılır bir durumdur ve siz reyinizde serbestsiniz. Bazı konuları da siyaset dışı ve siyasetler üstü değerlendirmek lazım.
Fakat bu kadar senedir mahzun bekleyen Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması siyasi bir mesele olmaktan ziyade, milli bir meseledir. Kim açarsa açsın alkışlamak her milletini ve onun değerlerini savunan insanlar için milli bir görevdir. Eğer Ayasofya’yı Bülent Ecevit açmış olsa idi. Milletini sevenlerin yine aynı duygu ve coşkuyu göstermesi gerekirdi.
Bakın insanlar Türkiye’nin dört bir yanından gelerek Ayasofya’da 2 rekât “şükür namazı” kılıyorlar. Bu insanları biraz anlayın. Onların duygu ve düşüncelerine de biraz saygı gösterin.
Lütfen artık sizden rica ediyorum. Her olay ve duruma siyasi pencereden ve karşı partinin bir meselesi olarak bakmayınız. Bu memleket bizim.. Siyasetçiler gelir geçer Milletimiz ebedi olarak yaşar ve yaşayacaktır. Ayasofya’da ebediyete kadar cami olarak kalacaktır. Ayasofya’yı ibadethane olmaktan çıkaran kimseler bu gün nerdeler. Hepsi gelip geçmiştir.
Ayasofya açılmış, artık tartışma da bitmelidir.
(1)- “Odgurmuş”: Kadim kitabımız Kutatgu Bilig’de “Kanaat-Akıbet” manasına gelen şahsiyet.
(2)-“Monşer”:“Batı özentisi içinde olan”, “cehaletinden rahatsız olmayan”, biraz sağcı, biraz solcu, biraz 1970’li yıllar ülkücüsü, biraz liberal, biraz Kemalist, biraz laik ve her halükarda halkını geri-sürü gören hayali bir şahsiyet
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.