Çok fazla marka tutkum olmadı.
Kıyafetlerde çok fazla renk uyumu takındım olmadı.
Moda üzerinden giyinmeye çalışmadım.
Ona, buna benzeme gayretiyle saç modeli seçen bir genç olmadım, olamadım.
Giyim, kuşam ve şekil konusunda ya çok fazla vaktim olmadı ya da çok fazla dikkat etmedik.
Doğru mu yaptım yoksa yanlış mı bilmiyorum.
Yeme-içme konusunda da değişen bir şey olmadı.
Yemeği hayatta kalmanın gereği olarak gördüğümden çok fazla işin lüksüne, keyfine kaçma ihtimalim olmadı.
Şartlar çok fazla ihtimal sunmadığın olsa gerek alışkanlık edinmeyince belirli bir zaman diliminde sonrası gelmedi.
Gelelim ‘Ayvalık Tostu’na…
Yozgat’ta bir kamu kurumu.
Ve içerisinde bir kafeterya.
İşlerimiz bitirip bir çay molası vermek için oturduğumuzda bir de mönüde yazan Ayvalık Tostu’ndan istedik.
Tost ekmeği, içerisinde kaşar ve salam.
Fakat ortada bir gariplik var, tost tamam da Ayvalık tostu mu yoksa bildiğimiz karışık tost mu anlayamadık.
Ayrılırken özellikle tostun Ayvalık Tostu olup olmadığını bir kez daha sormak istedik.
Aldığımız yanıt; “Tost ekmeği Ayvalık’tan geliyor, o yüzden Ayvalık Tostu…’
Komik değil mi?
Hatta mevzu edilmeyecek, bu köşeyi meşgul etmeyecek kadar komik.
Mesele tostta değil aslında Sevgili Yozgatlılar, mesele zihniyette.
Ankara’da, İstanbul, İzmir’de ‘kurumsal’ kimlikleri ile tanıdığımız, bildiğimiz firmalar neden Yozgat’ta farklı bir ahvale bürünüyorlar.
Yakın zamanda Yozgat’ta mağazasını kapatan bir firmanın çalışmayan yürüyen merdivenlerini sorduğumda müşteri olmadığı için çalıştırmadıkları yanıtını almıştım.
O gün anladım ki, mesele Anadolu olunca ya bakış açısı değişiyor.
Nasıl olsa kabulleniyor, sorgulamıyoruz.
Bizim Ayvalık Tostu da böyle oldu sanırım.
Ekmeği Ayvalık’tan gelince bildiğimiz tost, oluyor Ayvalık Tostu.
İlginç…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.