Tarık Yılmaz
Bakmayın Onların Günü Olduğuna…
Değişen zaman mı,
Yoksa değiştiren zaman mı?
Ya da zamanın değiştirdiği insan mı?
Maalesef geçen zaman özellikle değer yargılarımız noktasında ciddi anlamda yozlaşma ve yok olmaya maruz kaldığımızın göstergesi.
Gaziler Günü’ydü bugün ya da dün.
Gazilerimizi, vatanı için bir parçasını bir yerlerde bırakanların günü.
Onlar için saygı duruşunda bulunduk, onlar için konuştuk, yemek masaları kurduk.
Allah devlete zeval vermesin. Lakin her şey öyle göründüğü gibi toz pembe değil.
Gaziler, öyle çok da kıymet verdiğimiz, minnetimizi dile getirdiğimiz, fedakarlıkları karşısında duyduğumuz gururu hissettirdiğimiz vatan evlatları mı?
Maalesef!
Özel günlerde hatırlar, özel günlerde hal hatır sorar, özel günlerde şan ve şeref kavramları üzerinden değer ortaya koyarız.
Gaziler, onların ortaya koyduğu fedakarlığı kelimeler ifade etmeye yetmez elbette.
Dün Yozgatlı Gazilerden Hakan Çelik ile özel sohbetimiz oldu. (Sohbete dair detayları Çamlık Gazetesi ve Çamlık TV’de bulabilirsiniz.)
Gazi Hakan Çelik, 26 yıl önce vatani görevini yaparken gazilik mertebesine ulaşmış, o gün bu gündür kendisini gazi eden mermi ile yaşayan bir kahraman.
4 cm uzunluğundaki mermi tam 26 yıldır bedeninde Gazi Hakan’ın.
Devletimiz var olsun, bir kere çağırsınlar bin kere göreve giderim diyecek kadar yüce bir gönle sahip.
Elbette ki tüm gazilerimiz aynı duygu ve düşünce ile yaşıyorlar.
Gerek kamusal anlamda gerekse toplumla içi içe verdikleri yaşam mücadelesinde yeterince vefa gösterilmese de onlar vatan için verdiklerinin karşılığını istemeyecek kadar yiğit bir duruşa sahipler.
Bugün gazilerin gönüydü, yarın başka bir gün…
Mühim olan manevi değer yargıları noktasında bir gün değil her gün aynı hassasiyetin gözetilmesi.
Gaziler bizim değer yargımız, onlara sahip çıkmak için hatır bilmek, değer bilmek yeter de artar.
RIZA’YI KARŞILAMAYAN GÜRUH…4 kez dünya şampiyonu olmuş bir yiğit.
Ve ilk kez bu başarıya ulaşmış ilk TÜRK!
Var mı bundan ötesi.
Bilmem ne futbol takımının bilmem ne transferi yurt dışından geliyor, meşaleler, coşkulu kalabalıklar karşılıyor.
Dünya şampiyonu geliyor, ailesi ve birkaç kamu yetkilisinden başka kimse yok.
Az önce bahsettiği değer bilme, manevi atmosferi yüksek duygu dünyasına erişememe sorunu bu.
Bizler değer yargılarımıza sahip çıkamıyor isek, bizden olan, milli hassasiyetleri de görmezden geliriz, tıpkı Rıza’da olduğu gibi.
Rıza’yı karşılamayan, karşılayamayan güruh, gazinin de kıymetini bilmez, şehidin de…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.