Tarık Yılmaz
Belediyede kime/neye göre memnuniyet?
Bazı makamlar ve görevler vardır, ağzınızla kuş tutuşanız, yağa yatırıp, başa batırsanız memnun edemezsiniz.
Aslında insan fıtratı gereği memnuniyet noktasında sorunludur.
Vefanın zıttı olan vefasızlık da sanırım memnuniyetsizlik temelinden doğdu.
Siyasetçi,
Milletvekili,
Bakan,
Kurum yöneticisi,
Belediye Başkanı,
Gazeteci…
Bu ve benzeri meslek ve makamların tesiri noktasında memnun olmayanların sesi olanlardan yüksek çıkar.
Kendi mesleğimden örnek vereyim, siyasi bir haber sizi tahmin dahi edemediğiniz taraflarda yapabilir.
Ne sağa ne de sola yaranırsınız.
Bakan…
İşini gören, sırtını sıvazlayan, gözünün içine bakan, telefonlarına ulaşan, aynı sofrada yemek yiyen için aladır.
Tüm bunlara rağmen işi görülmeyen için ise tukaka..
Şehrin belediye başkanı için mevzu daha derin.
Başkan adayı olduğunda Sayın Kazım Arslan’a ‘Kararlı olup olmadığını’ sormuştum.
Nedeni ise Yozgat’ın en zor, karışık, kutuplaşmış, her türlü entrikanın döndüğü, karanlık mahzenleri olan bir kurumda (!) başkan olmanın zordan öte ruhsal meşakkatine dikkat çekmiştim.
Ki, belediye bu anlamda vatandaşı memnun etmenin ötesinde kendi içinde otorite ve huzurun tesisi noktasında kaygan zemine sahip bir kurum.
Kanunların da tıkadığı damarları olan belediyeden memnun olmak için önce belediyenin kendi dünyasını sonra o dünyadan yansıyanları görmek gerekiyor.
Uzaktan baktığınız zaman iktidarın nimetlerinin fazlasıyla nemalanmış bir belediye neler yapmaz ki.
Yakına geldiğiniz vakit iktidarın belediyesi olmanın neredeyse hiç tesir etmediği bir belediye.
Maalesef pozitif ayrıcalıkları olmayan bir belediyemiz var ve yılların yorgunluğu üzerinde.
Buna rağmen bir memnuniyet ölçüsü çıkarabilmek önemli olan.
Bu anlamda Dr. Kazım Arslan’ın konuştukları gibi yaptıkları da iddialı oldu.
Karayollarının yapmadığı yolu belediyeye fatura etmeden konuşacak olursak, şunu diyebiliriz, kısa sürede göze görünür dişe dokunur önemli hizmetler oldu.
En azından tabular yıkıldı.
Seyyar sokak tezgahının dahi yerini değiştiremediğimiz düzensizlikte siz köhnemiş binaları yıkıp şehrin akciğerlerini açacaksınız.
Siyasetin en üst seviye de yaşandığı bir şehirde tüm sinir uçlarına dokunma pahasına reformlar hayata geçireceksiniz.
Memnuniyet denilen ölçünün daha çok halk da değil de megafonu elinde tutanların belirlemeye çalıştığı şehirde siz memnuniyet arayacaksınız!
Neresinden toparlarsanız toparlayın kolay kolay görüntüsü değişmeyen iki ara bir dere şehir de geleceğin yaşanabilir şehrini oluşturma iddiası ile çalışacaksınız.
Zor vesselam zor…
İnsanları memnun etmek değil ama her şeye rağmen memnuniyetsizliği elinde megafonu bulunanların belirlemeye çalıştığı bir şehirde başkanlık makamında bulunmak zor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.