Tarık Yılmaz
Bir Cumhurbaşkanı ziyareti ve arz-ı halimiz
slında mesele istemek değil.
Bu süreçte Yozgat adına anlatmak istediklerimiz “isteklerimiz” değil, bilakis “olması gerekenler”dir.
Mesleğe başladığım ilk günde öyleydi, gelenek değişmedi yine öyle…
Başbakan ya da Cumhurbaşkanı ziyaretleri öncesinde iyi niyetli duygularla Yozgat’ın ihtiyaç, talep ve sorunlarını dile getirir basın mensupları.
Talep namına yazılanların büyük bölümü iyi niyetle kaleme alınmıştır.
Kasıt yoktur!
Niyet halistir.
Fakat bu geleneğin bozulması gerektiğine inanıyorum.
Sayın Cumhurbaşkanım, Yozgat ziyaretiniz öncesi gazetemiz ve Yozgat’taki tüm basın mensupları iyi niyetle bir şeyler anlatmaya, ahval bildirmeye çalıştı.
Anadolu’da; “Yoldan gelenin eline bakılır” derler.
Özellikle de yoldan gelen büyükse…
Yokluk yıllarında dahi (dedemden dinledim), hediyeler alırlarmış çam sakızı çoban armağanı.
Dedem, köy dışına pazara gittiğinde dönüşte ya kırmızı elmalardan ya da kumaş alırmış en süslüsünden sırf çocuklar mutlu olsun diye.
Tüm mesele yarım elma gönül elma hesabı.
Zatı alinizin ziyaretini de böyle değerlendirin.
İstemeden vermek Allah’a mahsustur.
Lakin biz Anadolu insanı istemeyi çok fazla bilmeyiz.
Kimi zaman gözlerimizle konuşuruz ancak dilimiz lal olur.
Ketum kalırız.
Bir de devlet büyüğü ise gelen belirli sınırların ötesine geçmez taleplerimiz.
İnanın Yozgat’ta basın erbaplarının kaleminden dökülenler de Anadolu kültürünün ötesine geçmiyor.
Evet biz gazeteciyiz, lakin kalemimizden dökülenler Anadolu’dur.
O yüzden yine aynı adap ve düsturla ziyaretiniz öncesini şu hakikati dile getirmek istiyorum:
- Gerek gazetemizde gerekse farklı gazetelerde kaleme alınanlar birer istek, talep, serzeniş değil, hava gibi, su gibi, soluk borusundan geçen nefes gibi olmazsa olmazdır.
Dün insanlar ekmek kazanmak için çalışıyordu artık insanlar ve onların oluşturduğu toplum ve ülkeler süper güç olmak için çalışıyor.
Hayata dair beklentiler değiştikçe, haliyle ihtiyaçlar da çeşitleniyor.
Yaşadığımız şehre havaalanı, hızlı tren, üniversite, teşvik, üretim alanları, bereketli üretken topraklar ve üreten insanlar modeli şart!
Tüm bunlar bir ekstra değil bilakis hava gibi, su gibi, nefes gibi toplumların yaşamını idame ettirecek ihtiyaçlardır.
Şehrin yıllanmış göç hastalığına çare olacak birer ilaçtır.
Lütfen şuana kadar kaleme aldıklarımızı, ifadelerimizi alışılagelmiş istekler silsilesi olarak görmeyin.
Nefes alabilmek, yaşayabilmek, her şeyden önemlisi bir birimizden esirgediğimiz organik tebessümü yakalamak için bunlar şart.
14’üncü kez Yozgatlı sizi ağırlamaktan emin olun mutluluk ve onur duyuyoruz.
Ziyaretleriniz daim olsun.
Sizden tem bir arz-ı halimiz var, lütfen samimi duygularımızı yabana atmayın!
Selam ve dua ile.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.