Senden ayrılalı yüzüm gülmedi,
Düşürdün gönlümü zara bir daha.
Perişan halimi kimse bilmedi,
Yaktın şu bağrımı nara bir daha.
Ne aradın ne de sordun sen beni,
Yollara düşürdün yordun sen beni,
Aşkın hançeriyle vurdun sen beni,
Kapanmaz sinemde yara bir daha.
Allar giyer yaylalara çıkarsan,
İnce bele gümüş kemer takarsan,
Beni koyup yâd ellere bakarsan,
Bulunmaz derdime çare bir daha.
Nasıl girdin damarıma, kanıma,
Genç yaşımda gasdeyledin canıma,
Hayli zaman gelmez oldun yanıma,
Düşündürdün kara, kara bir daha.
Neden bu ayrılık söyle sevdiğim,
Harap oldu halim böyle sevdiğim,
Uzaklaşma benden öyle sevdiğim,
Fırsat verme hoyratlara bir daha.
Ben bu aşkın ateşiyle pişmeden,
İçimdeki yaraları deşmeden,
Çabuk yetiş yataklara düşmeden,
Gel yanıma sora, sora bir daha.
Zaman geçip gül cemalin solmadan,
Ecel gelip kapımızı çalmadan,
Bu hasretlik kıyamete kalmadan,
Kavuşalım âşikare bir daha.
ZAMANÎ’yim geze geze yoruldum,
Boz bulanık aktım ama duruldum,
Son baharda bir güzele vuruldum,
Oldu yürek pâre, pâre bir daha.
ŞAİR ZAMANÎ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.