Bir gün işim çıktı köyün birine gittim, köylülerle sohbet ediyordum ki bir akrabam geldi: “Abi yemek hazırladım lütfen bize gidelim” dedi.
Kırmadım gittim, avluya girdim.
Avluda bir çocuk gördüm tahmini yaşı ikiydi.
Kapının kenarına sığınmış bana acı acı bakıyor, annesi içerde yayık yayıyordu.
Çocuğun o yazın sıcağında inanın kafasında binlerce sinek uçuşuyor, çocuğun yüzünü görmek mümkün değil ama annesi hiç aldırış etmiyor.
Hemen çocuğu kucağıma aldım yandaki çeşmeye götürdüm elini yüzünü iyice yıkadım.
Arkadaşı sessizce beni takip ediyordu.
İçeri girdik çocuğu yanıma oturttum yemeği beraber yedik yani çocuğu doyurdum.
O küçük haliyle inanın benden çok yedi.
Yemek yerken arkadaşa sordum ‘bu çocuk bu hanımından mı?’ diye.
-‘Hayır abi bu çocuğun annesi öldü bu analık’ deyince çocuğun hali gözümün önüne geldi, içim dondu.
-‘Demek analık olur’ öyle içlendim ki…
Bir ara analık çay getirdi.
Yeğenime dışarı çıkmasını benim gelinle konuşacağımı bizi yalnız bırakmasını söyledim.
Yeğenim çıkınca gelin hanımdan oturup beni dinlemesini istedim.
-“Gelin hanım Allah’ını seviyorsan bu çocuğa analık gibi davranma, sana yalvarıyorum!
Ben bir daha ki gelişimde bu çocuğu kapıda gördüğüm gibi görmeyeyim olur mu?”
-Gelin:
“Hüseyin amca bana bir büyük olarak çok büyük ders verdin sen o çocuğu çeşmeye götürüp elini yüzünü yıkadın ya ben utandım ve bir daha o vaziyette görmezsin” dedi.
Sonra zaman geçtikçe benim iş yerime uğrarlardı. Aradan yıllar geçti o gelini gördüm.
-“Hüseyin abi beni tanıdın mı?” diye sordu. Tanımıştım onu.
-“Başın sağ olsun bizim yeğen rahmetli oldu” dedim.
-“Evet abi sağ olasın, sana bir konu hatırlatmak istiyorum abi.
Hani yıllar evvel bir misafirim olmuştun bir çocuk vardı ya üzerinde binlerce sinek vardı, bana o gün nasihat vermiştin.
Ben o günden sonra o çocuğun üzerine tek bir sinek bile kondurmadım ve sonra iki oğlum oldu şimdi kocam öldü, ben köyde perişanlık çekmeyim diye o evlatlığım beni köyden aldı, geldi, diğer oğullarım hiç aldırmıyorlardı.
Şimdi o üstünde binlerce sinek olan oğlum bana bakıyor, ben sofrada doymadan kendi yemiyor, Hüseyin amca senden Allah razı olsun ki o gün beni uyardın, hayır için öğüt verdin, teşekkür ederim” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.