Rahmetli babaannemin anlattığı benim de üzülerek dinlediğim leylek hikayesini anlatmanın tamda zamanı.
Bir varmış bir yokmuş
Kahramanız leylek hanım. İlk baharın gelmiş en yüksek ağaca yuvasını yapmış dört tane de yavruları olmuş.
Gel gör ki yavrulardan biri bir türlü kanatlanmamış diğerlerine uçmayı öğretmiş o yavru yuvadan hiç çıkamamış.
Güz gelmiş havalar soğumaya başlamış. Göç vakti gelmiş çatmış tüm leylekler sürü sürü uçup gitmişler bizim leylek arkadaşlarına katılamamış. Çünkü yavrusu bir türlü uçamıyor kanatları kalkmıyormuş. Anne leylek beklemiş beklemiş yavrudan hiç ümit yok. İyice soğuklar düşmüş karar almış o yavruyu bırakıp üç yavrusunu alıp gidecek yavrularını hazırlamış göçe başlamışlar uçmuş gitmişler 3 gün uçmuşlar. Anne leylek belki yuvadaki yavrum kanatlandı mı acaba diye hayıflanmış.
Geri dönmüş gelmiş ki yuvaya kar yağmış yavru donmuş yatıyor.
Başlamış diyeşete
"Bizim alayımız leylek alayı
Havada uçarız dolayı dolayı
Yuvanda yatan kuş iken
Nerden aldın bedduayı
Gagası kırmızı yavrum kalıyor
Yuvamın dört yanı asma
Ben gidiyom yavrum darılıp küsme
Gidince kendini yuvadan atma
Başı da kırmızı kuzum kalıyor
Yuvamızın dört bir yanı diken
Yavrum sensin belimi de büken
Yavrular içinde kanatsız yatan
Gagası kırmızı yavrum kalıyor
Ağşamdan çizmemi de giydim
Üç günlük yoldan da geri döndüm
Allah'tan bir umut umdum
Gagası kırmızı yavrum kalıyor
Kanadı kalkmadık guzum kalıyor
Demiş : ve tekrar sıcak memleketi yolunu tutmuş
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.