Tarık Yılmaz
Bir Yusuf Başer hikayesi…
Yusuf Başer’le ilgili kalıplaşmış bir CV aradığınızda karşınıza üç aşağı beş yukarı aşağıdaki ifadelerle başlayan bir öz geçmiş çıkar.
Ne yazar mesela o biyografide?
1965 yılında Yozgat'ta doğdu.
İlk öğrenimini Çalatlı köyünde, orta ve lise tahsilini Yozgat İmam Hatip Lisesinde tamamladı.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi.
Serbest Avukat olarak çalıştı. Yozgat Barosu Muhasip Üyesi , Genel Sekreteri, Başkan Yardımcısı ve Yozgat Barosu Başkanı olarak üç dönem görev üstlendi. Türkiye Barolar Birliği Üst Kurul Üyeliği yaptı. Türkiye Kızılay Derneği Yozgat Şube Başkanlığı yaptı…
Devamı da var elbette… Kariyer adına olması gerekenler fazlasıyla bulunuyor.
Bizi ilgilendiren tarafı tam da bu değil aslına bakarsanız.
Çalatlı Köyünden çıkmış, zorluklar içerisinde okumuş, günün tüm olumsuz şartlarına rağmen iyi bir hukukçu olmuş.
Yıllar önce Kızılay Yozgat Şube Başkanı iken yaptığı bir konuşma hiç aklımdan çıkmaz.
Kızılay bursu ile okumuş bir öğrenci iken Kızılay Şube Başkanlığı görevini yapmanın onurunu anlatan duygu yüklü bir konuşmaydı.
Bu tür etkileyici konuşmaları hayatım boyunca unutmam.
Bu anlamda Başer’in ortaya koyduğu hayat mücadelesi geldiği noktadan daha önemli.
Ki, geldiği noktayı ise Yozgatlı olmak adına önemsiyor, bizim tabirimizle ‘Uzayan kol bizden olsun’ diyorum canı gönülden.
Henüz dünyayı tanımaya başlamadığımız çocukluk yıllarımızdan ne bekledik büyüklerimizden?
Sahiplenme, adalet, şefkat, yol göstericilik, kucaklayıcılık.
Bu anlamda Sayın Başer de, hem yaşanmışlıkları hem de bulunduğu makam itibari ile şahsına nazır beklentilerin yüksek biçildiği bir Yozgatlı.
Kim bilir belki de o yüzden çok fazla eleştiriliyor.
Ortaya koyduğu tepkileri çok fazla olay oluyor…
Yozgat Sevdalısı, Gazetemiz Sahibi, Kıymetli Ağabeyim Zafer Özışık ile gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerden bir tanesi de Sayın Başer’e oldu.
Aslına bakarsanız Yusuf Başer, makamında protokol ağırlığı ile değil daha çok Yozgatlı kimliği ile yaklaşım gösteren bir isim.
O yüzden ziyaretimiz ziyadesiyle samimi geçti.
Sayın Başer, şahsına dair kaleme alınacak yazılarda geniş bir yelpazesi bulunan isim.
Yeri geldiğinde eleştirmekten çekince duymadığım, onun karşılığında ise olgunlukla tepki aldığım isimlerden bir tanesi.
Sayın Başer, Yozgat’a olan sevdasını ‘Yozgat merkezle birlikte büyümeli’ düsturuna inanmış bir siyasetçi/Yozgatlı…
Ki, bu düşüncesine sonuna kadar katılıyorum, meslek hayatım boyunca da bunun savunuculuğunu yaptım.
Kimi zaman bu yönden eleştirilse de ben kesinlikle ortaya koyduğu duruşu sahipleniyorum. Ki, Aydıncık’tan Yerköy’e uzanan havari de ve tüm ilçelerde hayat bulan çok sayıda projede emeğinin olduğunu biliyorum.
Bunun yanı sıra Başer’i hangi özelliği ile eleştirdik, agresif tavrı ile. Ki, bu tavrından zaman zaman kendisinin de şikayetçi olduğunu biliyorum.
Sözün özü, sohbetimizde Yozgat’a dair önemli konular konuştuk.
Başer, Yozgat siyasetinin her zaman ihtiyaç duyacağı bir isim.
Yozgat ondan çok şey bekliyor, o da onun farkında…
Ne diyelim Allah doğru yoldan ve memleketine olan sevdasından ayırmasın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.