Sema Yıldırım
Çocuk oyunla büyümelidir
Oyun oynamanın çocuk gelişimine önemli katkıları vardir. Oyun çocukların, fiziksel, zihinsel ,sosyal, bilişsel becerilerini desteklemekle birlikte duygusal yönden de boşaltımlarini sağlamaktadır. Oyunun tanımını yapacak olsaydık; Doğuştan itibaren çocukların, ve yetişkinlerin yapmaktan hoşlandıkları en eğlenceli aktivite" derdik.
Bebekler doğumdan itibaren taklit ederek oyun oynarlar, çocukluk ve yetişkinlik döneminde ise farklı oyun türleriyle karşılaşırız. Hatta ilerleyen dönemlerde play-station, bilgisayar, tablet, akıllı telefonların çıkmasıyla yetişkinlerinde severek oynadığı etkinlik haline gelmiştir.
Oyun çocukların hiç kimseden görmediği, öğrenemediği, konuları kendi deneyimleri ile keşfetme yöntemidir. Çocuklar için sonucunu düşünmediği ve eğlence amacıyla girişilen bir etkinlik, aktivitedir.
İki-üç aylık bebekler için oyun; çevresindeki objelere bakmak ve yakınındaki objeleri yakalamak için yapılan hareketleri yapmaktan ibarettir. Çocuğun el ve kol kontrolü geliştikçe ilerleyen aylarda çevresindeki objeleri yakalayabilir ve inceleyebilir. Bu dönemde oyun keşif niteliğindedir. Oyuncakları sağa sola vurarak ses çıkarır ayrıca onları çarparak tanımaya çalışan çocuğun başlangıçtaki oyunları serbest ve kendiliğindendir.
İki yaşındayken dramatik oyunları başlar.
Bu oyunlarda; kişileştirme, rol yapma (bebeklerle konuşma vs gibi), oyuncakları ve nesneleri kullanma gibi (oyuncak tabaktan yemek yeme) veya evcilik gözlenir.
Ne kadar da beraber oynuyor gibi gözüksede aslında tek başına oynarlar. Oyunda zamanla insanları, ya da hayvanlar taklit eder; bakkalcılık, doktorculuk, öğretmencilik vb. gibi. Çocuk bu oyunlarda kendini başkalarının yerine koyar. Bu aşamada taklit çok önemlidir.
4-6 yaşta cinsiyet ayırımı yapmaya başlayan çocuklar evcilik türü oyunlar oynayarak anne, baba, çocuk rolünü alırlar. Kız çocukları bebeklerine farklı elbiseler giydirip küçük sembolik evlerini eşyalarla süslerlerken, erkekler ise izledikleri bazı savaş filmlerini oyunlarına yansıtırlar. İşte bu noktada hayal güçleriyle birlikte ev içi yaşamlarını ve bilinç altina yerleşen olayları oyuna aktarırlar.
Oyun yolu ile çocuk gün içinde birikmiş enerjisini harcamakla birlikte, en derin duygu ve gereksinmelerini ifade olanağı bulmakta ve sorunlarını kendi kendine çözebilir. Örneğin, kardeşini kıskanan bir çocuk oyunlarında kardeşi rolündeki bebeği cezalandırıp onu gelmemek üzere başka şehire gönderebilir.
Oyun oynamak çocuğunuzu özgürleştirir. Bu özgürlük ona duygusal boşalım sağlar. Gerçek dünyasında gerçekleştiremediği bir olayı oyun ortamında, hayal güçleri ile gerçekleştirerek rahatlama fırsatı bulur.
Oyunlar çocuğunuzun iç dünyasındaki duygularını dışa vurmasını sağladığı için tedavi edici özelliğe sahiptirler. Günümüzde de oyun terapisi şeklinde çocuk psikologlari, pedagoglar, oyun terapistleri tarafından yapılmaktadır.
Çocuğunuzla oyun oynayarak istediği ettiği ilgiyi ona en güzel biçimde verebilir ve de onunla kaliteli zaman geçirebilirsiniz. Sağlıcakla ve takipte kalın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.