Orta Asyada Kopuzla başlayan ve günümüze gelene kadar çeşitli formlardan geçen dini musikimiz, günümüze gelene kadar bektaşi geleneginde kendini daha fazla korumuştur
Şamanlar kopuz, dedeler bağlama ve Tanrı için yapılan ayinlerle özü yaşamaktadır. Mevlana ise ayinlerinde yine dini musikiyi kullanmış ve Mesneviyi yazarken ilk ney i anlatarak başlamıştır, onlarda çok derin bir bir felsefe yatar bu konu ayrıntıları ile araştırlıp bunlar için üniversitetelerde bölümler açılmıştır.
Gelelim o gün kopuzla bugün orgla çalınan dini musikimize. Döneme göre çok popüler olabiliyor muzik formları şuan televizyon ekranlarında sıklıkla gördüğümüz gürültüye ben musiki demek istemiyorum. Dini musiki makamlardan oluşur ve bu makamların kendine özgü ince ayrıntıları ve bir nazariyatı vardır, nazariyat bilene beste yapmak bu yüzden zordur.
Şimdi işin ticareti o kadar büyüdiki, ne nazariyat nede bir musiki ahlakı kaldı, düğünlerde 3 notayı geçmeyen beste demek bile istemiyorum. Bu iş o kadar büyüdüki artık düğünlerde, belediye şenliklerinde bunları görmemek mümkün bile değil. Itrı segah makamında bayram tekbirini bestelerken ne hissettiki her okuduğumuzda gözlerimiz doluyor. Acaba günümüzdeki bu adamlar bu melodi dizelerini ve sözleri yazarken ne kadar maddi kaygı hissediyor çok merak ediyorum, ve kadar donanıma sahipler farkındalar mı. Türk müziği nazariyatını beste formlarını Türk müziği konservatuarını bitirdiğim için biliyorum, lakin dini musiyi ve o tasavvufi havayı ve ilmi yeterince alamadığımı düşünüp şiirlerimde yer veremiyorum.
Bu müzik furyasında 3 notalık melodileri dinleyen ve bu işe para yatıran belediyelere, valiliklere ve kurumlara kızamıyorum. Kapasite meselesi.
Saygı ve sevgilerle hep sanatta kalın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.