Diğer
Dış Politika Ekonomi İlişkisi
Ekonomi ve dış politika aynı anda yokuş aşağı gidiyor. Erdoğan’ın ülkeyi yönetme tarzı uluslar arası ilişkiler alanında ‘’Erdoganization’’ adı verilen ayrım ve gerilime dayanan bir politika yolu olarak literatürde yerini aldı. Erdoğan son beş yılda taraftarlarınca en sevilen, karşıtlarınca da en nefret edilen kişi oldu. Milli meselelerde bile Atatürk’ün Samsuna çıkışının n 100. yıl kutlamalarında görüldüğü üzere ülkenin tamamının desteğini alamadı.
İnsanlık adına misafir ettiğimiz Suriyelileri, Avrupa’ya karşı koz olarak kullanmaya kalkmamız dış dünyada hoş karşılanmadı. Geçen hafta sonu yapılan Avrupa Parlamentosu seçim sonuçları ve Avrupa içinde yükselen ırkçılık önümüzdeki yıllarda AB ile işimizin zor olduğunu gösteriyor. Vizesiz Avrupa gelecek Yozgatlı ,Çankırılı ,Çorumlu kardeşlerim bayram tatillerini Paris’te Roma da geçirecek derken Avrupa Birliği dışında kalmak (zaten şahsi kanaatim AB ye hiç girmemektir) önemli bir ihtimal olarak masada duruyor. Suriye politikamız ile İran ve Rusya’yı kendimize düşman ettik sonra da en büyük dostumuz oldu. Ancak şimdi Trumpın isteği üzerine İran İslam Cumhuriyetinden bir damla bile petrol almıyoruz. Amerika’nın İrana karşı petrol yaptırımlarına bu kadar kısa sürede uyum sağlamamız Amerikayı bile şaşırtmıştır. İrandan bir damla petrol alamaz iken nasıl S-400 alacağımızıda anlamış değilim. S-400 alımı için on iki başlıktan oluşan CAATSA yaptırımları gelirse 2.5 milyar dolar verdiğimiz bu füzeleri daha ucuz fiyata üçüncü ülkelere satmak ya da ülkemizdeki Amerikan üslerinden ve sınırlardan uzakta konuşlandırmaktan başka çaremiz yok gibi. Zaten bu füzelerin gelişi konusunda Hulusi Akardan gelen teslimatın Hazirana yetişmediği sonraki aylara kalacağı yönündeki açıklama bile doların 6 liranın altına gelmesi için yeterli oldu.
Ülkede hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğü alanında büyük sorunlarımız olduğu herkesin malumu. Bugün Cumhurbaşkanınca açıklanacak ve benimde yazım çalışmalarına katkı verdiğim Yargı Reformu Strateji Belgesi neler getirecek göreceğiz. Doğu Akdeniz ve İran kaynaklı jeopolitik riskler ve seçim ortamı durumu ekonomik olarak daha kötüleştiriyor. Bu şartlarda yurtdışından kaynak bulmakta diğer ülkelere göre çok daha dezavantajlıyız. Önümüzdeki oniki ayda 36 milyar doları kamuya ait 177 milyar dolar borç ödenmesi gerekiyor. Kamu kendi borçlarını ödese bile özel sektörün böyle bir imkanı yok. Tek çare daha yüksek faiz ile yeniden borçlanmak. Döviz alım satımlarına getirilen her kısıtlama dünya piyasalarında ülkemizde serbest piyasa ekonomisine baskı olarak görülüyor. Bu da bize faiz kur ve enflasyon artışı olarak yansıyor.CDS primleri 500 ü geçti. Borsamız demokrasinin olmadığı Rusya borsasından bile daha ucuz ama talep yok. BES fonları ile hisse alma zorunluluğu getirip borsayı ayakta tutmaya çalışıyoruz.
Avrupa ,Rusya,ABD,İsrail ülkenin yarısının iktidarın karşısında olduğunu biliyor.Ülkede yeniden milli birlik sağlanmalı , ben cumhurbaşkanı olduğuma göre ülkenin yarısının oyu ile tamamına hükmederim anlayışından,işadamına sanatçıya sporcuya iktidar aleyhine konuşma yasağı getirme huyundan vazgeçilmelidir.Ülkenin kurucu değerlerine saygı duyulmalı ,iktidarın oy alamadığı halk kesimin milli meselelere desteği sağlanmalıdır.Yoksa gelecek yıllarda BEKA problemini tartışacağımız bir ülke bile kalmayacaktır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.