Altın 6376.41 %0.52
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4369 %0.04
Euro 53.4261 %-0.39
Sterlin 61.4615 %-0.02

'Doktor arkadaşın mı evlat!'

Bir süredir hastane, ilaç doktor mesaimiz var.

Allah tüm hastalarda beden ve ruh şifası versin….

“Allah ne düşürsün ne de yokluğunu versin” deriz ya…

İşte öyle yerler hastaneler.

Son hastane ziyaretimizde bir günlük misafirliğimiz oldu koca dedemle.

83 yaşında bir çınar.

Yozgat Şehir Hastanesi’inin Nöroloji bölümünde zorunlu istirahatimiz oldu.

Neredeyse bir asra varan ömründe neler yaşamış neler bir çınar.

Maalesef ecdadımızın geçmişin yaşanan savaşlarla dolu bir imtihanın ardından yokluklar geliyor.

Muhtaçlıkla dolu zorlu yıllar.

O yılları yaşamış; emeğiz, alın terinin, yokluğun insan nefsini dağlayan dayanılmaz acısını yaşamış yorgun bir beden.

Acil servisle başlayıp; kardiyoloji bölümü sonrasında nöroloji servisine uzanan bir günlük yolculuğun ardından yataklı servise ulaştık.

Doktorumuzun son kontrollerinin ardından koca dedem kulağıma eğilip “Oğlum doktor çok yakın arkadaşın mı” diye sordu.

Nasıl yani dedim.

Yatağı gösterdi kısık sesle, sonra hastanenin ihtişamı ve gösterilen ilgiden bahsetti…

Hastanede gösterilen ilgi ve hijyen dedem de ‘tanıdık ayrıcalığı’ düşüncesi doğurmuştu.

E, bir tanıdık olmalıydı bu denli ilgi ve alakanın ardında.

Kafasında kısa bir muhasebe yapmış yakın ilgisini de gördüğü doktorun mutlaka tanıdık biri olabileceği düşüncesi hasıl olmuştu zihninde.

Geçmişi yokluk, zorluk ve devlet vicdanından yoksun bürokrasi ezikliği ile geçmiş 83 yaşındaki bir adamdan böyle bir yorumun gelmesine çok da şaşırmadım.

Hastanede, okulda, adliyede, devletin bilumum kurumlarında itibar görmemiş, üstüne üstelik horlanmış, ezilmiş, hiç durumuna düşürülmüş bir millet.

Aslında sadece dedemde değil bu gün yeni nesil gençlerde dahi bu ezilmişliğin tesirini görmek mümkün.

Muayene için gittiği hastanede doktora hastalığını soramayacak kadar çekingen bir milletiz.

Şaka gibi ama gerçek.

Şehir hastanesinin ihtişamı, temizliği, kısa sürede tamamlanan işlemler, hemşiresinden, doktoruna gördüğü ilgi dedeme ayrıcalıklı yani torpilli olduğu düşüncesi oluşturdu.

Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim.

Sağlıkta geldiğimiz noktaya mı sevinmeli yoksa yıllarca benim insanıma zulmü reva gören kamusal yapıyı ‘kader’ bilip boyun eğen insanımın çektiğine mi?

Bu arada dedemin sözleri Şehir Hastanesi için bir solan olabilir.

Şu bir gerçek ki her insanı özellikle sağlık hizmeti bakımından memnun etmek zor.

Lakin dünün çile ve yokluk dolu yıllarını yaşamış koca yürekli yorgun insanları için gösterilen bir tebessüm dahi huzurun ve şükrün adıdır.

Tıpkı şehir hastanesinde yaşadığımız gibi.

Bu vesile ile tüm hatalara Allah’tan şifa ve huzur, vicdanı il görevini yapanlara da teşekkür ediyorum.

Selametle kalın….

(Diyeceksiniz ki bu hastanede hiç mi eksik, aksak, düzensiz yerler yok. İnsanın olduğu, hizmetin olduğu yerde elbette ki olur. Onu da birkaç güne kadar konuşalım olur mu?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tarık Yılmaz Arşivi

Bayramlar vardır…

22/05/2026 02:10