Yanlış anlaşılmasın,
Zenginin parası züğürdün çenesini yorar hesabı oluyor.
Lakin kimsenin parasında değiliz, Allah herkesin birini bin yapsın ancak mümkünse döviz üzerinden olmasın.
Neredeyse her ortamda artık dövizdeki artış konuşuluyor.
Fakat işin ilginç tarafı insanlar bir birinin kazandığı döviz kârını hesap ediyor.
Altından elde edilen gecelik kârın yüzdesi ince ayrıntısına kadar inceleniyor.
Anlayacağınız Amerika’nın döviz oyunu bizleri iyiden iyiye bu dünya hesabına yönlendirdi.
Dünya hesabı ne kadar kar ettiriyor, kimlerin cebine ne giriyor hesabından yarın ne olacağı konuşamaz olduk.
Ve enteresandır döviz üzerinden iki yüzlü karakter yapısını ele alanlar çoğaldı.
İçindeki ile dışındaki bir birini çok fazla tutmuyor bizim döviz yüzlülerinin.
YARIN NE OLUR?
Dövizdeki artış tıpkı kanser hastasının kemoterapi tedavisi alması gibi.
Kemoterapinin şifasının yanındaki tahribatı gibi.
Şuan dövizdeki sanal artışla parasına para katanlar aslında yarın yaşayacakların kaybın çok da farkında değiller.
Cebimizdeki para artarken yaşadığımız toplumda günlük giderlerin hangi ölçüde olduğunu da çok iyi hesap etmek zorundayız.
Global ekonomi bu gün için dengesizliğini global yapının dışında tutup, Türkiye’ye zarar vermeye çalışırken, bunun yansımalarını bu gün bireysel kazanca dönüştürdüğünü düşünenler büyük bir yanılgı içerisindeler.
Eldeki dövizleri bozdurup kurtulmak şuan için çözüm gibi görünüyor.
Fakat yapacak da bir şey yok.
Daha önce de konuştuk, üretmeyen bir ülke için Allah’a şükürler olsun dirayetimiz yerinde.
Fakat gerçekler de gözardı edilmemeli.
Vakit yaşadıklarımızdan ders çıkarma milli ekonomi modeline dönme vaktidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.