Altın 6414.45 %1.12
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4593 %0.04
Euro 53.4609 %-0.33
Sterlin 61.5308 %0.09

Eğitimin bir kaliteli yüzü bir de…

Eğitim yılı dün başladı.

Birinci sınıflar için bir hafta öncesiydi maratonun zamanı.

Tüm öğrenci, öğretmen, yönetici ve veliler için iyi bir eğitim yılı olmasını diliyorum.

Fakat tek başına dilek ve temenni de bulunmak yeterli gelmiyor.

Yozgat!

Yıllardır sağlık, yol ve bunların yanında eğitim problemi ile gündeme geldi.

Yanı başındaki Kırşehir eğitimde Türkiye sıralamasının ön saflarında yer alırken Yozgat’ın neden esamisi okunmuyor?

Evet, eğitim uzun soluklu bir mesele.

O yüzden eğitimde ‘başarısızlık’ kavramını kimse üzerine alınmıyor!

Alınmıyor lakin geçen zaman öylesine acımasız ki bir patoz misali çocuklarımızı, taze fidanları, beyinleri öğütüp gidiyor.

Hayali İmam-Hatip’te eğitim görmek olan ancak bu idealine hiçbir zaman ulaşma imkanı bulamayan biriyim.

Son dönemde bu alanda ciddi adımlar atıldı, atılmaya da devam ediyor. Memnuniyetle karşılıyorum.

Fakat…

İmam-Haitplerin sayısını çoğaltmak adına çok fazla okulu heba ettik.

Yürek sızı…

Her binayı İmam Hatip okulu yapmayı imam hatipli sayısını çoğaltmak olarak görmek bakar kör olmaktan başka nedir?

Eğitimde kalite tamda burada sorgulanıyor.

Ne demişler ‘Yarım hoca dinden, yarım doktor candan eder…’

Bizler maalesef her şeyin yarımına talibiz! İmam-Hatip’leri çoğaltırken vasıfsız ve kalitesiz eğitimle gündeme gelen eğitim yuvaları haline getirmeyelim.

Eğitimde kalite denildiğinde Yozgat nerede?

Durun hemen izah edeyim.

Eğitim yavaş yavaş siyallaşan bir kurum oldu.

Liyakatin hava gibi, su gibi olmaz ise olmazı olan eğitim maalesef liyakat ötesi bir hal aldı.

Biraz olsun umut beslediğim yeni Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk’un geçenlerde sarf ettiği şu söz tüm kurumlarda olan ancak eğitimde acısı daha çok hissedilen liyakat gerçeğini ortaya koyuyor:

"Biz ilişkileriyle değil, yeteneğiyle, becerisiyle bir yere gelmiş insanlar öne çıksın istiyoruz.”

Bence her kamu kurumunun duvarına kalın puntolarla yazılmalı bu söz.

Eğitimde başarı denildiğinde kat etmemiz gereken mesafelerin olduğunu ancak atılan adımların henüz yeterli gelmediğinin altını çizmek istiyorum.

Görevini aşkla yerine getiren, siyaset balçığına bulaşmamış, her şeye ama her şeye rağmen ilim, irfan ışığının sönmemesi için çaba sarf eden eğitimcilerimizi tenzih ediyor, saygı ile selamlıyorum.

Bizler her daim eğitimin kaliteli yüzünü görmeye çalıştık, diğer; başarıdan uzak, siyasete bulaşmış, sorunların sümenaltı edildiği yüzünü ise görmedik.

Çocuğunun eğitim kalitesinden memnun olmadığı için göçmek zorunda kalan insanların bulunduğu bir şehir olarak anılmak ağır geliyor.

Bu acı hakikat sorumluluk sahibi her eğitimci ve yöneticiye ciddi sorumluluklar ve vebal yüklüyor.

Eğitim yılının başında yapılacak çok fazla işimizin olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Ne diyor Sayın Bakan; “Biz ilişkileriyle değil, yeteneğiyle, becerisiyle bir yere gelmiş insanlar öne çıksın istiyoruz. Eğer bunu yapamazsak Milli Eğitim Bakanlığına dünyanın en iyi yöneticilerini getirin oradan bir şey çıkmaz. Üretim yeri mutfak, sizin bulunduğunuz yerlerdir.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Tarık Yılmaz Arşivi

Bayramlar vardır…

22/05/2026 02:10