Ömer Tansel
En az medya'ya güveniyoruz ve farklılıklara kapalıyız...
Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Merkezi tarafından yapılan “Türkiye Sosyal- Siyasal Eğilimler Araştırması” sonuçları yayınlandı. Türk toplumunun farklı konularda neler düşündüğünü ortaya koyan bu araştırma sonuçları toplumun bugünkü ruh halini anlamamızda bize önemli bilgiler veriyor.
Araştırma 11 Aralık 2017- 7 Ocak 2018 tarihleri arasında 26 Kent merkezinde yaşayan 18 yaş üzeri bin kişi ile yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi. Türkiye’nin gündemindeki ana sorunlar olarak terör, FETÖ ile mücadele ve ekonomik sorunlar görülüyor. Hükümetin terörle mücadelesi başarılı bulunuyor.
Hükümetin dış politikası başarılı bulunurken Suriye politikasına destek yüzde 38,5’de kalıyor. Suriye politikasının desteklenmesi konusunda parti seçmenlerinin tercihlerinde büyük farklılıklar var. Ak parti seçmeninin yüzde 63,6’sı hükümetin Suriye politikasını desteklerken CHP seçmeninin ancak yüzde 20,2 ‘si MHP seçmeninin de 16,7’si Suriye politikasına destek veriyor. Sınır ötesi operasyonlara yüzde 56,4 ile destek verilirken yabancı ülkelerde asker bulundurmaya dönük destek oranı yüzde 48,1 oranına yükselmiş durumda.
Türkiye açısından tehdit olarak hangi ülkeyi gördükleri sorulduğunda son birkaç yıldır son derece kötü ilişkilere sahip olduğumuz ABD birinci sırada yer alıyor. ABD’yi ise İsrail takip ediyor.
Dost ülke olarak ise Azerbaycan, KKTC, Rusya ve Gürcistan görülüyor. Türkiye kiminle ittifak yapmalı? sorusuna ise öncelikle araştırmaya katılanlar Türk devletleri, İslam ülkeleri ve Rusya olarak cevaplıyorlar. Bununla birlikte toplumun yüzde 59,2’si NATO üyeliğinin devamından yana bir tavır takınırken toplumun yüzde 38,9’u ise Türkiye’nin tek başına güvenliğini sağlayabileceğine inanıyor.
Türk toplumunun AB’ye üyelik noktasındaki desteği artmış gözüküyor. Yüzde 57,8’lik bir destekle AB üyesi olmamız gerektiğine inanırken bunun gerçekleşebileceğine olan inanç ise yüzde 38,5 düzeyinde kalıyor.
Hükümetin Kürt politikası yüzde 43,5 oranında desteklenirken çözüm sürecinin yeniden başlaması ise yüzde 57,7 ile istenmiyor. Kürt kökenli vatandaşların ana talebi ise araştırmaya göre daha demokratik bir Türkiye talebi olarak gözüküyor.
Ekonomik olarak eskiye kıyasla daha kötü durumda olduğunu söyleyenlerin oranı 55,1’e ulaşmış durumda buna karşın hükümetin ekonomi politikalarının başarılı bulunduğuna dair oran ise yüzde 47,7’ye yükselmiş durumda.
En önemli ekonomik sorun olarak da işsizlik görülmeye devam ediyor. OHAL sürecine destek ise yüzde 58,5 gözüküyor. Fakat aynı zamanda OHAL sürecinin demokratik hak ve özgürlükleri zedelediğine olan inanç yüzde 46,7 ye yükselmiş durumda.
Yargının siyalaştığını düşünenlerin oranı yüzde 50,6 düzeyinde. En az güvenilen kurumların başında ise Medya geliyor. Toplumun sadece yüzde 35’i medyayı güvenilir bulurken en prestijli meslek grubu noktasında gazetecilik yüzde 1 ile en alt sıralarda görülüyor. Araştırmaya göre en başarılı bulunan siyasi lider Recep Tayyip Erdoğan. Bununla birlikte Türkiye siyasetinde bir boşluk olduğuna inanan seçmen sayısı son derece yüksek bu seçmenlerin yüzde 45,6’sı İYİ partinin bu konuda bir seçenek olduğunu düşünüyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 47,4’ü kendisini muhafazakar ve dindar olarak nitelerken araştırmaya katılanlara:” Kiminle komşu olmak istemezseniz?” sorusuna mülteciyle, Arapla, içki içenle, faklı siyasi görüşte olanla, boşanmış kadınla, farklı etnik kökene sahip olanlarla komşu olmak istemiyoruz. Bununla birlikte yarıya yakını ise benim için önemi yok diyenlerin oranı yarıya yakın olması da sevindirici bir sonuç olarak gözüküyor.
Toplumun yüzde 52,8’i hiç kitap okumuyor. Toplumun yüzde 69,9’u tiyatroya hiç gitmezken sinemaya gitmeyenlerin oranı yüzde 37,6 da kalıyor. Günde 3 saatini televizyon izleyerek geçirenlerin oranı yüzde 44,8 oranına ulaşırken diğer zamanları ise sosyal medya ve bilgisayar oyunları ile meşgulüz.
Araştırmaya katılanların yüzde 52, 5’i mutlu olduğunu belirtirken yüzde 61,2’si ise Türkiye’yi terk etmeyi düşünmediğini belirtiyor.
Araştırma sonuçlarının ortaya koyduğu sonuçların farklı araştırmalarla karşılaştırılması gerekliliği elbette ortada fakat yukarıdaki sonuçların bugünkü toplumsal ruh halimizin ne derece karmaşık olduğunu göstermesi de bir gerçek olarak karşımızda.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.