Altın 6371.39 %0.43
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4374 %0.03
Euro 53.4294 %-0.37
Sterlin 61.4568 %-0.03

Engelsiz bir Yozgat ve Türkiye için

Türkiye’de yaklaşık 8.5 milyon civarında engelli vatandaşımız yaşıyor. Bu kadar büyük bir engelli nüfusuna sahip olmamıza karşın engelli vatandaşlarımıza dönük toplumsal farkındalığımızın yüksek olduğunu söyleyebilir miyiz?
Eminim çoğumuz bu soruya gönül rahatlığıyla evet diyemeyecektir. Bu ülkede fiziksel engele sahip bir bireyseniz kaldırımda yürümekten , asansöre binmeye, araba kullanmaktan; engelli park alanınızın işgal edilmesine kadar varacak çok çeşitli alanlarda hak ihlalleri ile karşılaşmanız mukadderdir. Dolayısıyla engellilerle birlikte ortak bir yaşam kurmanın temel kuralı olan empati duygusu toplumsal açıdan bizim ülkemizde pek gelişmemiştir.
Hala binlerce engelli vatandaş başta eğitim olmak üzere temel insani haklarından mahrum bir biçimde ülkemizde yaşam mücadelesi vermekte. Devletin engelli vatandaşlara dönük uygulamaları son on yılda gelişme kay-detmiş olsa da halen istenilen düzeye ulaşılamadığı çok açık. Örneğin bugün herhangi bir devlet dairesine tek başına gidip işlemlerini yaptırmak isteyen bir engelli vatandaş öncelikle mekandan kaynaklı fiziksel engellerle karşılaşmak zorunda kalıyor. Kamu binalarımızın yüzde doksanı engelli vatandaşlarımıza uygun bir yapıda olmadığı için engelli vatandaşlarımızın kamusal hizmet alma hakkı da bizzat devlet tarafından engellenmiş oluyor.
Devlet, yapılacak olan tüm yeni kamusal binaların engellilere dönük bir biçimde yapılması ve mevcut kamu binalarının ise engelli vatandaşların hizmet almasına dönük bir biçimde dönüştürülmesi kararını yıllar önce almış olması ve bu noktada yasal açıdan uygulanması zorunlu yönetmelikler çıkarmasına rağmen şu an ki duruma baktığımızda bir arpa boyu yol gidemediğimiz çok aşikar. Mesele sadece fiziksel engellilerle sınırlı değil örneğin bu-gün ülkemizde doğan her 68 çocuktan birisi otizmli olarak doğuyor.
Ve bugün ülkemizde 1 milyon 142 bin 586 otizmli birey bulunmasına rağmen toplumunun büyük çoğunluğunun bilinç düzeyi çok düşük. Geçen yıl uygulamaya konulan otizm eylem planı bu noktada toplumun bilinç düzeyinin yükselmesinin yolunu açabileceğini düşünmekle birlikte bu konuda henüz gidilecek çok uzun bir yol olduğu açık. Engelli vatandaşlarımızın sorunlarının çözümü için öncelikle toplumsal farkındalığımızı arttırmamız gerekiyor. Engelli vatandaşlarımızı toplumsal hayatın içine çekmek ve onların yaşam alanlarını onlara göre biçimlendirmek durumundayız.
Kanaatimce engelli vatandaşlarımızın sorunlarının muhatabı olacak yeni kamusal mekanizmalara ihtiyacımız var. Birçok defa yazdığım üzere bunun için ilk adım bir Engelliler Bakanlığının kurulmasından geçiyor. Bugün için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görev alanı içerisinde yer alan engelli sorunlarının müdürlükler düzeyinde çözülmesi çok da gerçekçi gözükmüyor. Bununla birlikte merkezi yönetimin çözüm ortağı konumunda bulunan yerel yönetimlere büyük görevler düşüyor. Son on yılda yerel yönetimlerde engellilere dönük politikaların arttığını görmek sevindirici olsa da bunun tüm yerel yönetimlerde zorunlu bir biçimde kurumsallaşması son derece önemli olacaktır. Belediyelerimizde engelliler ile ilgili birimlerin oluşturulması ve bu konuda eğitilmiş nitelikli kişilerin istihdamı son derece önemli.
Yerel yönetimin ortaya koyduğu her projenin ve uygulamanın engelli vatandaşlar gözetilerek meydana getirilmesi genel bir kural haline gelmelidir. Yerel yönetimler engellilere dönük ortaya koyacakları politikaları yerelde engellilerin oluşturmuş oldukları sivil toplum kuruluşları ile birlikte kararlaştırmalıdır.
Örneğin Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan “Engelsiz Hizmet Komisyonu” şehirde yaşayan engelli vatandaşlar ile yerel yöneticileri bir araya getiren bir mekanizma görevi üstlenmekte. Bu komisyon vesilesiyle engellilere dair sorunlar bizzat engelliler tarafından dile getirilmekte ve çözüm yerel ve kamu yöneticileri tarafından birlikte üretilmekte. Bu komisyon benzeri bir komisyonu Yozgat’ da kurabilmemiz halinde Yozgat’ da yaşayan engellilerin sorunlarının tespiti ve çözümü noktasında önemli bir adım atılmış olacaktır. Başta valilik ve belediyemiz olmak üzere bu konuda adım atabilirse şehrimizde yaşayan engelli vatandaşlarımızın çok daha konforlu bir biçimde yaşamasını sağlayabileceğimizi düşünüyorum.
Engelli vatandaşlarımızın sorunlarını elbette bir günde çözemeyiz fakat doğru politikalar ortaya koyar ve bu politikaları da kurumsal yapılarla tahkim edersek bu şehir ve bu ülke engelli vatandaşlarımız için çok daha yaşanılabilir bir şehre ve ülkeye dönüşecektir. Engelsiz bir Yozgat ve Türkiye umuduyla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Tansel Arşivi