Divan şairi. 1851’de Yozgat’ta doğdu. Asıl adı Mehmet Sait olan şair, Demirli Medrese’de öğrenimini tamamladı. Ömer Ragıp Efendi’den Arapça ve Farsça dersleri aldı. Şiirlerinde Fennî takma adını kullandı. Şair, Yozgat Meclis İdaresi başkâtipliği, vergi başkâtipliği görevlerinde bulundu. Ankara Lisesinde edebiyat öğretmenliği yaptı.İyi bir şair olduğu kadar iyi bir hattat (yazı sanatıyla uğraşan kişi), hakkâk (mühür kazıyan, maden, taş, tahta, yaprak vb. üzerine şekiller çizen, yazan kişi) olarak da tanındı.Ayva ve ceviz yaprağı üzerine gözeneklerini boşaltarak yazdığı yazılardan biri günümüze ulaşmış olup Akademisyen Ali Şakir Ergin’in özel koleksiyonunda yer almaktadır.Pirinç tanesine İhlas suresini ve Ayetü’l-kürsî’yi yazdığı bilinmektedir. Şairin kendi adıyla yazdığı bir Fennî Divanı vardır. Divanındaki şiirlerinden bazıları M. Vehbi Ulusoy tarafından 1938’de Yozgat Halkevi tarafından çıkarılan Bozok dergisinin değişik sayılarında yayımlandı.Bu divan, şairin damadı tarafından sonra ortaya çıkarılmış olup Ali Şakir Ergin’in özel kütüphanesinde bulunmaktadır. Söz konusu eser Ali Şakir Ergin tarafından bastırılarak yayımlanmıştır. Fennî, divan şairi olmasına karşın hece ölçüsüyle de şiirler yazdı. Ama asıl şiirleri, babasının ve hocasının kasidelerinden aldığı esinle yazdığı gazelleridir. Fennî’nin dikkat çeken bir yönü de tasavvuf şair oluşudur. Bu konuda “Emekli Öğretmen Hüsnü Köktürk”ün bir incelemesini aşağıdaki linki tıklayarak okuyabilirsiniz. 1920 yılında ölen şair yörede Fennî Baba olarak anılır.(
Önceki ve Sonraki YazılarYAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.