Ey güler yüzlü şehir;
Bildim adın Yozgat'mış.
Bir pirin duasıyla
Hak, yozuna yoz katmış,
Daha sonra kızının
Mayasına naz katmış
Şükür birinciyi çok
İkinciyi az katmış
Kızıyla evlenenin
Kışlarına yaz katmış…
Diyor Arif Nihat Asya.
* * *
Ey güzel şehir Yozgat!
Kaderine kim makus dedi ise onlar makus, her kim ki kaderine kara çaldı ise onlar karanlıktan kara…
Şu şehrin ne kısır çekişmelere ne de fıstığın yeşili türünden gereksiz tartışmalara ayıracak vakti yok oğlu yok!
Ardıma dönüp baktığımda ‘fıstığın yeşilini tartışmaktan’ neler kaybetmişiz neler daha net görüyorum.
Şehir Hastanesi kaç yıl gecikmeli yapıldı biliyor musunuz?
Yeri kah orası olacak bura olacak tartışmaları yüzünden neredeyse 5 yıl gecikmeli yapıldı yeni hastane.
Aynı yanlış tartışma zamanında Sorgun’da da yaşandı.
Kimi zihniyet ilçenin doğusuna kimisi ise batısına yapılması yönünde görüş bildirdi.
Öyle çekiştirildi ki, hastane bilmem kaç yıl gecikmeli yapıldı.
Aynı şekilde Yimpaş’ı çekiştirdik.
Bu gün yerinde yeller esiyor.
Tekel Bira Fabrikası, bira fabrika üretiyor kapansın dedik, yerinde yeller esiyor.
Giden gidiyor, ama biz fıstığın yeşilini tartışmaya devam ediyoruz.
Giden gidiyor, bizler bir birimizin elindeki almaya devam ediyoruz.
Şu sıra fıstığın yeşili; Nohutlu Tepesi mi olmalı Şahin Tepesi mi olmalı?
Şehirlerle özdeşleşmiş isimler değir mi?
Değişmemeli.
Lakin Nohutlu Tepesi’nin ismi Şahin Tepesi olunca Yozgat ne kaybeder, olmayınca ne kazanır?
Tartışalım, konuşalım ancak sanki şehrin tek sorunu, memleketin problemi bir tepenin isim problemimi olmalı?
İsim tartışmaları yüzünden insanları yıpratmak, ayrıştırmak, kaş yapalım derken göz çıkarmak anlamına gelir.
Bırakalım fıstığın yeşilini Yozgat’ın renkleri soluyor ona bakalım.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.