Tarık Yılmaz
Geçenlerin değil duranların şehri…
“Yozgat’tan göçenler neden geri dönmez” diye sorduğumda Halil Ceylan Bey’den anlamlı bir yorum geldi.
Yazılarımıza, haberlerimize gelen yorumları tahmin edemeyeceğiniz kadar önemser, ciddiye alır, değerlendiririz.
Hakaret içermediği, kasıt gözetmediği müddetçe her yorumdan hem şahsımız hem de mesleğimiz adına kazanımlar sağlarız.
‘Gidenler neden dönmez’ başlıklı yazıma Halil Bey’in yorumu oldukça manidar.
O yorumu bir kez daha hatırlayalım:
- Tarık Yılmaz Bey, çok önemli bir konuyu gündeme almışsınız tebrik ederim. Yıllar önce konusunda uzman bir beyle yaptığım görüşmede illerin göç verme ve geri dönüşün olmaması konusunda şunu demişti: Bir ilin yetiştirdiği, ilim, bilim, ticaret, bürokrat ve özellikle milletvekilleri/bakanları tatillerini geçirmek için kendi memleketlerinde evleri yoksa, milletvekilleri/bakanları bu görevleri bitince memleketlerine dönüp burada yaşamaya devam etmiyorlarsa ol il yaşanacak il değil ve bu problemde asıl problem kendileridir."
Devam ediyor yorum:
- Yozgat’ın sayesinde özellikle; milletvekilliği, bakanlık, başbakan yardımcılığı, meclis başkanlığı yapmış kişiler Yozgat’a geri dönmüyorlarsa, il dışında geçinmeye çalışan garipler-memurlar nasıl ve ne diye geri dönsünler?
Haksız mı Halil Bey, yerden göğe kadar haklı.
Şimdi farklı bir yorumu daha paylaşmak istiyorum.
Yozgat’ta görev yapan yöneticilerden biriyle sohbetteyiz.
Yozgat’a dair yorumları geliyor; “Keşke” diyor, “Yozgat, insanların gelip geçtiği bir il olmasa. İnsanlar konaklasa bir çay içimliği için dahi olsa. Mesela şehrin girişine tanıtım amaçlı materyaller yapılsa, çıplak tepeler, ya da tam girişinden itibaren düzenleme yapılsa. Hiç olmasa şehrin girişinden itibaren özel bir ışıklandırma sistemi yapılsa…”
Yorumun devamında gazetemize yönelik tavsiyelerde de bulundu sayın yönetici.
Memnun oldum, teşekkür ettim.
Gazetem adına almam gerekenleri aldım ya şehir adına alması gerekenler!
Onlara da bu mesajı iletmek adına sohbetimizin bir bölümünü paylaşmak istedim.
Sanki Yozgatlı olmayan, şehrimizde memuriyet, ticaret veya eğitim amaçlı bulunanlar bizden daha çok dertleniyor Yozgat adına.
Yozgat’ın gelişip, kalkınması ve güzelleşmesi adına öyle ilginç fikirleri, anlamlı ve içi dolu tavsiyeleri var ki, duyduğumda Yozgatlı bir gazeteci olarak neden düşünmediğimi iç çekişlerle dile getiriyor, kendi kendime kızıyorum.
Sanırım biraz daha derinden ve alıcı gözle dertlenmek gerekiyor.
Kim bilir belki biz de zamanla körleşiyor, mevcut yapıya alışmaktan kurtaramıyoruz.
O yüzden dinlemeli, karşıdaki ne konuşuyor görmek adına dinlemeli.
Şimdi sormak istiyorum, Yozgat neden gelip geçilen şehir olsun durup dinlenilmesi gerekirken?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.