Divane gönlüme sözüm geçmedi,
Bir ummana yelken açmış gidiyor,
İki yoldan doğrusunu seçmedi,
Karanlığa doğru geçmiş gidiyor.
Aşk atına binip sürmek istemez,
Hakikat yoluna girmek istemez,
Mürşidi kamile ermek istemez,
Nefsin şarabını içmiş gidiyor.
Bazı engin deryalarda yüzüyor,
Bazı çıkıp gökyüzünde geziyor,
Bu alemi bir potadan süzüyor,
Bir meçhule doğru uçmuş gidiyor.
Ferman dinlemiyor, öğüt tutmuyor,
Şu feleğin çileleri bitmiyor,
Gayrı bu dünyaya meyil etmiyor,
O kendi yolunu seçmiş gidiyor.
Her tarafa vurmuş dertli başını,
Gam gasavet tamamlamış yaşını,
Eşini, dostunu öz gardaşını,
Terk-i diyar edip göçmüş gidiyor.
Omuzlamış şu dünyanın yükünü,
Düşünmez ki Azrail’in okunu,
Bu tarladan yetmiş yıllık ekini,
Deneyi dutmadan biçmiş gidiyor.
ZAMANÎ’ de böyle döndü şaşkına,
Derman olmaz çaresize, düşküne,
Kâinatı yaradanın aşkına,
Kaynayıp, köpürüp, taşmış gidiyor.
ŞAİR ZAMANÎ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.