Ahmet Sargın
Gençlik Bir Milletin Geleceğidir
Gurur duyulacak genç bir nüfusa sahibiz. Dünya yaşlanıyor, genç kalanlar güçleniyor! Türkiye genç nüfusu ile dikkat çekiyor. Buna sevinmek gerekir mi? Elbette, geleceğimizi genç beyinlere teslim edeceğiz diye gurur duymamız sevinilecek bir konudur. Ayrıca vatan millet sevdalısı gençlerimizle övünüyoruz!
Genç nüfusa sahip olmak bizim için yeterli mi? Elbette ki hayır! Gençliğin eğitimi ve geleceğe hazırlanması çok önemli. Mesela en büyük eksikliğimiz bizim, devlet adamı yetiştirememek. Devlet adamlarımız hayatın içinden çıkıyor! Yaşadığımız olaylar, şartlar yeni devlet adamlarını doğuruyor.
Batı hayranlığı bizim aydınlarımızın temel düşüncesi olmuş. Sanki batı devlet adamı yetişiyormuş gibi? Bunların çoğunu da kaybetmişiz, yetiştikleri ülkede kalıp geriye dönmemişler! Batı kültürü alan aydınlar ülkesine dönünce de kendi kültürlerine yabancı kalmışlar, halkı aşağılayıp, öz kültürlerine ters düşmüşlerdir. Uzunca bir dönem yaşadığımız devlet adamı halk uyuşmazlığı bu aydınların ürünüdür.
Kendi kültürümüzle, milli ve manevi duygularla yetiştireceğimiz aydınlara her zaman ihtiyaç duymuşuzdur. Türk siyasi hayatında parlayıp ülkede milli bir kalkınma başlatan aydınlar da bunlar olmuştur. Batı düşüncesi ve batı hayranlığı bizde bir hastalık haline gelmiştir. Kalkınmayı ve gelişmeyi batı kültürüyle olacak zanneden bu zavallılar batının ahlaksız kültürünü alıp kendi kültürüne yabancı kalmışlar ve yozlaşmışlardır. Bunu da medeniyet zannetmişlerdir!
Bu noktada söyleyeceğimiz çok şey var. Ülkemiz de ciddi bir potansiyel güç olan gençlerimizin milli ve manevi duygularla yetişmesi çok çok önemlidir. Ailelere büyük sorumluluk düşüyor olsa da asıl sorumluluk devlete düşmektedir. Gençliğin eğitiminde devlet asli görevlidir. Geleceğine sahip çıkma adına gençliğe el uzatma devletin milli görevidir.
Ne yazık ki bugün gördüğümüz kadarıyla bu eğitim verilememekte, gençler başı boş ve sorumsuz bir hayat sürmektedir. Bu suç gençliğin suçu olmayıp biz büyüklerin de suçudur dersek yanlış ifade etmiş olmayız? Devletin hayalleri, idealleri ve hedefleri vardır. İnsanını da bu ideallere ve hedeflere göre yetiştirir. Gençlere verilmesi gereken eğitim milli ve manevi duygularla perçinlenir. Biz bu eğitimi yıllarca ihmal etmiş durumdayız. Sorumsuz, başı boş ve işsiz gençlik bizim en büyük sorunumuzdur.
Gençlik nereye gidiyor? Diye sormanın ötesinde, bu gençliği biz geleceğe nasıl hazırlamalıyız diye planlar yapmak zorundayız. Devlet, millet, namus, şeref ve haysiyet duyguları ile donanmış; ahlaki değerlerle bezenmiş bir gençliğe ihtiyacımız olmalı! Gençler gençliğin verdiği heyecanı yaşarken milli ve manevi değerlerin de tadını almalıdır diyoruz. Sorumsun ve çılgın gençlikle bu millet bir yere varamaz!
Diyeceğimiz o ki: ciddi bir genç nüfusumuz var. Bu bizim için avantaj durum; fakat onları geleceğe hazılamak da biz işimiz. Bugün Osmanlı’yı eleştirenler Osmanlı’nın Enderun mekteplerini yeniden gözden geçirsinler diyoruz. Gençlerin eğitiminde aileye, okula önemli görevler düşüyor olsa da asıl görev devlete düşüyor. Şimdi biz bunu yapmazsak devleti sağlam temeller üzerine oturtamayız. Nasıl bir eğitime cevabımız: Milli ve manevi duygularla desteklenmiş olan insani bir eğitimden söz ediyor. Birileri kabul etmese de gençlerimize hem dünyasını hem de ahiretini kurtarmaya yönelik milli ve insani bir eğitimi vermek zorundayız!..
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.