Kenan Eroğlu
Gerçek bir dava adamı Memduh Şenol'un ardından
‘Memduh Şenol’ ağabeyin ardından bir yazı yazmak elbette çok güç ama yakından tanıyan biri olarak birkaç satır yazmak ve onu anmak bir mesuliyetti.
Yozgat “Genç Ülkücüler Teşkilatı” 1970 yılının başlarında faaliyete geçmişti. O günlerde İstanbul’da yayın yapan “Milli Hareket” dergisinin Haziran 1970 tarihli sayısında yayınlanan bir habere göre; “Büyük Türk Milleti”, “Çilekeş Halkım” sözleri ile başlayan ve “Ey Türk Titre ve Kendine Dön”, “Yaşasın Milliyetçi Gençlik”, “Kahrolsun Türk Düşmanları” sözleri ile biten. Uzun ve çok muhtevalı ilk bildirisini Mayıs 1970 tarihinde yayınlayarak Un Pazarı mevkiinde faaliyetlerine başlamış, adını duyurmuştu.
Ben de yaz aylarında (4 Temmuz 1970) yapılan meydan toplantılarından sonra derneğe gidip gelmeye başlamıştım.
Dernekte her hafta cumartesi günleri saat 13.00 de seminer yapılır çeşitli konularda bilgiler verilirdi.
Kısa süre sonra derneğin müdavimleri arasına katılmıştım. Sevmiştim burasını, her fırsatta gidiyordum. Dernekte “beyaz benizli bir adam” vardı sürekli seminer veriyor ve sohbet ediyordu. “O”, “Memduh Şenol Ağabeydi”. Bu “beyaz benizli adam” sohbetleri ve konuşmaları ile bizim milli duygularımızı geliştiriyordu. Konuşmaları hoşumuza gidiyordu. Daha önceden okuduğum tarihi romanlarda anlatılanlar ile “Memduh Şenol ağabeyin” anlattıklarının bazı bölümleri birbirine çok benziyordu.
“Memduh ağabeyi” böyle tanıdım. O bize örnek bir şahsiyetti. “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nın kurulmasından itibaren derneğe gelen herkesin üzerinde emeği vardır. O seminer verdiği sırada hem kitap adından söz eder hem de söylediği şeyin hangi kitabın hangi sahifesinde olduğunu dahi belirtirdi. Daha sonradan bana söylediğine göre o günlerde Prof. Dr. Osman Turan’ın “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi” kitabından okuyarak bize seminer verirmiş.
Memduh ağabey çok bilgiliydi, çok dürüst ve temiz bir insandı.
Derneği bizim gördüğümüz kadarıyla “Memduh Şenol ağabey” idare ediyordu. Seminerleri de sürekli kendisi veriyordu, daha sonra Halk Eğitim salonunu Valilik onayı ile dernek seminerleri için aldığımızda “Memduh Şenol” ağabeyin dışında da konferans verenler oldu.
“Memduh ağabeyin” konuşmaları ve sohbetleri diğer arkadaşlarda olduğu gibi beni de derneğe çekiyor ve etkiliyordu. Dernekte bulunmak, sohbet dinlemek ve çeşitli marşlar söylemek bizi çok mutlu ediyordu.
Derneğe gidip geldikçe seminerlere sohbetlere katıldıkça,
Bize bir söz düşmüyordu ama ben en azından birkaç kelam edebiliyordum. Bu durum “Memduh Ağabey’in” de dikkatini çekmiş olmalı ki beni de yönetim kuruluna yazacaktı. (Sonradan öğrendiğime göre; Benim yönetim kuruluna girmem konusunda “MemduhŞenol”, “Ruhi Bacanlı” ağabeylerle “Ali Bozkurt”’un hakkımda olumlu mütalaaları etkili olmuş)
Okulların açılmasından kısa bir süre sonra (8 Kasım 1970) yapılan ilk genel kurul toplantısında yönetime girmiştim. Bünyamin Nazlı başkan, Aziz Erbaz başkan yardımcısı, Kenan Eroğlu sekreter, Osman Fidancı Üye olmuştuk.
Derneğimiz faaliyetlerine devam ederken, daha sonra “Memduh Ağabey” memuriyetten ayrılmış ve Lise Caddesi Kütüphane yanında bir kitabevi (Çığır Kitabevi) açmıştı, oraya da sürekli gider hem kitap alır hem de sohbetine katılırdık.
Bazen de 6-7 arkadaş “Memduh Ağabey” evine gider sohbete katılırdık. Bize çeşitli kitaplar verir okumamızı isterdi.
“Memduh Ağabey” sohbete, seminere, kitaba ve yayınlarımıza çok önem verirdi. Biz de ondan sonra dernekte her zaman seminerlere ve sohbetlere önem verdik.
“Memduh Ağabey”, hem şair hem de yazardı.
Hatta küçük bir şiir (Şah Kartal Göçtü, 1992) kitabına hem önsöz yazmış hem de desenler vermiştim.
“Memduh ağabey”, bana göre bir değerdi. Hiçbir zaman kıymeti bilinmedi, hiçbir zaman hatırlanmadı. O belki de Yozgat’a küsmüş de olabilirdi.
Emekli olduktan sonra Manisa Alaşehir’e yerleşmişti. Arada telefonla görüşürdük. Bazen de bana mesaj atar küçük şiirler gönderirdi.
Gurbet belki de ona zor geliyordu.
Dursun Dede şiirinde;
“Dursun dede dertlerim çok kabardı.
Çıngı çaktı kayaları apardı
Zalım felek dallarımı kopardı.
Koy desinler, Memduh gitmiş ün olmuş
Göz göre-ki Bozok ilde kim kalmış.”
……………………………….
“Derdimede Dursun dede derdine
Ağlaşalım yetimlerin merdine
Biz de varsak göçen kervan ardına
Gurbet elde ocağımı yıktılar
Haberleri yokmuş gibi baktılar.”
“Her nefis ölümü tadacaktır” elbet öyle.
Ailesine ve Ülkücü camiaya baş sağlığı dilerim
Allah rahmet eylesin mekânı cennet olsun.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.