Altın 6370.11 %0.42
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4332 %0.04
Euro 53.4304 %-0.38
Sterlin 61.4568 %-0.03

Hafif Raylı Sistem Projesi üzerine bir kaç soru

9. Yüzyılın ünlü sadrazamlarından Sadık Rıfat Paşa’nın çok sevdiğim bir sözü vardır: “Gidemediğin yer senin değildir.”
Bu söz bugünde geçerliliğini koruyan bir sözdür zira yol medeniyettir. Ulaşım sistemlerinin geliştiği ülkeler kalkınır, zenginleşir ve büyür. Ulaşım sisteminin gelişmemiş olduğu ülkeler ise fakir ve gelişmemiş ülkeler olarak kalmaya devam eder.
Türkiye özellikle son 15 yılda ulaşım alanında çok büyük projelerin gerçekleştiği bir ülke konumunda bu büyük ulaşım projeleri her geçen yıl artarak devam ediyor. Yozgat ise ulaşım söz konusu olduğunda bir takım sorunlarla karşı karşıya bu sorunlar dünden bugüne miras kalan ve asla bir günde çözülmesi mümkün olmayan sorunlar.
Kentsel ulaşım sorunumuz söz konusu olduğunda Yozgat için Hafif Raylı Sistem bir çözüm olabilir mi? Sorusu bizleri son dönemde meşgul etmekte. Bu konuda basından okuduğum kadarıyla lehte ve aleyhte çok sayıda fikir seslendiriliyor. Ben bu fikirlerin hepsine saygı duymakla birlikte konunun bilimsel ve teknik zeminde tartışılmadığı kanaatini taşıyorum. Öncellikle hafif raylı sistemlerin nasıl sistemler olduğu noktasında birkaç cümle sarf etmek durumundayım.
Hafif raylı sistemler yolcu talebinin yoğun olduğu ulaşım koridorlarında tercih edilen sistemlerdir. Maksimum yolcu taşıma kapasitesi 35000 dir. Ortalama seyir hızı 45-50 km dir. Ve maksimum sürati 80 km dir. Hafif raylı sistemlerin maliyeti Km başına 13- 40 milyon dolar arasında değişir. Bu açıdan son derece pahalı yatırımlardır. Örneğin 2012 yılında Samsun Şehir içi için düşünülen 15 km lik Hafif Raylı sistemin toplam maliyeti o günkü bedelle 105 milyon Avro idi. Bu km başına 15 milyon TL yatırım anlamına gelmektedir. Yine 2012 yılında Kayseri Kayseray projesi için planlanan 17 km lik hattın toplam maliyeti ise 100 milyon avro idi. Verdiğim rakamlar 2012 yılının rakamlarıdır dolayısıyla döviz kurunun bugünkü durumunu düşündüğünüzde yukarıdaki maliyet hesaplarının ne derece yükseldiğini düşünebilirsiniz.
Bir başka mesele ise Hafif Raylı sistemin işletme maliyetidir. Personel giderleri, bakım onarım ve tamir masrafları, enerji harcamaları, eğitim giderleri, güvenlik giderleri bu işletme maliyetinin içindedir. Bununla birlikte gelir kaynakları ise yolcu biletleri, reklam gelirleri, ve danışmanlık hizmetleridir. Raylı sistemlerde işletme maliyetleri düşünüldüğünde asla gelir kalemleri gider kalemlerini karşılamaz.
Dünya’da ve Türkiye’de var olan raylı sistemler daima zarar eden işletmelerdir. Sizin sattığınız bilet parası ile sistemi ayakta tutmanız asla mümkün değildir. Gelelim işin mevzuat kısmına eğer Türkiye’de raylı sistem kurmak isterseniz bu iki şekilde gerçekleşir: 1) Raylı sistemi Ulaştırma Bakanlığı kendisine bağlı Alt Yapı Genel Müdürlüğü vasıtasıyla kurar ve işletmeye alır.2) Belediyeler Ulaşım Ana planları içerisinde raylı sistemleri planlar bu planlar Ulaştırma bakanlığı tarafından kabul veya reddedilir. Dolayısıyla raylı sistem kurulması noktasında temel otorite Ulaştırma Bakanlığıdır. Bütün bunları söyledikten sonra bir başka husus ise nüfus problemidir. Yozgat gibi nüfusu yaklaşık 100 bin olan bir kent raylı sistem için gereken yolcu potansiyelinden uzak görünmektedir. Bakanlık yolcu potansiyellerini dikkate alarak raylı sistem kurma kararını verecektir.
Yozgat için olası bir hafif raylı sistem projesinde sorulması gereken 3 temel soru şudur:
1) Hafif Raylı sistem projesini kim finanse edecektir? Yatırım maliyeti milyonlarca dolar olan bir projenin maliyetini kim karşılayacaktır? Bakanlık mı yoksa Valilik ve Belediye mi?
2) Proje bitirildikten sonra sistemin ayakta durmasını sağlayacak ve yine yıllık milyonlarca dolarlık bir bütçeye ihtiyaç duyulacak işletme maliyetini sürekli bir biçimde hangi kurum karşılayacaktır? Bakanlık mı? Valilik ve Belediye mi?
3) Raylı sistemin gerçekleşmesi için mutlaka Ulaşım Ana planının yapılması zaruridir. Bu planlama gerçekleşmeden raylı sistem planlaması yapmak mümkün olacak mıdır? Yukarıdaki sorulara cevap vermeden bu konuda lehte veya aleyhte fikir beyan etmek bize çok fazla bir fayda sağlamayacaktır. Ulaşım bugünün dünyasında her gün hızla gelişen son derece dinamik bir alandır. Bu açıdan konuyu derinlemesine tahlil etmeden konu üzerinde ortaya atılan olumlu veya olumsuz düşüncelerin bütünü eksik ve sorunludur.
Profesyonel ilgi alanı ulaşım olan ve ulaşım üzerine sabah akşam kafa yoran bir Yozgatlı olarak elbette şehrimde raylı sistemlerin kurulmasını isterim fakat bu benim istememle gerçekleşmesi mümkün olmayacak tamamen bilimsel ve teknik çalışmalara dayalı bir kararın sonucunda ortaya çıkacaktır. Dileğim kamuoyunda tartışılan her türlü konunun bilgi sahibi olunduktan sonra tartışılmasıdır. Bu sayede faydalı ve verimli tartışmalar ortaya çıkacaktır. Unutmamalıyız ki toplum olarak en büyük hastalığımız bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Tansel Arşivi