İnsanlar el ele dolaşsa, birlik olsa, uzansak sonsuza… diye devan eden güzel bir şarkı.
Peki sizce hayat bayram mı?
Tabi ki de hayır.
Neden Bayram olsun ki.
En basiti artık bayramları bile kısa SMS veya sosyal medyadan kutluyoruz. Dolayısıyla bayramlarımızda sanallaşıyor.
Artık el ele de dolaşmıyoruz dolayısıyla sonsuza da uzanamıyoruz. Kısa öz ve net olmayan birliktelikler yaşıyor ve bitiriyoruz.
Birçoğumuz hiçbir şeyden memnun olmuyoruz. Yaptığımız işi ve iş ortamını kaçımız seviyoruz veya mutlu oluyoruz.
İsveç’ten gelen arkadaşım çok ilginç bir anısını anlattı.
Paylaşmak isterim;
Bir okulda temizlik görevlisi olarak çalıştığı esnada tuvalette bulunan aynaların bir öğrenci tarafından özellik tükürmek suretiyle kirletildiğini gören arkadaşım,
Neden kirletiyorsun?
Kirlettiğin gibi temizlemek zorundasın değdiğinde
Öğrenci: Senin görevin bu temizlemek zorundasın.
Arkadaş önce öğrenciye kirlettiği yerleri temizletip sonrada olayı okul müdürüne anlattığını söylediğinde,
Benim aklıma ilk gelen çocuk hatırlı bir velinin çocuğu ise arkadaşın işine son verileceği oldu.
Ama yanıldım.
Ertesi gün müdürün odasına çağrıldığını ve orada öğrencinin Anne ve Babasının olduğunu, sadece çocukları bu şekilde davrandığı için özür dilemek için geldiklerini anlatınca daha da çok şaşırdım. Fakat en can alıca nokta ise, müdürün öğrenciye “Kesinlikle insanları yaptıkları işten dolayı suçlayıp hakir göremezsin” demesi çok büyük bir insanlık dersi değil mi?
Ast üstünden, üst astından, İşçi patrondan, patron işçiden, çırak ustadan, usta çıraktan, çocuk ebe beyinden, ebe beyin çocuktan şikâyetçi.
Şikayetçi olmak yerine yaptığımız işi sevmek, Astlarımıza, patronlarımıza, ustalarımıza saygı duymak önce bizlere sonrada toplumumuza kazandıracaktır ve katkı sağlayacaktır.
Hayatımızın bayram olması için, birlik ve beraberliğimizin bozulmaması temennisiyle, hoş kalın hoşça kalın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.