Tarık Yılmaz
Hizmet bir başkanı neden kurtarmaz?
Bir belediye başkanı yaptığı hizmetlere, hatta olağan üstü hizmetlerine rağmen neden seçilmez?
Halktan uzaklaşıyorsa, halkı dinlemiyorsa, genel gerçekler yerine kişisel gerçekler üzerinden hareket ediyorsa, artık makam monotonluğu hastalık derecesine ulaşmışsa halkın da gönlünden düşmüş demektir ki, sandık kaçınılmaz sonu hazırlar.
Uzunlu örneği ile konuyu detaylandırmak istiyorum.
Uzunlu’nun AK Partili eski belediye başkanı Turan Koç’u çok fazla tanımıyorum. Ancak bildiğim bir şey var ki, ‘Uzunlu’yu ihya etmiş…’
Hizmet yapmamış hizmete doyurmuş hatta taşırmış.
Uzunlu’yu Yozgat’ın Avrupai kenti haline getirmiş.
Sayın Başkan’ın yaptıklarını belde sakinleri de inkar etmiyor. 2009-2014, 2014-2019 yılları arasında iki dönem belediye başkanlığı yapmış ama üçüncü döneme seçilememiş.
Olağanüstü hizmetine rağmen seçmen AK Partili Turan Koç yerine kimi seçmiş, CHP’li Okan Yaşar Elbaş’ı.
1981 doğumlu genç aday hem iktidar gücünü elinde bulunduran hem de yaşça kendinden büyük bir aday karşısında seçim kazandı.
Yaş kıyaslaması neden yaptım, biliyorsunuz yaşadığımız coğrafyada gençleri belirli bir yaşa ve kıvama gelinceye kadar çok fazla ciddiye ya da dikkate almazlar. Bir şekilde gençliğin verdiği dinamik görüntü yerine biraz daha beyaza çalmış saçlar, yüzdeki hatlar kabul görüyor.
Netice itibari ile bu gün Uzunlu’nun belediye başkanı CHP’li Okan Başkan.
Yarın kim olur, Mustafa Koç şansını yeniden dener mi, farklı bir isim mi çıkar göreceğiz.
Eğer hizmet tek başına yeter sebep olsaydı Mustafa Başkan bu gün 3’üncü dönemini bitiriyor olacaktı.
Koltukta yarın hesabı yağan başkanlar, elbette ki hizmet edecekler, bu onların halka sunduğu bir lütuf değil bilakis sorumluk, görev ve dahi vebal.
Hizmetin yanında halkla iç içe olabiliyor, mutlu toplum modeline katkı sağlayabiliyorlarsa ne ala.
Halk kimi zaman da hizmet etmeyeni seçer!
Halktan görünen, halk gibi konuşan, halk gibi hareket eden siyasetçi modeli de, siyasi bir yönetici sayılan belediye başkanı aynı minvalde yol yürümeli.
Hatırlayın lütfen bir dönem (hala devam ediyor) valiler, ‘ Efsane Vali, mekanı cennet Recep Yazıcıoğlu’ gibi olmaya çalıştı.
Onun gibi konuşmaya, onun gibi giyinmeye, onun gibi hareket etmeye, onun gibi halkın içinde olmaya özen gösterdiler. Hatta bu durumu aşırıya kaçıran, abartanlar da oldu.
Büyük bölümü tutmadı, yapmacık, sanal kaldı.
Ve mutlaka gün geldi bir yerde yapmacık duruş sırıttı.
Merhum Recep Yazıcıoğlu, olağanüstü bir vali olmak için mi uğraşmıştı, yoksa makam ile halkı birleştiren bir karakter mi olmuştu?
Bunun ayrımını yapamadığınız da hizmet de etseniz de karşılık bulmuyor.
Önce gönüllerde karşılık bulmak sonra sandıkta beklemek gerekiyor.
Ha, yapmacık olmaksa tercih gün geliyor bir yede patlıyor balon.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.