Gelin bugün aynaya baktığımızda gördüğümüz ile içimizde sakladığımız arasındaki o ince çizgiden söz edelim. Hani hepimizin bildiği, atalarımızın o meşhur sözü vardır ya:
“Hayvanın alacası dışında, insanın alacası içindedir.”
Ne kadar sade ama ne kadar ağır bir söz, değil mi? Bir kaplanın ne kadar tehlikeli olduğunu üzerindeki o turuncu-siyah çizgilerinden hemen anlarsınız. Zebranın niyeti bellidir, yılanın deseni “uzak dur” diye bağırır. Hayvan neyse odur; hilesi de, güzelliği de postundadır. Ama gel gelelim biz insanlara...
Bizim alacamız, yani o karmaşık desenlerimiz, niyetlerimiz, bazen de kırgınlıklarımız hep o göğüs kafesinin ardında saklı. Dışarıdan bakınca hepimiz ne kadar da düzgün, ne kadar da pırıl pırıl görünüyoruz, değil mi? En şık kıyafetlerimizi giyip, en nazik gülümsemelerimizi yüzümüze yerleştirip çıkıyoruz sokağa.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.