Ahmet Sargın
İnsanları Tanımadan Yargılamayın
Dün konuyu anlatmaya başlamıştım. Alışveriş için İstanbul’a giderken 4 arkadaş yolculuk yaptık.
Arkadaşlarla İstanbul’a geldik. Saat dokuz oldu.
Ama bunlar insanlıktan çıktılar. Alışveriş yaptık.
Şevki o gün tüfek işleriyle uğraşıyor. Veli de elektrik işiyle uğraşıyor. Aksaray’da bir otele geldik. Benim her zaman kaldığım otel. Yerlerimizi ayırdık. Biraz dinlendikten sonra gezmeye çıktık. Akşam olunca beni hiç sevmeyen Şevki, Hüseyin bey ben senin odanda yatacağım. Bu arkadaşlar enişte kayın. İkisi de aynı kalsın dedi. Şevki ile aynı odada kaldık. Sonra İstanbul’a defalarca beraber gittik, geldik.
Sona itiraf etti. Hüseyin gardaş, ben seni hiç sevmezdim. Ama senin arkadaşlığına, senin kardeşliğine doyum olmuyor. İnsanları dış görünüşünden iyi veya kötü dememeli dedi.
Bugüne kadar arkadaşlık ve dostluğumuz devam ediyor. Şevki Tüfekçioğlu adıyla inşaat malzemeleri satıyor.
Kendisine Allah’tan sağlık, afiyet dilerim.
Benim candan arkadaşım.
Babasının ellerinden öperim. Yakışıklı oğullarının da gözlerinden öperim. Hayırlı işler dilerim.
Saygılarımla..
Bir gün halı satmak için Gelingüllü köyü, Esenli ve Karga köyüne gitmek için yola çıktık.
Şoför abi başka yere gidelim diye ısrar ediyor. Ben ille bu köylere gidelim diyorum. Çünkü şoförün köyüne uğrayacağım. Temizler mi, pisler mi diye kontrol edeceğim. Ve gittik. İsmini söylemek istemiyorum, köylerine vardık. Rahmetlik babası odayı açtı. Çay, kahve içtik. Ama köy yeri rahmetlik annesi terlikle geldi. Hüseyin efendi, hoşgeldin dedi. hala sana bir şey söylemek istiyorum. Buyurun deyince, bu oğlun Çekerek’in Hüyük köyünde yatakta yatmadı. Pire olurum diye.
Sana şikayete geldim. Hala dedi ki, burası köy yeri sinekte olur, pirede olur. Kusura bakma oğlum o yatakta yatmadı diye sana ayıp etmiş.
İyi ki o gün arabayada almamışsın. O insanlara çok ayıp ederdin dedi.
Şoför abi bu tarafa gelmek istemedim. Ama sen zorla getirdin. Bunu söylemek için miydi dedi.
Fakat babası köyde inanın bir tane ekmeği yenir, hatırlı gönüllü bir amca.
Amcaya, halaya, şoföre Allah rahmet eylesin. Cennet nasip eylesin.
Selam ve saygılarımla.
Kardeşim, bir hata yapar. Babamdan korktuğu için evden kaçar. Beni bulurlar diye hiç bir akrabaya gidemez.
Akşama kadar sağda, solda gezer. Yatmak için mezarlığa gider. Sarıtopraklık mezarlığına varır. Gece olmuş, zifiri karanlık.
Selamün aleyküm hepinize misafir geldim birinize deyip önceden ayarladığı boş mezarın birine yatar.
Altına gazete serer ve uyur. bu mezarda misafirlik üç gün geceleri sürer. Bir gün sabah erkenden tak tak tak diye bir ses gelir, uyanır. Ellerini mezarın kenarına dayar. Bakarki, mezarcı mezar kazıyor. O zaman hazır mezarlar olurdu. Kardeşim mezarcıyı çağırır. Takırdı etme burada uyuyan var diye...
Mezarcı kazmaya devam eder. kardeşim bir daha seslenir. Ama mezarcı duymaz.Üçüncü seferde hızlı bağırır. Mezarcı Esen Necip amca kazmayı, küreği atar kaçmaya başlar. Ama ne kaçış.
Kardeşim Refik’te Necip amcanın peşine koşar,yetişir. Amca niçin kaçıyorsun, benim der. Necip Amca ula sen kimsin,nasıl cesaret mezarda yatıyorsun demiş. Beni korkuttun, aklım başımdan gitti. Ula namussuz bir daha yatma demiş.
Refik’te o korkarda, ben de korkarım demiş. Bir daha mezarlıkta yatmamış.
Allah Necip amcaya rahmet eylesin.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.