Çalışmak çalışmak ve yine çalışmak…
Kimimiz kendi iş yerimizde, kimimiz devlet dairesinde, kimimiz bir iş vereninin yanında. Hepimiz bir amaç bir hedef uğrunda bir çaba içerisindeyiz. Peki bu hızla giden zaman içerisinde kendimize ne kadar zaman ayırıyoruz. Belki de koskoca bir HİÇ… Bütün bunların sonucunda hastalıklar, stres peşimizi bırakmıyor. Peki zamanımızın çoğunu geçirdiğimiz işyerine moralsiz isteksiz gittiğinizi düşünün gününüzün çoğunda suratı asılmış biri haline bürünürsünüz. Peki biz ne yapacağız, iş yerimiz neresi olursa olsun orayı mutlu olabileceğimiz bir hale getirmeye çalışacağız. Bunların en önemlileri ise;
* İşyerinde dostluklarımızı geliştireceğiz, iletişim kurmakta sıkıntı yaşamadığımız insanlar ile ara ara sohbetler edeceğiz.
* Masa başı tatiller vermek, yani kısa kısa hayal dünyasına dalmak ve çalışma ortamını hayalde de olsa biraz olsun terk etmek.
* Nefes egzersizleri yapmalıyız, boş zamanlarımızda bedenimizi rahatlatacak ve sadece nefesimizi alıp vermeye odaklanarak beynimizi rahatlatmaya çalışacağız..
* Stresi azaltacak kokular olmalı yanı başımızda, Vanilyalı kokular, portakal-çikolata karşımı kokular, okaliptüs kokusu, limon, ylang ylang kokusu stresi yatıştırıyor. Çoğunlukla limon kolonyası kullanılır mesela.
* Ara ara müzik dinlemek. Boş zamanlarımız da ruhumuzu dinlendirecek müzikler seçilmeli.
* Planlı bir iş hayatı, gün içerisinde yapılacaklar listelenmeli. Günü daha iyi kullanmanıza ve yaşayabileceğiniz iş yoğunluğu azaltacaktır.
* İş yoğunluğu ne kadar olursa olsun boş zamanalar yaratmalısınız, kendimizi dinlemek için boş zamanlar yaratmalı konuşmalıyız.
İş hayatı insanlar için vazgeçilmez bir yer ise burayı yaşanılabilir kılmalıyız. Çıkmaza sürükleyen de stres yaratan da bizleriz aslında. Bunun farkında olmak mücadele azmimizi arttıracaktır. Kendinizi dinlemeniz, kendinize zaman ayırmanız ümidi ile..
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.