Kalemlerin Efendisi ve Çamlık Gazetesi
En zor işlerden biridir düşünceleri hisleri duyguları yazıya dökmek.
Zor zanaat bu konu da çok iyi değilimdir. Duygularımı kaleme dökmekte zorlanırım. Bazen yazdığım zaman kimin kızı dediklerinde onun tırnağı olamayacağımı biliyorum.
Kalemin efendisi diyorlardı babama.
Tarık, gazetemde bu köşede bir Köylüoğlu soyadı görmek istiyorum dediğinde çok duygulandım, heyecanlandım ve gurur duydum.
Ona ayrı teşekkür ediyorum.
Babam gibi asla olamam. Kalemim daha çok taze onun kalemi çok güçlü çok cesur çok başkaydı. Yüreği, dili, beyni kalemiydi. Şimdi bir köşede bir şeyler yazmak babamı temsil etmek apayrı bir duygu.
Soysal medyada gördüğüm bir sosyal sorumluluk projesi olan geleceğe ışık tut projesinden çok etkilendim. İki genç öğretmen Türkiye’nin dört bir yanındaki ihtiyaç sahibi okullara neye ihtiyaçları varsa sosyal medyada yayınlayıp yardım çağrısında bulunuyorlardı.
Ben de herkes bulunduğu ilde ve çevresinde bunu yapsa ihtiyaç sahibi çocuk kalmaz diye düşündüm ve “Yozgatlı Çocuklar Üşümesin” adlı projeyi başlattım.
Okulların müdür yardımcılarıyla görüşüp ihtiyaç sahibi olan çocukların listelerini aldık ve sosyal medyada yayınladık.
İnsanlar istediği beden ve ayakkabı numarasını seçip yardımda bulundular. Bir çocuğu sevindirdiler. Bu işi tamamen gönüllü yapıyoruz.
Hiç bir resmi kuruluşa bağlı değiliz.
Galiba Türkiye’de gönüllü iş yapmak daha zor.
Okullar resmi bir belge evrak görmediği zaman korkuyorlar. Korkularını gidermek için tek tek anlatıyoruz.
Şu anda Yavuz Selim İlköğretim Okulunun ihtiyaçlarını karşıladık. Sıra Toki okulları ve Leman Ayan İlköğretim okulunda gönüllü yaptığım bu işe gönlünü, yüreğini katan dostlarım oldu. Sonra onların dostları, onlarında dostları derken git gide büyüyoruz.
Benim yaptığım bir şey yok.
Ben aracıyım. Sadece destek olan, yardımda bulunan herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Sağ olun varolun, iyi ki varsınız...
Biz biz olursak çoğalırız, biz biz olursak her şeyin üstesinden geliriz, biz biz olursak derman oluruz. Biz biz olursak iyi oluruz.
Biz bizken güzeliz. Önce çocukların yüreğini ısıtalım. Geleceğe umutla daha umutla baksınlar. Afganlısı da bizim çocuğumuz Suriyelisi de.
Bizler şanslı nesillerdik. Dışarda oynadık, toprağa bastık. Şimdi dışarı çıkaramıyoruz korkuyoruz. Bayramda seker toplamaya göndermiyoruz, korkuyoruz. Komşuya gönderemiyoruz korkuyoruz, avmler de, bilgisayar yada telefonun başında bitiyor. Bütün çocuklukları velilerimden hep ayni şikâyeti duyuyorum. Hocam telefonun, bilgisayarın başından kaldıramıyoruz. Daha 4-5 yaşındaki çocuğa söz geçiremiyorsanız durum vahim.
Merkezimiz hep çocuklar olsun. Cinsel istismarın şiddettin arttığı bu günlerde ruhlarını tamir edip mutlu edebilirsek ne mutlu bize. Onlar mutlu olursa hepimiz mutlu oluruz. Onlar ısınırsa hepimiz ısınırız.
Bu topraklarda yaşayan bütün çocuklar bizim çocuklarımız. Geleceğimiz, ümidimiz, her şeyimiz. Ne diyordu Ulu Önder Atatürk.. Benim ümidim gençliktedir. Benim hala ümidim var. Gelin bu kış onları üşütmeyelim.
Biliyorum ki, birlikten kuvvet doğar, biliyorum ki elele verirsek hiçbir çocuk üşümez ve biliyorum ki içimizde hala merhamet var.
Bütün okulları tamamlayıp her çocuğun mutluluğunu görmek istiyoruz. Kış gelmeden eksiklerini tamamlamak gayem. Çok şanslıyım ki çevremde müthiş insanlara sahibim. Bu kış bütün çocuklar mutlu olsun. Ne yürekleri ne de bedenleri üşüsün.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.