Tarık Yılmaz
Marko Paşa Misali
Hafta sonu kahvaltı masasında dilime takıldı Marko Paşa.
Rum asıllı bir Osmanlı Hekimi olan Marko Paşa Sultan Aziz döneminde hekimbaşılığı yapmış, II. Abdulhamit döneminde Türk Kızılay’ının kurulmasında katkıda bulunmuş bir isim.
Marko Paşa’nın konumuzla alakası hekimliği ya da Rum olması değil.
‘Sabırlı bir hekim’ olması.
Hastalarını uzun uzun sabırla dinler, dertlerine tıbbi yönden yardımcı olmakla birlikte, onlara manevi huzur ve rahatlık vermeye de özen gösterirdi.
Marko Paşa’nın bu ünü halk arasında iyice yayıldı ve zamanla, yakınmayı dinleyecek kimsenin olmadığını vurgulamak için söylenen “anlat derdini Marko Paşa’ya” deyimi ortaya çıktı. Ancak halkın şikayetlerinin çoğunun ağır ve hantal bürokrasi yüzünden sonuçsuz kalması, Marko Paşa’nın imajını da “dert dinler, ama derde deva olmaz” şekline büründürmüştür. Marko Paşa ayrıca dert dinlerken, konuları kaydırması, lafı yuvarlayıp başka yönlere çevirmesi ile de ünlüydü. Ayan Meclisi’nde görevli iken halkın şikayetlerini o dinlerdi.
Bu kimliği ona “derdini Marko Paşa’ya anlat” deyiminin yerleşmesine yol açacak denli yaygın bir ün kazandırmıştır. Kendisine iş için başvuran öğrencilerinin ve hekimlerin dertlerini sabırla dinler veya dinler görünür, bir sonuca bağlamaksızın lafı değiştirirdi.
Çözümü imkânsız sorun sahibi kişilere “Derdini Marko Paşa’ya anlat” deyimi günümüzde bile kullanılmaktadır.
Şimdi gelelim konumuzla alakasına yani bizim belediyelere.
Seçim öncesi kimi başkan adayları şimdikinin (bazı) başkanları insanlara iş vaadinde bulundu.
Vaatler öyle gelişi güzel yapıldı ki, bu gün iş vaadinde bulunuldu ertesi gün ‘Oğlunuza şu kurumda iş ayarladık’ diyerek son hamleler yapıldı.
Sonuç, insanlar hala bekliyor. Umarım bu bekleme aradığınız kişiye ulaşılmıyor moduna düşmez.
Projeler sunuldu, dağlar taşlar proje oldu bir anda seçim öncesi. Kimi proje kağıt üzerinde gerçekliği var kimi ise matbu evrak türünden kopyala yapıştır.
Ve seçim kazanıldı!
Koltuğun sıcaklığı hissedildi.
Şimdi vaatlerin, sözlerin, projelerin bir bir yerine getirilme zamanı.
Tutulmayan her söz, sonu bağlanmayan her kelam, temeli olmayan her proje Marko Paşa misali geçersiz kılacak başkanların mevcudiyetini.
Sözüm meclisten hem içeri hem dışarı.
Sözüm gelişi güzel temeli olmadan iş vaat edenlere sözüm kağıt üzerinden sırf seçim öncesi görüntü olsun diye kopyala yapıştır proje üretenlere.
Bugün başkansınız yarın Marko Paşa olmamak için ya bugünden iyi hesap yapacaksanız ya da vatandaşın gözünde Marko Paşa olacaksınız.
Az önce de ifade ettim sözüm hem meclisten içeri hem dışarı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.