Altın 6334.49 %-1.78
BIST 14421.15 %-0.5
Dolar 46.3083 %0.01
Euro 53.3765 %-0.72
Sterlin 61.3967 %-1.07

Milli Görüş Hareketi

Necmettin Erbakan Konya’dan bağımsız milletvekili adayı olarak katıldığı 1969 Seçimleri’nde 11 bin 412 oy olarak milletvekili olduğunda sadece kendisinin değil siyasal İslam’ın da Türkiye’deki ilk büyük zaferini kazanmış oluyordu...
Erbakan Adalet Partisi’nden (AP) milletvekili aday adayı olmak istemiş, ancak adaylığı veto edildiği için seçime Konya’dan bağımsız aday olarak katılmıştı.
1969 genel seçimleri öncesinde Türkiye Odalar Birliği Genel Başkanlığına da oturan Erbakan, iddiasını Anadolu tüccar ve küçük sanayicisini İstanbul’un seçilmiş iş alemine karşı savunma üzerine oturtmuştu...
O nedenle de 1969’daki başarı Anadolu eşrafının İstanbul’un Hakîm güçlerine karşı bir tepki olarak da okunabilir...
Seçim zaferi İstanbul elitlerini az da olsa endişeye sevk etmişti...
Zira Erbakan Odalar Birliği’nin yetkisine verilen yatırım kotasını Anadolu şehirleri lehine değiştirmeyi istiyordu...
O tarihte İstanbul ile İzmire 19 pul verilirken Anadolu’ya 1 pul dağıtılmaktaydı.
İşte Erbakan bu dengeyi değiştirmekten yanaydı ve işe bu nedenle Odalar Birliği Başkanlığı’ndan başlamıştı...
Erbakan coğrafi açıdan daha dengeli bir kalkınma anlamına da gelen bir davayı sırtlanmış bir siyasi figür de olsa, 26 Ocak 1970'te Milli Nizam Partisi (MNP) ile başladığı ve 2011 yılında vefatına kadar açılıp kapatılan çok sayıda partinin lideri olarak sürdürdüğü davasında, seçim çalışmalarını dini motif ve argümanlarla şekillendirmiştir...
Mesela 1969’da elinde Kur’an ile çıktığı kürsülerde ayetler okuyor, bir zamanlar dini esaslı partiler kurulmasını yasaklayan TCK’nın 163. Maddesi yüzünden 10 bin kişinin “içerde” olduğunu iddia ediyor, oy istiyordu...
İlginç biridir Erbakan...
Her mevzuda sıkıştırılmış ama zeki cevaplarla sıyrılmasını bilmiştir...
Erbakan 1969 yılı eylül ayında, gazeteci Yılmaz Çetiner’in “Sağ için hürriyet istiyorsunuz ama... İktidar olsanız ne yaparsınız? Sol fikirlerin de serbest olmasına taraftar mısınız?” şeklinde bir sorusu karşısında şöyle diyordu:
“Bir tıp talebesine tifo ve tifo mikrobunun zararları öğretilirken onun aynı hastalığı kapmasına izin verilir mi hiç? Elbette mikrobun bulaşmasına meydan bırakmayız.
Ya ne yaparsınız?
Sultan Fatih ne yaptıysa onu yaparız.”

12 Eylül 1980 askeri darbesiyle AP, CHP, MSP, MHP başta olmak üzere siyasi partiler kapatıldı ve liderleriyle birlikte bir kısım siyasetçi de siyasi yasaklı hale geldi.
1989 yerel seçimlerinde 1’i büyükşehir olmak üzere toplam 5 şehirin belediye başkanlığını Refah Partisi kazanmıştı.
Konya, Kahramanmaraş, Sivas, Şanlıurfa, Van...
Ben ilk defa 1991 genel seçimlerinde oy kullanmıştım.
Refah Partisi 62 milletvekili sokmuştu TBMM’ye fakat MÇP ve IDP partileriyle ittifak yapmıştı.
Alpaslan Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu, Devlet Bahçeli ve Aykut Edibali bile bir kaç aylığına Refahlıydı..
1991 Seçimlerinde 12 Eylül askeri darbesiyle siyasi yasaklı hale gelen siyasi liderler yeniden meclise girmişti...
Tayyip beyin aday olup tercihli sistem yüzünden seçilemediği meşhur seçimler 1991 yılındaki seçimler işte...
Herneyse,
1989 yılındaki yerel seçimlerde kazandığı belediyelerde dürüst ve akılcı bir yönetim gösteren Refah Partisi, İSKİ skandalının da itici etkisiyle 1994 yılındaki yerel seçimlerde müthiş bir başarıya imza attı...
Aralarında Ankara ve İstanbul’un da olduğu 6’sı büyük şehir olmak üzere toplam 28 ilin belediyesini kazanmıştı Refah Partisi...
İlçe ve Beldeleri varın siz hesap edin...
İşte böylece hikaye 1994 yılında başladı...
Zafer gerçekten ve gerçekten inananlarındı...
İnandığı gibi yaşayanlara halkın duyduğu inancın ve güvenin zaferiydi.
Biz inançlıyız bizde yanlış olmaz..
Bütün Refah belediyeleri müthiş işler çıkarıyordu.
Konya, Ankara, Kayseri, Şanlıurfa, İstanbul ve diğerleri..
Hizmetler harikaydı, rüşvet nedir bilinmiyordu. İstediğiniz belediye bürokratına, iştirak genel müdürüne hatta belediye başkanına ulaşmak inanılmaz kolaydı.
Kolaydı...
Refah Partisi 1995 seçimlerinden %21.4 oy oranıyla birinci parti olarak158 milletvekili sokmuştu meclise.
Nasyonal Sosyalistler inanılmaz bir baskı yaptı ve RP ile hiç bir parti koalisyon kurmaya yanaşmadı.
Çiller ve Yılmaz baskıyla filan hükümeti kurdu.
Bir bankanın hüpletilmesiyle ilgili ANAP ve DYP birbirine girdi.
Birbirlerini suçlayıp durdular.
Mafya işleri de eklenince Anayasa Mahkemesi güvenoyunu iptal etti hükümet yıkıldı...
Derken sonunda
Necmettin Erbakan DYP ile koalisyon konusunda anlaştı ve 28 Haziran 1996 tarihinde RefahYol hükümeti kurulmuş oldu.
Başbakan Erbakan ve Başbakan Yardımcısı Çiller idi.
Hükümet iyi gidiyordu.
Havuz sistemiyle israfın önüne geçilmeye çalışılmıştı.
Kamunun finansman kaynakları tek elden kontrol edilmeye başlandı.
Kim nereye ne harcıyor biliniyordu.
Fakat nasyonal sosyalistler de boş durmuyordu...
Bir sürü engerek yılanı çıktı piyasaya.
Ali Kalkancı, Aczimendiler, Müslüm Gündüz, Fadime Şahin ve başka bir sürü provokatör üst üste piyasaya sürülmeye başlandı.
Bu sayede de inançlı insanları karalamaya başladılar.
Tanklar yürüdü Sincan’da.
Çevik Bir başta olmak üzere asker hareketlendi. Ekonomi iyi gidiyordu da kimin umrunda?
İslamcılar dediler, şeriatçılar dediler.
50 bin tane aşağılayıcı haber davranış filan derken pat diye
28 Şubat 1997 tarihinde MGK toplantısında irticai hareketlere son verin gibi bir ültimatom yedi hükümet.
Kararlar imzalandı imzalanmadı filan.
Hükümet daha fazla baskıya dayanamadı ve 1997 Haziran ayında istifa etmek zorunda kaldı...
Bu arada 21 Mayıs 1997 tarihinde dönemin yargıtay başsavcısı Vural Savaş Refah Partisi’ni laikliğe aykırı ve irticanın merkezi olarak tanımlayarak partiye kapatma davası açtı... Necmettin Erbakan 5 yıl siyasi yasaklı olarak parti Anayasa Mahkemesi kararıyla 16 Ocak 1998 tarihinde kapatıldı...
21 yıl sonra Yeniden Refah Partisi oğlu Dr. Fatih Erbakan tarafından yeniden kuruldu...
1.kongre 17 Kasımda 'burada gelecek var, huzur var, bereket var' sloganı ile Ankara'da muhteşem bir kalabalık ve coşkuyla yapıldı...
Heyecanlandım doğrusu...
'İman varsa imkan da var' diyordu Hoca...
Dava yeniden dile gelmişti...
Türk siyaseti yeniden Milli Görüş'e kavuştu zannımca...
Hayırlı ve mübarek olsun...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Davut Bayram Arşivi

Hal-i pürmelalimiz…

01/09/2025 06:35

Babalar bozulmuş.!!!

22/07/2025 02:00

İrrasyonal hayaller.

11/02/2025 08:51

Bu nasıl Spor?

22/11/2024 08:32