Tarık Yılmaz
Modern İnsan Binbir Suratlı
Ruhunun yaralarını maskelerle örteceğini sanıyor. Bu yüzden güven duygusu yoğun bakımda, dostlarımız az tanıdıklarımız çok.
Yüzyılımızın insani, bu hız çağında hangi dilde konuşacağını hangi duvara yaslanacağını şaşırmış durumda...
Bir antideprasan çağı… Uyuşmak düşünmek istemiyoruz…
İnsanlar işitilmek istiyor, anlaşılmak istiyor...
Günümüzün şaşalı evleri, fiziksel depreme dayanıklı ama metafiziksel depreme çok dayanıksız...
Anne ve Babalarla çocukların arasında dilsizsizliğin tırmandığı bir cağdayız... Konuşamayan suskun çocuklar...
Çırpınmaz, çabalamaz isek batarız... Umudu, heyecanı, duayı ve merhameti şaha kaldırmak zorundayız…
Nevzat Özer
Kayseri Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü
(Hemşerimiz)
Yukarıda Sayın Özer’in kaleme aldıklarına çok da yabancı değiliz.
Öyle metropol şehirlerde, şaşalı hayatın müsebbibi zengin insanların, gösterişli dünyasındaki çocuklarının ya da vatanından, milletinden ve dininden uzak gurbetçi aileler veya çocukları için söylenmedi.
Yani sadece onların değil Yozgat’ın da problemi az önce okuduğunuz tespitlerin.
Doğruların ta kendisi.
Bakın etrafınıza, çok uzağa değil biraz aynaya, biraz yaşanmışlıklarınıza…
Çıkın Lise Caddesi’ne, ya da yaşadığınız herhangi bir Yozgat ilçesinin, beldesinin sokağına.
Yozlaşan dünyamızın biraz daha nezaket kuralları çerçevesinde tespitini yapmış Nevzat Hoca.
Yahu hayatımızı öylesine maddesel olgulara bağlamış, öylesine gösteriş denilen temeli bozuk sanal aleminde kaybetmişiz ki, hükümsüz kalıyor karşılıklı ilişkilerdeki tüm sözler.
Yozgat’tan kendi yaşantımızdan örnekler veriyorum her defasında ki, önce evimizin önünü, hatta içini düzeltelim.
Gösterişli evlerimizdeki sanal dünya maalesef yaşadığımız toplumu da gösterişli bir yozlaşmanın içine sürüklüyor.
Ve sonuç…
Samimiyetten yoksun insanlığımız!
EN ÇOK SEÇİM DÖNEMİNDE GÖRDÜK
Samimiyetten uzaklaşan dünyamızın tezahürü en çok da seçim döneminde ortaya çıktı.
Ve o samimiyetsiz süreç beraberinde ayrılıklara ve çatışmalara neden oldu.
Hala sürecin sancısını yaşıyoruz.
Ve bir müddet daha yaşayacağa benziyor.
Bu yazının sonunu hangi samimi cümle bağlar inanın yazarken çok defa düşündüm.
Buldum mu?
Aslında bulduğum bir gerçek var, her şey yalan dünya yalan.
Bir hakikat var ki o an geri dönüşü yok servetinizi, en sevdiklerinizi feda etseniz de.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.