Murat ve Mihriban’ın aşklarını konuşacağız bugün.
Çocuk yaşta ‘Çocuk Felci Hastalığı’ geçirmiş ve bundan dolayı da yürüyemez duruma gelmişler.
Biri tekerlekli sandalyede diğeri koltuk değneği ile ancak yürüyebiliyor.
Murat İzmirli, Mihriban ise Erzurumlu.
Kaderleri aslında başlarına gelen çocuk felci hastalığı ile birleşmiş.
Yozgat Bakım Rehabilitasyon Merkezi’nde buluşmaları ile bugün kurdukları yuvanın önemli bir dönüm noktası olmuş.
Murat, Mihriman’ı rehabilitasyon merkezinin kapısında ağlarken gördüğünde başlamış sevdaları.
Murat, biraz daha ısrarcı, mücadele etmeyi seviyor.
Sevdiğini söylediğinde karşılık alamasa da ısrar etmiş ve kendini kabul ettirmiş.
Mihriman da her kadın gibi evinin hanımı olmak, mutlu bir yuva kurmak istiyor elbette.
Ancak engelli dünyasında hiçbir zaman böyle bir hayali olmamış.
Murat’a o yüzden karşılık vermemiş ilk etapta.
Murat ve Mihriman’ın aşklarına kurum yöneticileri ve şehrin valisi de destek verince, sevdaları nikah masasında tescillenmiş.
Sonrası ne olacak, nasıl ev kuracaklar, yuvaları olacak mı?
Devlet bu konuda da yalnız bırakmamış.
Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Müdürlüğünün Umut Evleri, Murat ve Mihriban’ın yuvası oldu.
Onların bir evi var.
Sıcak yuvalarında birbirlerine olun muhabbeti yaşama imkanı doğmuş.
Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli, çifti yalnız bırakmıyor.
Kimi zaman temizlik, kimi zaman gıda ihtiyaçları gibi her türlü müşkül durumlarında devlet yanlarında oluyor.
Allah devlete zeval vermesin.
İşte bizim hikayemiz tam da öyle bir şey.
Devletin umut evi, onların sıcak yuvası.
Örnek bir uygulama.
İnsan hayatına, mutluluğuna dair başka bir söz söylenebilir mi?
Biz de söylemiyor, bundan sonrası için önce Allah devlete zeval vermesin, sonra da Murat ve Mihriman çiftine bir ömür boyu mutluluklar ve sağlık diliyoruz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.